of 12/12
ANAYASA BÖLÜM KARAR TANER OV ACIK 2014/102) Karar Tarihi: 30/3/2016 UY AP Sistemindeki bu dokümana http: //vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/SI F - fZXJ31T - tOSQFg = ile

New TÜRKİYE CUMHURİYETİ - Anayasa · 2017. 12. 21. · beş adet reşat altın lira, bir adet pırlanta mekik yüzük, bir adet pırlanta mekik yüzük, bir adet his/on marka

  • View
    0

  • Download
    0

Embed Size (px)

Text of New TÜRKİYE CUMHURİYETİ - Anayasa · 2017. 12. 21. · beş adet reşat altın lira, bir adet...

  • TÜRKİYE CUMHURİYETİ

    ANAYASA MAHKEMESİ

    İKİNCİ BÖLÜM

    KARAR

    ADİL TANER OV ACIK BAŞVURUSU

    (Başvuru Numarası : 2014/102)

    Karar Tarihi: 30/3/2016

    UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/SIF - fZXJ31T - tOSQFg = ile erişebilirsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi

    Başkan

    Üyeler

    Raportör

    Başvurucu

    Vekili

    : 2014/102 : 30/3/2016

    İKİNCİ BÖLÜM

    KARAR

    Engin YILDIRIM

    Serdar ÖZGÜLDÜR

    Osman Alifeyyaz PAKSÜT

    Recep KÖMÜRCÜ

    Alparslan ALTAN

    Özgür DUMAN

    Adil Taner OV ACIK

    Av. Daniş ESENDAL

    I. BAŞVURUNUN KONUSU

    1. Başvuru; hasarlı durumdaki binanın onarımına izin verilmemesi, daha sonra muvakkat inşaat izni verildiğinde bildirim yapılmaksızın binanın yıktırılması, ayrıca binada bulunan eşyalara verilen zarar için açılan tazminat davasının reddedilmesi nedenleriyle mülkiyet hakkının; bina için onarım izni vermeyerek zarara yol açan kamu görevlileri hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle de adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.

    il. BAŞVURU SÜRECİ

    2. Başvuru 30/12/2013 tarihinde İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

    3. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 18/3/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

    4. Bölüm Başkanı tarafından 16/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

    5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 15/12/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur.

    6. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş, 24/12/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 29/12/2014 tarihinde ibraz etmiştir.

    111. OLAYLAR VE OLGULAR

    A. Olaylar

    7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:

    1

    UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http: //vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/51 F - fZXJ31T - tOSQFg = ile erişebilirsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi : 2014/102 : 30/3/2016

    8. Başvurucu, İstanbul Ticaret Odasının 24/1 /2005 tarihli faaliyet belgesine göre 2/5/1977 tarihinden beri kuyumculuk yapmakta olup "Hakimiyeti Milliye Caddesi No:96 Üsküdar/İSTANB UL" adresinde ticari faaliyetlerini sürdürmektedir.

    9. Başvurucu İstanbul ili Üsküdar ilçesi Gülfemhatun Mahallesinde bulunan 435 ada 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olup tapuda başvurucu adına kayıtlı bu taşınmaz üzerinde 1938 yılında yapılmış iki katlı bir bina bulunmaktadır. Bu taşınmazın adresi de "Hakimiyeti Milliye Caddesi No:7 Üsküdar/İSTANBUL" dur.

    1. Başvurucunun Takip Ettiği İdari Süreçler

    1 O. Başvurucu bu binada onarım yapmak ıçın 25/1/1995 tarihinde Üsküdar Belediyesine (Belediye) başvuruda bulunmuş, Belediyece bir cevap verilmemesi üzerine İstanbul 3. İdare Mahkemesinde iptal davası açmıştır.

    11. Mahkeme 27/3/1997 tarihli ve E.1995/913, K.1997/913 sayılı kararı ile onarım izni istenen yapının onarımının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline karar vermiş, karar süresi içinde temyiz edilmediğinden 5/8/1997 tarihinde kesinleştirilmiştir.

    12. Başvurucu bu tarihten sonra çeşitli tarihlerde yapının onarımı amacıyla Belediyeye başvurularda bulunmuş, Belediyece 6/11/1997 tarihli yazı ile emniyet tedbirlerinin başvurucu tarafından alınması gerektiği , ayrıca taşıyıcı sistem değişikliği için proje tasdiki ve ruhsat alınması gerektiği başvurucuya bildirilmiştir.

    13. Başvurucu 13/5/2003 tarihinde proje ve zemin etüd raporunu Belediyeye sunmuştur. Belediye bu defa, taşınmazın 5/9/1997 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park ve yol alanında kalması nedeniyle onarım izni vermemiş, 7/5/2004 tarihinde de, imar planına göre park ve yol alanında kalması nedeniyle bu taşınmazın kamulaştırmasına karar vermiştir. Taşınmazın tapu kaydına 7/6/2004 tarihinde kamulaştırma kararı şerh edilmiş, ancak bu kamulaştırma şerhi 8/2/2006 tarihinde terkin edilmiştir.

    14. Belediye Encümeninin 5/9/2003 tarihli kararı ile başvurucunun talebi üzerine taşınmazın nitelikleri korunmak kaydıyla anılan taşınmaz yönünden 1 O yıl süreyle muvakkat inşaat izni verilmiş, bu izin 12/3/2004 tarihinde tapuya şerh edilmiştir.

    15. Ancak başvurucunun taşınmazı üzerinde bulunan iki katlı bu bina, ağır hasarlı olduğu gerekçesiyle ve önceden bir bildirim de yapılmaksızın Belediye tarafından 28/4/2004 tarihinde yıkılmıştır.

    2. Başvurucunun Takip Ettiği Yargısal Süreçler

    i. Ceza Soruşturması

    16. Başvurucu, binanın mahkeme kararı ile sabit olan hasarlı durumuna rağmen onarım izni vermeyen kamu görevlileri hakkında 23/7/2003 tarihinde Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur.

    17. Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/7344 Soruşturma sayılı dosyasında verilen 21 /4/2005 tarihli ve K.2005/35501 sayılı karar ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

    18. Başvurucunun karara karşı yaptığı itiraz, Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 7/6/2005 tarihli ve 2005/674 Müt. sayılı kararı ile reddedilmiştir.

    19. Başvurucunun kanun yararına bozma istemi de Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 28/6/2006 tarihli ve E.2005/12896, K.2006/13134 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

    2

    UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/51 F - fZXJ31T - tOSQFg = ile erişebilirsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi : 2014/102 : 30/3/2016

    ii. Delil Tespiti İstemi

    20. Başvurucu onarım için İstanbul 3. İdare Mahkemesinde açtığı davanın kabul edilmesi üzerine Belediyeye başvurduğu 29/8/1997 tarihinden itibaren 7 yıl geçtiğini belirterek bu sürede onarıma izin verilmemesi nedeniyle her iki tarihteki onarım masrafları arasındaki farktan kaynaklanan zararın ve ayrıca onarım izni zamanında verilmediği için maddi zararının tespiti amacıyla 23/1 /2004 tarihinde Üsküdar 2. Sulh Hukuk Mahkemesinde delil tespiti talebinde bulunmuştur.

    21. Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan 10/5/2004 tarihli uzman bilirkişi kurulu raporunda, binanın Belediyeye başvuru ile delil tespiti tarihlerine göre onarım bedeli farkı belirtilmiş, ayrıca binanın onarılmaması nedeniyle uğranılan ekonomik kayıplar bu rapor ile 6/9/2004 tarihli ek raporda alternatifli yöntemlerle hesaplanarak gösterilmiştir.

    iii. Binanın Onarımına İzin Verilmemesi ve Yıkımı Nedeniyle Uğranılan Zararın Tazmini Davası

    22. Başvurucu onarımına izin verilmemesi suretiyle binasının kullanılmasına ve gelir sağlanmasına engel olunması, 28/4/2014 tarihinde de binanın kendisine bildirim yapılmaksızın yıktırılması nedeniyle uğradığı zararların tazmini amacıyla 26/1/2005 tarihinde Belediye aleyhine İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2005/178 esas sayılı dava dosyasında tam yargı davası açmıştır.

    23. Mahkeme, 30/1 /2009 tarihli ve E.2005/178, K.2009/183 sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 109.522 TL tutarındaki maddi tazminatın 29/9/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermiştir.

    24. Karar temyiz edilmiş, Danıştay Altıncı Dairesinin 22/4/2014 tarihli ve E.2012/4467, K.2014/3336 sayılı ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

    "Uyuşmazlıkta, davacının hakkını ihlal eden işlemin icrası nedeniyle doğan zarardan dolayı icra tarihinden itibaren dava açılmadığı gibi 2577 sayılı Yasanın 11. maddesinde öngörülen başvuru yollarının da kullanılmak suretiy le de tam yargı davası açılması yoluna da gidilmeden, dava açma süresi geçirilerek yıkım işlemi yıkım eylemi olarak nitelendirilerek oluştuğu belirtilen zararın tazmini istemiyle 29.09.2004 günü yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine 26.01.2005 günü açılan davada süre aşımı bulunmaktadır.

    Bu durumda, davanın süre aşımı yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir. " 25. Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sisteminden sorgulandığında başvurucunun

    karar düzeltme talebinde bulunduğu ve karar düzeltme aşamasının ise henüz sonuçlanmadığı görülmektedir.

    iv. Yıkım Nedeniyle Binadaki Eşyaların Zarara Uğradığı İddiasıyla Açılan Tam Yargı Davası

    26. Başvurucu yıkılan binanın duvarındaki kasa içindeki ziynet eşyalarının, binadaki antika eşyaların ve diğer değerli eşyalarının zarar gördüğü iddiasıyla Belediye ile Belediyede görevli H.D. ve M.B.A. aleyhlerine 25/4/2005 tarihinde Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tazminat davası açmıştır.

    27. Mahkeme 20/4/2006 tarihli ve E.2005/121 , K.2006/91 sayılı kararı ile davalılar H.D. ve M.B.A. aleyhlerine açılan davanın husumet yönünden reddine, Belediye aleyhine açılan davanın ise yargı yolu yanılgısı nedeniyle reddine karar vermiştir.

    28. Temyiz edilen karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21 /3/2007 tarihli ve E.2007 /2313-K.2007 /364 7 sayılı ilamıyla onanmış, taraflarca karar düzeltme yoluna

    3

    UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http: //vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/51 F - fZXJ31T - tOSQFg = ile eıişebilirsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi : 2014/102 : 30/3/2016

    gidilmediğinden hüküm 31/5/2007 tarihinde kesinleşmiştir.

    29. Başvurucu bunun üzerine aynı iddialarla 17/9/2007 tarihinde Belediye aleyhine bu defa İstanbul 3. İdare Mahkemesinde tam yargı davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, yıkılan bina ve binadaki kasanın zarar gördüğü iddiasıyla aynı Mahkemenin 2005/178 esas sayılı dava dosyasında tam yargı davası açtığını, bu nedenle somut davadaki talebinin kasa içerisindeki eşyalar ve binadaki diğer taşınır mallar ile ilgili olduğunu ifade etmiştir.

    30. Mahkeme 30/1/2009 tarihli ve 30/1/2009 tarihli ve E.2007 /1642, K.2009/184 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısımları şöyledir:

    " ... davalı idarece İstanbul 3. İdare Mahkemesinin iptal kararı üzerine binanın basit onarım ve tamiri için davacıya izin verilmesi gerekmektedir. Ancak davalı idarece bu iznin çeşitli nedenler ileri sürülerek verilmediği, geçen zaman içinde binanın daha çok yıprandığı ve kullanılamaz hale geldiği görülmektedir.

    Yukarıda yer verilen anlatımlara göre, 1995 yılından itibaren bina için basit onarım ve tamir izni vermeyen, 1997 yılından sonra imar planında park ve yaya yolu alanında kalan parselin kamulaştırılması için gerekli işlemleri yapmayan, park ve yaya yolu fonksiyonu nedeniyle 1 O yıllık muvakkat inşaat izni verilen yapıyı malikine hiç haber vermeden yıkan ve enkazını kaldıran davalı Üsküdar Belediye Başkanlığının olayda hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılmıştır.

    Dava dilekçesinde; 270.000,00 YTL maddi tazminat olarak talep edilen değerler; kasa içinde, bir adet telkari gümüş kemer, üç adet elmas taşlı yüzük, iki adet elmas taşlı küpe, bir adet elmas tek taşlı kolye ve 14 ayar zinciri, bir tek taş pırlanta yüzük, iki adet 14 ayar zincir, beş adet reşat altın lira, bir adet pırlanta mekik yüzük, bir adet pırlanta mekik yüzük, bir adet his/on marka elmas taşlı bayan kol saati, bir adet elmas gerdanlık; kasa dışında, bir adet 1.50cmx70 cm ebadında altın yaldızlı oymalı taş ayna, dört adet 18 kollu mum lambalı tunç avize, iki adet 2.00xl.90cm ebadında el döğmeli bakır tepsi, bir adet kollu kahve değirmeni, üç adet tuval üzerine yıldız sarayı, küçük kasrı ve Göksu deresini gösterir yağlı boya tablo, bir adet sarı kulpla ayaklı kapaklı el döğmesi bakır kömür mangalı, iki adet sarı kulplu el döğmesi bakır kazan, üç adet gümüş gondol, beş adet gümüş tepsi, kuyumcu sarı vitrin direkleri ve spotları, kuyumcu cila motoru, iki adet yıldız porselen vazo, iki adet ceviz masa, ceviz oymalı büfe olarak belirtilmektedir. Davacı tarafından maddi tazminat olarak talep edilen bu kalemlerin cins, vasıf ve kıymetlerinin tespiti amacıyla Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit davası açılmış olup Mahkemesinin E:2004/62 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, mevcut binanın yıkımdan önceki durumunun mali-i inhidam oluşu itibariyle, evvelce onarım ve takviyesinin binanın yıkılmadan yapılması istenmişse de, mevcudun herhangi bir şekilde kullanılmasının sağlıklı olmayacağı açık ve çeşitli raporlarla belirlenmiş olduğundan, herhangi bir ekonomik değerinin olmadığı kanaati belirtilmiştir. Davacının bu bilirkişi raporuna itiraz etmediği görülmektedir.

    . . . Mahkememizce, kullanılamayacak durumda bulunan, içine dahi girilmesi tehlikeli olan bir binada maddi tazminat olarak talep edilen değerlerin bulundurulmasının hayatın olağan akışına ters olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının kuyumcu olduğu da dikkate alındığında, bir kuyumcu esnafının ata yadigarı olduğu belirtilen antika eşyaları ve kıymetli takıları metruk bir binada saklamasının inandırıcılığı bulunmamaktadır.

    Kaldı ki, davacı tarafından binada bulunduğu belirtilen söz konusu değerlerin orada olduğuna dair somut bir bilgi ve belge de sunulamamaktadır.

    Bu duruma göre, davalı Belediyenin binanın yıkımında hizmet kusuru bulunmakla birlikte, yıktırılan binada bulunduğu belirtilen kasanın içinde bulunun kıymetli takılar ile kasa dışındaki diğer menkullerin yıkılan binada bulunduğu ispatlanamadığından maddi

    4

    UY AP Bil işim Sistemindeki bu dokümana http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/51F - fZXJ31T - tOSQFg= ile erişebil irsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi : 2014/102 : 30/3/2016

    tazminat talebi yerinde görülmemiştir.

    Olayda, davacının şeref, haysiyet, onur gibi manevi kişiliğini sarsacak bir idari işlem veya eylemin olmaması karşısında manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların oluşmadığı kanaatine varılmakla, bu istemin de reddi gerekmektedir. "

    31. Karar temyiz edilmiş, Danıştay Ondördüncü Dairesinin 28/5/2012 tarihli ve E.2011/2424, K.2012/3883 sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.

    32. Başvurucunun karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 11/9/2013 tarihli ve E.2012/9669, K.2013/5738 sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

    33. Karar, başvurucu vekiline 28/11/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. 34. Başvurucu 30/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk

    35. Anayasa'nın 125. maddesinin yedinci fıkrası şöyledir:

    "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. "

    36. 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 39. maddesi şöyledir:

    "Bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerine tehlike derecesine göre bunun izalesi için belediye veya valilikçe on gün içinde tebligat yapılır. Yapı sahibinin bulunmaması halinde binanın içindekilere tebligat yapılır. Onlar da bulunmazsa tebligat varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit edilir.

    Tebligatı müteakip süresi içinde yapı sahibi tarafından tamir edilerek veya yıktırılarak tehlike ortadan kaldırılmazsa bu işler belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir.

    Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya valilikçe bütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapı ve civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir. "

    37. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172. ve 173. maddeleri, 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası, 5. maddesinin birinci fıkrası, 6. ve 9. maddeleri.

    IV. İNCELEME VE GEREKÇE

    38. Mahkemenin 30/3/2016 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

    A. Başvurucunun İddiaları

    39. Başvurucu, taşınmazı üzerinde bulunan 1938 yılında yapılmış olan bina için onarım izni verilmesi talebinin Belediye tarafından çeşitli gerekçelerle sürekli olarak reddedilmesi ve nihayet muvakkat inşaat verildikten sonra ise Belediyenin kendisine bir bildirimde de bulunmadan bu binayı yıkması nedeniyle zarara uğradığını ileri sürmüştür.

    40. Başvurucu ayrıca, Belediyece yıktırılan binadaki kasanın içinde kıymetli ziynet eşyalarının, kasa dışında da antika eşyaları ve diğer değerli taşınır eşyalarının bulunduğunu, yıkım nedeniyle bu eşyaların yok edildiği iddiasıyla maddi ve manevi zararlarının tazmini için açtığı davanın ise reddedildiğini ifade etmiştir.

    41. Başvurucu son olarak binanın onarımına izin verilmemesi nedeniyle uğradığı zarara yol açtıkları iddiasıyla kamu görevlileri hakkında yaptığı suç duyurusu üzerine kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi sonucu şikayet yollarının engellendiğini

    5

    UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/SIF - fZXJ31T - tOSQFg = ile erişebilirsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi

    belirtmiştir.

    : 2014/102 : 30/3/2016

    42. Başvurucu tüm bu nedenlerle Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş 270.000 TL maddi ve 90.000 TL manevi olmak üzere tazminata hükmedilmesi talebinde bulunmuştur.

    B. Değerlendirme

    43 . Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16).

    44. Başvurucu başvuru formunda davalı Belediyenin kendisini "hukuk dışı eylemlerle 18 sene oyaladığını" belirtmekte olup gerek başvuru formunda gerekse de 29/12/2014 tarihli dilekçesinde başvurucunun makul sürede yargılanma hakkına ilişkin açık bir ihlal iddiası bulunmadığından, makul sürede yargılanma hakkı yönünden bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.

    Osman Ali feyyaz PAKSÜT bu görüşe katılmamıştır.

    45. Başvurucunun yapının onarımına izin vermeyerek zarara uğramasına yol açtıkları iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu kamu görevlileri haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilerek hak arama hürriyetinin engellendiği iddiası ilgisi nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamında incelenmiştir.

    46. Başvurucunun, Belediye tarafından binanın onarımına izin verilmemesi ve sonucunda yıktırılması nedeniyle zarara uğradığı iddiası ile yıkım üzerine bu bina içindeki değerli eşyalarının yok edildiği gerekçesiyle maddi ve manevi zararlarının tazminine ilişkin açtığı davada İlk Derece Mahkemesince hizmet kusurunun varlığı kabul edilmesine rağmen davanın reddedilerek zararlarının tazmin edilmediği iddiası mülkiyet hakkı kapsamında ayrı başlıklar altında incelenmiştir.

    1. Adil Yargılanma Hakkının İhlaline İlişkin İddia

    4 7. Başvurucu taşınmazı üzerinde bulunun iki katlı binasının onarımına izin vermeyerek zarara uğramasına yol açtıkları gerekçesiyle Belediye görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, ancak Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu karara karşı yaptığı itirazın reddedildiği gibi kanun yararına bozma isteminin de reddedildiğini, böylece hak arama hürriyetinin engellendiğini belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

    48. Bakanlık, bu konu hakkında bir görüş bildirmemiştir.

    49. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun 'un geçici 1. maddesinin (8) numaralı fıkrası şöyledir:

    "Mahkeme, 23/9/2012 tarihinden sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılacak bireysel başvuruları inceler. "

    50. Anılan Kanun hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin başlangıcı 23/9/2012 tarihi olup Mahkeme ancak bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine yapılan bireysel başvuruları inceleyebilir. Niteliği itibarıyla kamu düzenine ilişkin olan bu başvuru şartını taşımayan bireysel başvuruların incelenebilmesi mümkün değildir (Doğan Yıldırım, B. No: 2013/9831, 10/3/2015, § 23).

    51 . Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisi için kesin bir tarihin belirlenmesi ve Mahkemenin yetkisinin geriye yürür şekilde uygulanmaması hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir (Zafer Öztürk, B. No: 2012/51 , 25/12/2012, § 18).

    6

    UY AP Bili şim Sistemindeki bu dokümana http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/SIF - fZXJ31T - tOSQFg = ile erişebi l irsin iz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi : 2014/102 : 30/3/2016

    52. Başvuru konusu olayda, başvurucunun ilgili kamu görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunması üzerine başlatılan ceza soruşturmasında Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 21 /4/2005 tarihli kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği , başvurucunun bu karara karşı yaptığı itirazın da Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 7/6/2005 tarihli kararı ile reddedildiği görülmektedir (bkz. § § 17, 18).

    53. Bu durumda başvurucunun ihlal iddiasına konu kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar, Ağır Ceza Mahkemesinin başvurucunun itirazını reddettiği 7/6/2005 tarihinde kesinleşmiştir. Bu nedenle başvuruya konu karar, zaman bakımından Anayasa Mahkemesinin yetkisi dışında kalmaktadır.

    54. Açıklanan gerekçeyle başvurunun bu kısmının diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

    2. Mülkiyet Hakkının İhlaline İlişkin İddia

    a. Binanın Onarımına İzin Verilmemesi ve Yıktırılması Nedeniyle Uğranılan Zararın Tazmin Edilmemesine İlişkin İddia

    55. Başvurucu tapulu taşınmazının üzerinde 1938 yılında yapılmış iki katlı bir binanın bulunduğunu, yıkılmak üzere olan bu yapıyı onarmak için Belediyeden izin talebinde bulunduğunu, ancak onarım izni verilmemesi işleminin iptaline dair mahkeme kararına rağmen Belediyenin çeşitli sebeplerle kendisini oyaladığını, nihayet 1 O yıl süreli muvakkat inşaat izni verilmesine rağmen Belediyenin kendisine bir bildirim de yapmadan bu binayı yıktırdığını belirterek, Belediyece zamanında onarım izni verilmemesi ve binanın hukuka aykırı olarak yıktırılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

    56. Bakanlığın görüş yazısında Belediyenin taşınmazdaki binanın yıkımını hangi nedene dayandırdığının belirlenmesi gerektiği, mülkiyet hakkına müdahale edilerek erişilmek istenen kamu yararının ve müdahalenin gerekliliğinin belirlenmesinin zorunlu olduğu, idarenin hizmet kusuruyla taşınmazın yıkılmasının gerekliliği ve bu durumun başvurucunun ölçüsüz bir yüke katlanması sonucunu doğurup doğurmadığının takdirinin Anayasa Mahkemesine ait olduğu bildirilmiştir.

    57. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı cevap dilekçesinde, başvuru formundaki beyanlarını tekrar etmiştir.

    58. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:

    " ... Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır. "

    59. 6216 sayılı Kanun'un "Bireysel başvuru hakkı" kenar başlıklı 45. maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:

    "İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir. "

    60. Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ile 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesinin (2) numaralı fıkrasında bireysel başvuruda bulunulmadan önce ihlal iddiasının dayanağı olan işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş olan idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının tüketilmiş olması gerektiği belirtilmiştir. Temel hak ihlallerini öncelikle derece mahkemelerinin gidermekle yükümlü olması, kanun yollarının tüketilmesi koşulunu zorunlu kılar (Necati Gündüz ve Recep Gündüz, B. No: 2012/1027, 12/2/2013, §§ 19, 20; Güher Ergun ve diğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, § 26).

    61. Ancak belirtilen hükümlerde yer verilen olağan başvuru yolları ibaresinin,

    7

    UY AP Bili şi m Sistemindeki bu dokümana http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/SIF - fZXJ31T - tOSQFg = ile erişebi l irsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi : 2014/102 : 30/3/2016

    başvurucunun şikayetleri açısından makul bir başarı şansı sunabilecek ve bir çozum sağlayabilecek nitelikte, kullanılabilir ve etkili başvuru yolları olarak anlaşılması gerekmektedir. Ayrıca başvuru yollarını tüketme kuralı ne kesin ne şekli olarak uygulanabilir bir kural olup bu kurala uyulmasının denetlenmesinde münferit başvurunun koşullarının dikkate alınması esastır. Bu anlamda yalnızca hukuk sisteminde birtakım başvuru yollarının varlığının değil, aynı zamanda bunların uygulama şartları ile başvurucunun kişisel koşullarının gerçekçi bir biçimde ele alınması gerekmektedir. Bu nedenle başvurucunun, kendisinden başvuru yollarının tüketilmesi noktasında beklenebilecek her şeyi yerine getirip getirmediğinin başvurunun özellikleri dikkate alınarak incelenmesi gerekir (S.S.A. , B. No: 2013/2355, 7/11/2013, § 28; Işıl Yaykır, B. No: 2013/2284, 15/4/2014, § 42).

    62. Başvuru konusu olayda, başvurucunun onarım için izin verilmemesi nedeniyle binasını kullanamayıp ekonomik yönden kayba uğradığı ve binanın yıkımı nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2005/178 esas sayılı dava dosyasında tam yargı davası açtığı, Mahkemenin davanın kabulüne dair 30/1/2009 tarihli kararının ise Danıştay Altıncı Dairesinin 22/4/2014 tarihli ilamıyla bozulduğu, bozma ilamı üzerine başvurucunun karar düzeltme isteminde bulunduğu, karar düzeltme aşamasının ise henüz sonuçlanmadığı, dolayısıyla yargılamanın devam etmekte olduğu görülmektedir (bkz. §§ 22-25).

    63 . Bu durumda başvurucunun ihlal iddiasına konu ettiği binası için onarım izni verilmemesi nedeniyle kullanamayıp ekonomik yönden kayba uğradığı ve binanın yıktırılması üzerine zarara uğradığı iddiası yönünden başvurucu tarafından İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2005/1 78 esas sayılı dava dosyasında açtığı tam yargı davasının devam etmekte olduğu, başvurucunun ise bu dava sonuçlanmadan bireysel başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak ihlale neden olduğu ileri sürülen söz konusu iddiaya ilişkin olarak başvuru yolları usulünce tüketilmemiştir.

    64. Açıklanan nedenlerle binanın onarımına izin verilmemesi ve yıktırılması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlali iddiasına yönelik olarak başvuru yolları usulüne uygun şekilde tüketilmeden başvuru konusu yapıldığı anlaşıldığından başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

    b. Yıkılan Binada Değerli Taşınır Eşyaların Mevcut Olduğu ve Yıkım Nedeniyle Uğranılan Zararın Tazmin Edilmemesine İlişkin İddia

    65. Başvurucu, Belediyece yıktırılan binanın duvarındaki kasanın içerisinde kendisine ait kıymetli ziynet eşyalarının ve bu binada yine kendisine ait antika eşyalar ile başkaca değerli eşyaların bulunduğunu, ancak Belediyenin binayı yıktırmasıyla birlikte bu eşyaların da yok edildiğini belirterek mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

    66. Bakanlık, bu konu hakkında bir görüş bildirmemiştir.

    67. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin (3) numaralı, 48. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 59. maddesinin ilgili fıkraları uyarınca başvurucunun; başvuru konusu olaylara ilişkin iddialarını açıklama, dayanılan Anayasa hükmünün ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını kanıtlama, bireysel başvuru kapsamındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçeleri ve delilleri sunma yükümlülüğü bulunmaktadır (S.S.A. , B. No: 2013/2355, 7/11 /2013, § 38; Veli Özdemir, B. No: 2013/276, 9/1 /2014, §§ 19, 20).

    68. Belirtilen koşullar yerine getirilmediği takdirde başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesince kabul edilemez olduğuna karar verilebilir.

    8

    UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http: //vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/51 F - fZXJ31T - tOSQFg = ile eıişebilirsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi : 2014/102 : 30/3/2016

    69. Başvuru konusu olayda başvurucu, taşınmazı üzerindeki binada ziynet eşyaları, antika eşyalar ve diğer taşınır eşyalarının bulunduğu ve Belediyece binanın yıktırılması sırasında bu eşyaların enkazla birlikte atıldığı iddiasıyla maddi ve manevi zararlarının tazmini için Belediye ile Belediye görevlileri aleyhlerine 25/4/2005 tarihinde Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tazminat davası açmış, Mahkemenin 20/4/2006 tarihli kararı ile Belediye görevlilerine karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine, Belediyeye karşı açılan dava yönünden ise, idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle yargı yolu yanılgısı nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Başvurucu, davanın reddine dair kararın Yargıtayca onanması suretiyle kesinleşmesi üzerine bu defa 17/9/2007 tarihinde Belediye aleyhine İstanbul 3. İdare Mahkemesinin 2007 /164 2 esas sayılı dava dosyasında tam yargı davası açmıştır.

    70. Mahkemenin 30/1 /2009 tarihli kararı ile olayda Belediyenin hizmet kusurunun bulunduğu tespit edilmiş, ancak başvurucunun dayandığı Üsküdar 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/62 Değişik İş sayılı delil tespiti dosyasında dava dilekçesinde belirtilen eşyaların tespit edilmemiş olduğu, bu dosyadaki bilirkişi raporuna göre kullanılamayacak durumda olup içine girilmesi dahi tehlikeli bir binada başvurucunun belirttiği değerli eşyaların tutulmasının da hayatın olağan akışına uygun olmadığı, dolayısıyla bu eşyaların yıkılan binada bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle başvurucunun maddi tazminat talebi yerinde görülmemiş, koşulları oluşmadığı belirtilerek manevi tazminat talebi de reddedilmiştir (bkz. § 30). Temyiz edilen karar Danıştay Ondördüncü Dairesince onanmış, karar düzeltme istemi de Dairece reddedilmiştir.

    71. Başvurucu başvuru formunda, Belediyece yapılan yıkım işlemine ait fotoğraflarını, kuyumcu olduğuna dair ticaret odası belgesini, delil tespiti dosyasını ve tanık ifadelerini delil olarak göstermiştir. Başvuru formu ekinde ibraz edilen fotoğraflarda başvurucunun belirttiği eşyalar görülememiştir. Başvurucunun ibraz ettiği İstanbul Ticaret Sicil Odasının 24/12005 tarihli sicil kayıt sureti başlıklı belgede ise, başvurucunun kuyumcu olarak "Hakimiyeti Milliye Caddesi No:96" adresinde faaliyet gösterdiği belirtilmekte olup bu adresin ise başvuru konusu taşınmaza ait olmadığı anlaşılmaktadır. Başvurucu Üsküdar Belediyesine verdiği 29/9/1997 tarihli dilekçede ise tamire muhtaç durumdaki "binanın boş ve harap durumda olduğunu" ifade etmiştir. Öte yandan başvurucunun dayandığı delil tespiti dosyasında da, belirtilen değerli eşyaların yıkım öncesi bu binada mevcut olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı, bu dosyada yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi kurulu asıl ve ek raporlarında, yalnızca yapının durumunun tespit edilerek talep doğrultusunda binanın onarımına izin verilmemesi nedeniyle başvurucunun maddi zararlarına dair farklı yöntemlerle yapılan hesaplamaların ve açıklamaların yer aldığı görülmektedir. Ayrıca başvurucunun da beyan ettiği üzere ve gerek başvuru formuna eklenen Belediye yazışma ve belgelerine göre gerekse de delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi kurulu raporlarına göre, başvurucuya ait binanın yıkım öncesinde kullanılamayacak durumda ağır hasarlı olduğu anlaşılmaktadır.

    72. Bu durumda başvurucu, Belediyece yıkılan binanın içinde ziynet eşyaları, antika eşyaları ve diğer değerli eşyalarının mevcut olup yıkım nedeniyle bu eşyaların zarar gördüğünü ileri sürmekte ise de bu iddiasını somut bilgi ve belgelere dayandıramamaktadır. Başvurucunun dayandığı delil tespiti dosyası ve başvuru formu ekindeki fotoğraflarda bu eşyaların varlığına dair somut bir bulgu mevcut olmayıp Mahkemenin de gerekçesinde belirttiği üzere binanın yıkım öncesinde kullanılamaz durumda olduğu da gözetildiğinde söz konusu iddianın kanıtlanmamış şikayet kapsamında kabul edilmesi gerekmektedir.

    73. Açıklanan nedenlerle yıkılan başvurucuya ait binada değerli eşyaların bulunduğu ve yıkım nedeniyle bu eşyaların zarar gördüğü iddiası başvurucu tarafından kanıtlanamadığından, başvurunun bu kısmının, diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden

    9

    UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http://vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/51 F - fZXJ31T - tOSQFg = ile erişebilirsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi : 2014/102 : 30/3/2016

    incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

    V.HÜKÜM

    Açıklanan gerekçelerle;

    A. 1. Adil yargılanma hakkı ihlali ile ilgili olarak;

    a. Makul sürede yargılanma hakkına ilişkin bir ihlal iddiası bulunmadığından söz konusu hak yönünden bir inceleme yapılmasına YER OLMADIGINA Osman Alifeyyaz P AKSÜT'ün karşıoyu ve OYÇOKLUGUYLA,

    b. Kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkin iddianın zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUGUNA OYBİRLİGİYLE,

    2. Mülkiyet hakkı ihlali ile ilgili olarak;

    a. Binanın onarımına izin verilmemesi ve yıktırılması nedeniyle uğranılan zararın karşılanmadığına ilişkin iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUGUNA OYBİRLİGİYLE,

    b. Yıktırılan binada değerli taşınır eşyaların mevcut olduğu ve yıkım nedeniyle zarara uğranılan zararın karşılanmadığına ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUGUNA OYBİRLİGİYLE,

    B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA OYBİRLİGİYLE

    30/3/2016 tarihinde karar verildi.

    Üye Üye Başkan Engin YILDIRIM Serdar ÖZGÜLDÜR Osman Alifeyyaz PAKSÜT

    Üye Recep KÖMÜRCÜ

    Üye Alparslan ALTAN

    10

    UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http: //vatandas.uyap.gov. tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/51 F - fZXJ31T - tOSQFg = ile erişebilirsiniz.

  • Başvuru Numarası

    Karar Tarihi : 2014/102 : 30/3/2016

    KARŞIOY GEREKÇESİ

    1. Başvuru, 1995 yılında başlayan hasarlı durumdaki binanın onarımına izin verilmemesi, daha sonra izin verilmesine rağmen bildirim yapılmaksızın binanın yıktırılması, binada bulunan eşyalara zarar verilmesi nedeniyle açılan tazminat davasının reddedilmesi üzerine bu işlemlerden doğan zarara yol açan kamu görevlileri hakkında yapılan suç duyurularının sonuçsuz kalması, binanın yıkımı nedeniyle uğranılan zararların tazmini talebiyle açılan tam yargı davasının da başvuru tarihine kadar sonuç vermemesi sürecinin tümüne ilişkin olarak, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılmıştır.

    2. Buna göre, başvurucunun adil yargılanma hakkının ihlaline ilişkin iddiası sadece zarara yol açan kamu görevlileri hakkında takipsizlik kararı verilmesiyle sınırlı olmayıp, idari yargıda açılan tam yargı davasının başvuru tarihi itibariyle sonuç vermemiş olmasını da kapsamaktadır.

    3. Başvurucu vekilinin imzaladığı başvuru formunun sonuç kısmında yargılamanın uzunluğundan yakınıldığı ve bu meyanda, uzun yargılamayı da kapsayacak biçimde manevi tazminat talebinde bulunulduğu açıktır.

    4. Bu nedenle başvuru tarihi itibariyle dokuz, karar tarihi itibariyle de onbir yılı bulan idari yargıdaki davanın makul sürede sonuçlandırılmamış olmasının adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilerek, başvurucuya bu yönden makul bir manevi tazminat verilmesi gerekirken tam yargı davasının sadece mülkiyet hakkının ihlali iddiası yönünden incelenmesine ve bu yönden "başvuru yollarının tüketilmemesi" gerekçesiyle kabul edilemez bulunmasına katılmamaktayım.

    Üye Osman Alifeyyaz PAKSÜT

    11

    UY AP Bilişim Sistemindeki bu dokümana http: //vatandas.uyap.gov.tr adresinden meSFyn 7 - Sm9/51 F - fZXJ31T - tOSQFg = ile erişebilirsiniz.