of 67 /67
ARAŞTIRMA MAKALESİ İzzet Fidan1 Şükrü Ümit Eren 1 İsmail Arslan 1 Oğuz Tekin 1 1 Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Aile Hekimliği Kliniği. Ankara Yazışma Adresi: Uz. Dr. İzzet Fidancı Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Aile Hekimliği Kliniği. Ankara E-mail: [email protected] Konuralp Tıp Dergisi e-ISSN1309–3878 [email protected] [email protected] www.konuralptipdergi.duzce.edu.tr Fidanİ ve ark. Aile Hekimliği Poliklinik Hastalarının Son 3 Yıl Retrospektif Değerlendirilmesi ÖZET Amaç: Aile Hekimliği Poliklinik başvuru sayı ve tanılarının, bölgelere ve aylara göre dağılımının geriye dönük üç l değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmamızda Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Aile Hekimliği Polikliniklerine 2012, 2013 ve 2014 yıllarında başvuran tüm hastaların sayıları, aldıkları tanılar ve aylara göre dağılımları verilerine ulaşılarak değerlendirildi. Tüm poliklinikler (Merkez Aile Hekimliği Polikliniği ve Hüseyingazi, Ulus, Yenimahalle, Bahçelievler Semt Poliklinikleri) ayrı ayrı ve toplamda değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza polikliniklerimize başvuran 250 054 hasta dahil edildi. Kadın sayısı tüm poliklinikler ve toplam sayı için erkeklerden daha fazla idi. Poliklinik hasta sayılarına bakıldığında her l bir önceki yıldaki hasta sayısından fazla idi. Sağlık güvencesine göre baktığımızda polikliniklerin bulunduğu konumlara göre değişiklik göstermekle beraber hastaların sosyal güvenceleri en k SSK’lı olarak bulundu. Temmuz ve ağustos aylarında en az hasta sayısı, ocak ve şubat aylarında ise en fazla hasta sayısı mevcut idi. Tanılara baktığımızda tüm polikliniklere en k başvuru nedeni üst solunum yolu enfeksiyonları idi. Sonuç: Çalışmamıza göre; aile hekimliğine başvuran hastaların özelliklerine bakıldığında aile hekimliği uzmanlık eğitiminde önem verilmesi gereken konuların başında üst solunum yolu enfeksiyonları, anemiler ve dispeptik şikayetler gelmekte idi. Çalışmamızda akut ve kronik hastalık takibi için gelen hasta sayısının fazlalığı, aile hekimliği disiplinin çekirdek yeterliliklerinden kapsamlı yaklaşımı destekler nitelikte idi. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, tanı, sağlık güvencesi Retrospective Assessment of Family Medicine Office Patients in Last Three Years ABSTRACT Objective: It was purposed to assess the number and diagnosis of family medicine office admissions in last three years retrospectively. Methods: Patients, who applied to Family Medicine Department of Ankara Training and Research Hospital between 2012 and 2014, were evaluated according to the number, diagnosis and monthly distribution. All units (Huseyingazi, Ulus, Yenimahalle, Bahcelievler district offices and Central Family Medicine Office) data were evaluated separately and totally. Results: 250 054 patients were included to our study. The number of female was higher than male for all offices and total. Patient admissions for each year were more than previous one. Although it varies the location of office, the most common health insurance was SSK. It was reported less number of patients in July and August, more number of patients in January and February. Upper respiratory infections were the most common reason for office admission. Conclusion: Upper respiratory infections, anemia and dyspepsia need to be emphasized in Family Medicine Residency Programs. In our study, comprehensive approach of discipline of family medicine’s core competencies was supported by excessive number of patients who came for follow up acute and chronic disases. Keywords: Family Medicine, Diagnosis, Health Insurance Konuralp Tıp Dergisi 2016;8(3)151-157 151

İ ARAŞTIRMA ğ nn Son 3 Y MAKALESİ Retrospektif

  • Author
    others

  • View
    1

  • Download
    0

Embed Size (px)

Text of İ ARAŞTIRMA ğ nn Son 3 Y MAKALESİ Retrospektif

1Ankara Eitim ve Aratrma Hastanesi, Aile Hekimlii Klinii. Ankara
Yazma Adresi: Uz. Dr. zzet Fidanc Ankara Eitim ve Aratrma Hastanesi, Aile Hekimlii Klinii. Ankara E-mail: [email protected]
Konuralp Tp Dergisi e-ISSN1309–3878 [email protected] [email protected] www.konuralptipdergi.duzce.edu.tr
Fidanc ve ark.
ÖZET
Amaç: Aile Hekimlii Poliklinik bavuru say ve tanlarnn, bölgelere ve aylara göre dalmnn geriye dönük üç yl deerlendirilmesi amaçlanmtr. Yöntem: Çalmamzda Ankara Eitim ve Aratrma Hastanesi, Aile Hekimlii Polikliniklerine 2012, 2013 ve 2014 yllarnda bavuran tüm hastalarn saylar, aldklar tanlar ve aylara göre dalmlar verilerine ulalarak deerlendirildi. Tüm poliklinikler (Merkez Aile Hekimlii Poliklinii ve Hüseyingazi, Ulus, Yenimahalle, Bahçelievler Semt Poliklinikleri) ayr ayr ve toplamda deerlendirildi. Bulgular: Çalmamza polikliniklerimize bavuran 250 054 hasta dahil edildi. Kadn says tüm poliklinikler ve toplam say için erkeklerden daha fazla idi. Poliklinik hasta saylarna bakldnda her yl bir önceki yldaki hasta saysndan fazla idi. Salk güvencesine göre baktmzda polikliniklerin bulunduu konumlara göre deiiklik göstermekle beraber hastalarn sosyal güvenceleri en sk SSK’l olarak bulundu. Temmuz ve austos aylarnda en az hasta says, ocak ve ubat aylarnda ise en fazla hasta says mevcut idi. Tanlara baktmzda tüm polikliniklere en sk bavuru nedeni üst solunum yolu enfeksiyonlar idi. Sonuç: Çalmamza göre; aile hekimliine bavuran hastalarn özelliklerine bakldnda aile hekimlii uzmanlk eitiminde önem verilmesi gereken konularn banda üst solunum yolu enfeksiyonlar, anemiler ve dispeptik ikayetler gelmekte idi. Çalmamzda akut ve kronik hastalk takibi için gelen hasta saysnn fazlal, aile hekimlii disiplinin çekirdek yeterliliklerinden kapsaml yaklam destekler nitelikte idi. Anahtar Kelimeler: Aile hekimlii, tan, salk güvencesi
Retrospective Assessment of Family Medicine Office Patients in Last Three Years
ABSTRACT Objective: It was purposed to assess the number and diagnosis of family medicine office admissions in last three years retrospectively. Methods: Patients, who applied to Family Medicine Department of Ankara Training and Research Hospital between 2012 and 2014, were evaluated according to the number, diagnosis and monthly distribution. All units (Huseyingazi, Ulus, Yenimahalle, Bahcelievler district offices and Central Family Medicine Office) data were evaluated separately and totally. Results: 250 054 patients were included to our study. The number of female was higher than male for all offices and total. Patient admissions for each year were more than previous one. Although it varies the location of office, the most common health insurance was SSK. It was reported less number of patients in July and August, more number of patients in January and February. Upper respiratory infections were the most common reason for office admission. Conclusion: Upper respiratory infections, anemia and dyspepsia need to be emphasized in Family Medicine Residency Programs. In our study, comprehensive approach of discipline of family medicine’s core competencies was supported by excessive number of patients who came for follow up acute and chronic disases. Keywords: Family Medicine, Diagnosis, Health Insurance
Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3)151-157 151
süreci sonucunda, tp bilimi dallara ayrlm ve bu dallar da kendi aralarnda bölümlere ayrlmaya balamtr. Ancak bu gelimeler insann ve hastalklarnn doal olarak bir bütün olarak incelenmesi temelinden uzaklalmasna neden olmu; sonucunda da insan bütün olarak inceleyen yani insana biyopsikososyal olarak yaklaan hekime ihtiyaç domutur. 1945 ylnda Birlemi Milletler Örgütü ve buna bal olarak da 1948 ylnda Dünya Salk Örgütü kurulduktan sonra salk alannda gelitirilen prensiplere göre herkese gereksindii hizmet götürülmeli, kiiye yönelik koruyucu hekimlik hizmetleri ile evde ve ayakta hasta tedavisi bütünlemi yürütülmeli dendikten sonra gerek ekonomik olarak gerekse salk bakm anlaynn deierek bireyin biyolojik, sosyal ve kültürel çevresiyle birlikte deerlendirilmesi gerektii anlalmtr (1).
Bu gereksinimi karlayacak olan aile hekimi için sistemlerden bamsz bir tanmlama yapmak gerekirse en genel anlamyla "Aile hekimi; basamaklandrlm bir salk sistemi içerisinde birinci basamak olarak tanmlanm birimlerde görev alan hekim" dir. Doal olarak bu görevi en iyi yapabilecek olan hekim grubu da aile hekimlii uzmanlardr (2).
Bu çalmann amac, farkl bölgelerde yer alan Aile Hekimlii Polikliniklerimize son 3 ylda bavuran hastalarn ya, cinsiyet, sosyal güvence çeidi gibi demografik verilerini, bavuru tanlarn ve bölgelere göre dalmn deerlendirmek ve bu deerlendirme nda aile hekimlii uzmanlk eitiminde üzerinde durulmas gereken konularn irdelenmesidir.
frekans, ortalama ± standart sapma olarak hesaplanmtr. Kategorik yapdaki özellikler bakmndan gruplarn karlatrlmasnda ki-kare testi, ölçümle belirtilen özellikler bakmndan karlatrmada ise iki bamsz ortalama arasndaki farka ait t-testi kullanlmtr. kiden çok grubun ortalamas ise varyans analizi ile karlatrlmtr. p<0.05 istatistiksel olarak anlaml kabul edilmitir.
BULGULAR Çalmamza aile hekimlii
polikliniklerimize 2012 ylnda bavuran 66 455, 2013 ylnda bavuran 90 036 ve 2014 ylnda bavuran 93 563 hasta olmak üzere toplam 250 054 hasta dahil edildi (Grafik 1).
90036 93563
2012 2013 2014
Grafik 1. 2012, 2013 ve 2014 yl bavuran hastalarn say dalm
11,3%
yllarnda Aile Hekimlii Polikliniklerimize bavuran hasta verilerinin deerlendirmek amacyla retrospektif bir çalma olarak yaplmtr. Bu çalma için Ankara Eitim ve Aratrma Hastanesi etik kurulundan 31.12.2014 tarihinde 0576 toplant
55-65
35-45
15-25
20,3%
numaras ve 4755 karar numaras ile onam alnmtr.Çalmaya; Ankara Eitim ve Aratrma Hastanesi, Aile Hekimlii Poliklinikleri’ne 2012, 2013 ve 2014 ylnda bavurmu bütün hastalar dahil edilmi olup, hiçbir hasta dlanmamtr.
Ya Dalm
Grafik 2. 2014 yl bavuran hastalarn yaa göre dalm grafii
Aratrma kapsamnda hasta kayt sistemine ulalarak hastalarn; ya, cinsiyet, sosyal güvenlik çeidi, bavuru tans ile gelen ve giden konsültasyon ve polikliniklere toplam bavuru saylarnn aylara göre dalmlar deerlendirilmeye alnmtr. statistiksel analizler:
Aratrmann istatistiksel analizleri SPSS 18.0 paket program ve Microsoft Office Excel 2003 program kullanlarak yaplmtr. Elde edilen
58 %
42 %
ERKEK
KADIN
verilere ait tanmlayc deerler say ve yüzde Grafik 3. 2014 yl bavuran hastalarn cinsiyet dalm
Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3)151-157 152
Fidanc ve ark.
Hastalarn ya gruplar; 5 ya alt, 5-15, 15-25, 25-35, 35-45, 45-55, 55-65 ve 65 ya üstü olmak üzere 8 ayr gruba ayrlmtr. 2014 yl için hastalarn ya gruplarna göre dalmlar polikliniklere göre deimekte olup Tablo 1’de gösterilmitir. Bahçelievler poliklinii için ya ortalamas 40,3±11,6, Ulus poliklinii için 39,1±10,4, Yenimahalle poliklinii için 37,1±8,7, Hüseyingazi poliklinii için 38,2±8,2, Merkez poliklinii için 40,3±9,1 kii idi. Yal
populasyonun aile poliklinik bavuru oranlan toplam nüfus içindeki oranlarndan yüksek bulunmutur (p<0.001). Ek olarak yal hastalarn yllar içinde bavurularnda art gözlenmitir (p<0.001).Toplamdaki ya dalm yüzdeleri Grafik 2’de gösterilmitir. 2014 yl için hastalarn 39 296 (%42) tanesi erkek, 54 267 (%58) tanesi kadn idi. Cinsiyete göre bakldnda toplamda 38 543 (%58) kii kadn, 27 912 (%42) kii erkekti. Cinsiyet Dalm yüzdeleri Grafik 3’de gösterilmitir.
Tablo 1. 2014 yl bavuran hastalarn polikliniklere ve yaa göre say dalm Bahçelievler Hüseyingazi Ulus(100.yl) Yenimahalle Merkez
5 Ya Alt 59 19 24 38 21 5-15 Ya 394 208 271 298 2053 15-25 Ya 1021 2893 930 865 3679 25-35 Ya 1979 3096 1296 2409 4098 35-45 Ya 2910 3921 1230 3113 7852 45-55 Ya 2815 3814 2749 3921 7014 55-65 Ya 3708 3328 2564 3152 5219 65 Ya Üstü 2423 2271 769 1281 3831 Toplam 15309 19550 9833 15077 33767
Hastalarn 2014 yl bavuru saylar aylara ve polikliniklere göre dalm saylar ekil 1’de gösterilmitir. ekilde görüldüü üzere temmuz ve austos aylarnda dier aylara oranlar hasta saysnda düü görülmektedir. En fazla hasta says aylara ve polikliniklere göre deimekle beraber en
fazla hasta(n=3069) bavurusu 2014 yl için Merkez Aile Hekimlii Polikliniine nisan aynda olmutur. En az hasta(n=533) bavurusu ise Ulus Aile Hekimlii Polikliniine austos aynda olmutur.
3500 3000 2500 2000 1500 1000 500
0
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 Bahçelievler 1570 1733 1596 1424 1266 1329 1026 965 1104 1162 1147 987 Hüseyingazi 1830 1782 1966 1963 1707 1797 1256 877 1772 1564 1464 1572 Ulus 899 946 1044 1116 932 1107 808 533 700 594 546 608 Yenimahalle 1301 1183 1445 1463 1336 1008 820 1007 1874 1326 1236 1078 Merkez 2969 2742 2892 3069 2847 2905 2239 2623 3000 2862 2975 2644
Bahçelievler Hüseyingazi Ulus Yenimahalle Merkez
ekil 1. 2014 yl bavuran hastalarn aylara ve polikliniklere göre dalm grafii
Konulan bütün tanlar ICD-10 sistemine göre kodlanm olup, 2012, 2013 ve 2014 yl polikliniklerimize bavuran hastalara konulan tanlarn sklk srasna göre ilk 15 tan olmak üzere polikliniklere göre Tablo 2’de, toplamda Tablo 3’de gösterilmitir. Esas tanlarn yan sra ön tan ve ek tanlarda çalmamza dahil edilmitir. Toplama baklnca tüm poliklinikler, ya gruplar ve tüm aylar için Akut Nazofarenjit tans en sk konulmutur (p<0.05).
Polikliniklere bavuran hastalar için son 3 ylda toplamda 4732 olup; 2012 yl için 2021, 2013 yl için 2268 ve 2014 yl için 2643 sayda konsültasyon istenmi olup, en sk istenen 10 konsültasyon, Tablo 4’te giden konsültasyon bölümünde sralanmtr. Kliniimizden istenen en fazla konsültasyon says 3 yl için de yaplan ilemlerin farkllklarndan dolay (ehliyet ve i için salk raporu, d sevk ile gelen ya da yabanc uyruklu hasta ilemleri vs. ) Merkez
153 Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3)151-157
Fidanc ve ark.
Bahçelievler J01.8 A.Sinüzit
Hüseyingazi J00 A.NF
Ulus(100.yl) J01.8 A.Sinüzit
Yenimahalle J00 A.NF
Merkez J01 A.Sinüzit
2 K21 GÖR J03.9 A.Tonsillit K30 Dispepsi M79.1 Miyalji I10 HT 3 N30 Sistit K30 Dispepsi K21 GÖR R10 AP Ar K21 GÖR 4 I10 HT D64 Anemi M79.1 Miyalji N30 Sistit Z00.0 GTM 5 M79.1 Miyalji D51 Vit. B12 eks. Z00.0 GTM D64 Anemi I25.0 A.KH 6 D64 Anemi K52.9 Gastroent. K52.9Gastroent. K21 GÖR M54.5 Bel Ars 7 K27 Peptik Ülser I10 HT D51 B12 eks. E03.9 Hipotroidi R51 Ba Ars 8 M81 Osteoporoz R10 AP Ar N30 Sistit D51 B12 eks. R10.4 Karn Ars 9 E13.9 DM E13.9 DM E07 Tiroid BB K52.9 Gastroent. E78.4 HL 10 E78.4 HL E03.9 Hipotroidi R10 AP Ar K27 Peptik Ülser D51 B12 eks. 11 D51 B12 eks. N30 Sistit E78.4 HL E78.4 HL M79.1 Miyalji 12 I25.1 A.KH M79.1 Miyalji E13 DM E13.9 DM N94 Kadn Gen. Org. 13 J00 A.NF E78.9 HL J00 A.NF J01.8 A.Sinüzit M81 Osteoporoz 14 K52.9 Gastroent. M81 Osteoporoz L30 Dermatit Z00.0 GTM E07 Tiroid BB 15 E07 Tiroid BB K21 GÖR K27 Peptik Ülser M81 Osteoporoz F41.1 YAB
polikliniimizden istenmi idi. Merkez polikliniimizden istenen konsültasyon says, tüm konsültasyonlarn 2012 yl için %89,76 (1814), 2013 yl için %85,85 (1947), 2014 yl için %86,98 (2299) idi. Kliniimize gelen konsültasyon says ise 2012 ylnda 204, 2013 ylnda 198 ve 2014 ylnda 263 idi. Toplamda gelen konsültasyon says 665 olup, polikliniklerimize dier bölümlerden en sk gelen 10 konsültasyon ayn tabloda gelen konsültasyon bölümünde sralanmtr.
Son 3 yl (2012, 2013 ve 2014) bavuran hastalarn soysal güvenceleri SSK olan 135 311 (%54,1), Ba-Kur 26 966 (%10,8), Emekli Sand 42 914 (%17,2), Resmi Hasta 34 924 (%14), Yeil Kart 4764 (%1,9), 18 ya alt sosyal güvencesi
olmayan 225 (%0,1), 2022 sayl kanun (65 yan doldurmu) 567 (%0,2), Ücretli Hasta 4284 (%1,7) ve dierleri 99 (%0,04) hasta idi. Tüm ya gruplarnda ve polikliniklerde SSK’l hasta says anlaml orandayüksek saptand (p<0.001).Sosyal güvence dalm yüzdeleri polikliniklere göre ekil 2’de, toplamdaki dalm yüzdeleri ise ekil 3’te gösterilmitir.
Dierleri kategorisine ise sosyal güvencesi; Suriyeli Hasta, 1005 sayl kanun (istiklal madalyas), 2828 sayl kanun (Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu), 3292 sayl kanun (Vatani Hizmet Tertibi ile aylk alan kiiler) olanlar dahil edilmitir.
Tablo 2. 2012, 2013 ve 2014 yl bavuran hastalara polikliniklere göre en sk konulan 15 tan ve ICD-10 kodlar
HT: Hipertansiyon, DM: Diyabetes Mellitus, HL: Hiperlipidemi, Tiroid BB: Tiroid Bezi Bozukluklar, B12 eks.: Vitamin B12 eksiklii anemisi, GÖR: Gastro-özefajialreflü hastal, GTM: Genel Tbbi Muayene, YAB: Yaygn Anksiyete Bozukluu, AP Ar: Abdominal ve Pelvik Ar, Gastroent.: Gastroenterit ve Kolit, Enfektif Olmayan
Tablo 3. 2012, 2013 ve 2014 bavuran hastalara en sk konulan 15 tan ve ICD-10 kodlar ICD-10 EN SIK KONULAN TANILAR N (%)
1. J00 Akut Nazofarenjit 10234 (15,4) 2. J01.8 Akut Sinüzitler, Dier 9702 (14,6) 3. D64 Anemi, Dier 6113 (9,2) 4. Z00.0 Genel Tbbi Muayene 5781 (8,7) 5. M79.1 Miyalji 5431 (8,2) 6. I10 Esansiyel (Primer) Hipertansiyon 5249 (7,9) 7. 25.0 Aterosklerotik Kardiyovasküler Hastalk 4718 (7,1) 8. D51 Vitamin B12 Eksiklii Anemisi 3986 (5,9) 9. N30 Sistit 3096 (4,6) 10. K21 Gastro-ÖzefagealReflü Hastal 3011 (4,5) 11. E78.4 Hiperlipidemi, Dier 2476 (3,7) 12. E03.9 Hipotroidizm, Tanmlanmam 2009 (3) 13. E13 Diyabetes Mellitus, Dier Tanmlanm 1938 (2,9) 14. R10 Abdominal ve Pelvik Ar 1902 (2,9) 15. K52.9 Gastroenterit ve Kolit, Enfektif Olmayan 1669 (2,5)
154 Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3)151-157
Fidanc ve ark.
Tablo 4. 2012, 2013 ve 2014 yl bavuran hastalardan en sk konsültasyon istenen 10 bölüm GELEN KONSÜLTASYON
N (%) GDEN KONSÜLTASYON
N (%)
1 Nöroloji 186 (28) Nöroloji 675 (14,3) 2 Genel Cerrahi 109 (16,4) Dermatoloji 667 (14,1) 3 Enfeksiyon 87 (13,1) Genel Cerrahi 601 (12,7) 4 Dermatoloji 59 (8,9) FTR 559 (11,8) 5 KBB 40 (6) Göüs Hastalklar 508 (10,7) 6 KHD 35 (5,3) KHD 421 (8,9) 7 Üroloji 28 (4,2) Kardiyoloji 337 (7,1) 8 FTR 26 (3,9) Ortopedi 143 (3) 9 Ortopedi 24 (3,6) Göz Hastalklar 117 (2,5) 10 Di Ünitesi 18 (2,7) KBB 54 (1,1)
Merkez
Yenimahalle
Ulus
Hüseyingazi
Bahçelievler
0% 10% 20% 30% 40% 50% 60% 70% 80% 90% 100%
Bahçelievler Hüseyingazi Ulus Yenimahalle Merkez SSK 38% 64% 49% 49% 50%
Ba-Kur 12% 14% 14% 14% 9%
Emekli Sand 37% 8% 18% 22% 11% Yeil Kart 0,6% 4,4% 2,2% 2% 1,9% Resmi 9% 4,7% 15% 11% 22% 18 Ya Alt 0,2% 0,1% 0,1% 0,2% 0,5% 2022 sayl 1,2% 2,3% 0,7% 0,5% 0,6% Ücretli 0,8% 1,5% 0,7% 0,9% 3% Dier 1,2% 1% 0,3% 0,4% 2%
SSK Ba-Kur Emekli Sand Yeil Kart Resmi 18 Ya Alt 2022 sayl Ücretli Dier
ekil 2. 2012, 2013 ve 2014 yl bavuran hastalarn polikliniklere göre sosyal güvence oranlar
155 Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3)151-157
Fidanc ve ark.
Yeil Kart Resmi 18 Ya Alt 2022 sayl Ücretli Dier
ekil 3. 2012, 2013 ve 2014 yl bavuran hastalarn sosyal güvence oranlar
TARTIMA Aile Hekimlii polikliniklerimiz
bulunduklar konum nedeniyle hasta portföyü ve say olarak farkllk göstermektedir. Polikliniklerimizin genel özelliklerine bakacak olursak; Yenimahalle, ehir merkezi dnda engebeli bir arazide kurulmu olup, memur ve içilerin çounlukta olduu krsal denebilecek bir bölgeden kentsel dönüüme uramtr. Bahçelievler semti halk genellikle yal insanlardan olumakta olup konum itibari ile etrafndaki üniversiteler, genç nüfusu da arttrm ve bu bölgeyi sosyal bir merkez haline getirmitir. Ulus, Ankara’nn eski ehir merkezidir. Burada çok sayda dükkan, maaza olmas dolaysyla esnaflar bulunmaktadr. Hüseyingazi ise eski bir yerleim bölgesi olmakla birlikte kentsel dönüümle birlikte nüfus younluu artmakta ve krsallktan uzaklam bir bölgedir. Merkez polikliniimiz ise Altnda’da bulunmakta olup, bu ilçe Ankara’nn en büyük ilçelerinden biridir. Merkez Polikliniimiz dier semt polikliniklerimizden farkl olarak hastane ana binamzda bulunmaktadr. Hasta says en fazla Merkez Aile Hekimlii polikliniimizde ardndan da srayla Hüseyingazi, Yenimahalle, Bahçelievler ve Ulus aile hekimlii polikliniklerinde idi.
T.C. Salk Bakanl Salk statistikleri Yll 2013 raporuna benzer ekilde çalmamzda aile hekimlii polikliniklerimize bavuru saylar her yl art göstermekte ve yine bu raporda yllara göre aile sal merkezi muayene oda saysnn her yl artn raporlanmas çalmamz destekler nitelikte idi. Hasta saylar ayn zamanda mevsimsel deiiklik göstermekte olup , Ünsal ve
arkadalarnn çalmasnda olduu üzere k aylarnda en fazla, yaz aylarnda ise en az hasta saysna sahipti (3,4).
Hastalarn salk sigortalar karlatrldnda, Koçolu ve Akn’n çalmasnda olduu gibi en fazla sosyal güvence çeidinin SSK, ikinci olarak da Emekli Sand olduu bulundu (5).
Görpeliolu ve arkadalarnn bulgularna benzer ekilde en sk konulan tan ÜSYE(Üst Solunum Yolu Enfeksiyonu) idi. En sk konulan tanlar bizim çalmamzla benzerlik göstermekte idi (6).Aile hekimliine bavuran hastalarn özelliklerine bakldnda aile hekimlii uzmanlk eitiminde önem verilmesi gereken konularn banda üst solunum yolu enfeksiyonlar, anemiler ve dispeptik ikayetler gelmektedir. Uzmanlk eitim süresince bu ve bu grupta yer alan hastalklarn daha önem tamas gereklilii açktr.
Çalmamzda kronik hastalk takibi için gelen hasta saysnn fazlal, aile hekimlii disiplinin 6 çekirdek yeterliliinden biri olan kapsaml yaklam maddesini destekler niteliktedir. Kronik hastalklar arasndan en sk konulan tan da çalmamzda, Amerika Ulusal Salk statistik Merkezinin raporunda olduu gibi Hipertansiyon idi (7).
Sonuç olarak, aile hekimlii poliklinik hastalarna yaklamda yeterlilik açsndan hekimin eitiminde önem verilmesi gereken konularn balarnda; en sk bavuru tanlar ve kronik hastalk takibinin olduu bilinmesi, eitim sürecinde bu yöne arlk verilmesi gerekmektir.
156 Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3)151-157
Fidanc ve ark.
KAYNAKLAR 1. Bozdemir N, Kara H. Birinci Basamakta Tan ve Tedavi. Adana: Adana Nobel Kitabevi, 2010: 2-3. 2. Baak O, Saatçi E. Aile Hekimlii Avrupa tanm. WONCA AVRUPA 2005 Basm Türkçe Çevirisi.
Ankara: Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlk Dernei yaynlar–4; Nisan 2011: 13. 3. T.C. Salk Bakanl Salk statistikleri Yll 2013, Türkiye Cumhuriyeti Salk Bakanl Salk
Aratrmalar Genel Müdürlüü, Ankara 2014; 87-101. 4. Ünsal A, Çevik AA, Metinta S et. al. Yal Hastalarn Acil Servis Bavurular. TurkishJournal of
Geriatrics 2003: 6 (3): 83-8. 5. Koçolu D,Akn B. Sosyoekonomik Eitsizliklerin Salkl Yaam Biçimi Davranlar ve Yaam Kalitesi
ile likisi. DEUHYO ED 2009, 2 (4), 145-54. 6. Görpeliolu S, Uysal Z, Arman OÖ et al. Dkap Yldrm Beyazt EAH Aile Hekimlii Polikliniklerine
Bavuranlarn Tan Dalmlar. http://www.diskapieah.gov.tr/dokumanlar/aile-hek-tani-dagilimlari.pdf (Eriim Tarihi: 13.03.2015).
157 Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3)151-157
Score Undiagnosed
Ruhuen Kutlu1
Seher Sayn1
Ahmet Koçak1
1Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tp Fakültesi Aile Hekimlii AD.Konya,Türkiye
Yazma adresi: Prof. Dr. Ruhuen Kutlu Necmettin Erbakan Konya Üniversitesi Meram Tp Fakültesi Aile Hekimlii AD. Konya,Türkiye Tel: 0532 2928833 E mail: [email protected]
Konuralp Tp Dergisi e-ISSN1309–3878 [email protected] [email protected] www.konuralptipdergi.duzce.edu.tr
Tan Almam Tip 2 Diyabet çin Bir Tarama Metodu Olarak Fin Diyabet Risk Anketi (FINDRISK) Uygulanabilir mi? ÖZET Amaç: Bu çalmada tan almam tip 2 diyabet için bir tarama metodu olarak Fin Diyabet Risk Anketinin (FINDRISK) uygulanabilirliinin aratrlmasn amaçladk. Gereç ve Yöntem:Kesitsel tipteki bu analitik aratrma Aile Hekimlii Polikliniine bavuran 479 kiide yapld.Tip 2 diyabet gelime riski FINDRISK kullanlarak deerlendirildi. Hastalarn 10–12 saat açlk sonras alnan kanlarnda LDL-c, HDL-c, total kolesterol, trigliserid, glukoz ve insulin düzeyleri ölçüldü. nsülin direnci için açlk plazma glukozu ve insülin düzeyleri kullanlarak HOMA IR hesapland. Bulgular: Çalmaya katlanlarn %73,9’u (n=354) kadn %26,1’i (n=125) erkek, ya ortalamalar 35,14±10,77 yl idi. Evlilik, düük eitim seviyesi, isizlik, obezite ve sedanter yaam tarz ile diyabet riski artmaktadr. Diyabet riski yüksek ve çok yüksek olan grupta; ya, beden kütle indeksi (BK), bel çevresi, kalça çevresi, sistolik ve diyastolik kan basnc ortalamalar anlaml derecede daha yüksekti (p<0.001). FINDRISK puan ile AK, insülin, total kolesterol, LDL-c, trigliserid arasnda pozitif yönde, HDL-c arasnda ise negatif yönde anlaml bir iliki bulundu (p<0.001). Orta riskli grupta insülin direnci daha sk görülmekteydi, bu fark istatistiksel olarak çok önemli idi (p<0,001). Sonuç: Tip 2 diyabet tüm dünyada olduu gibi ülkemizde de çok önemli bir salk sorunudur. FINDRISK erikinlerde diyabet açsndan yüksek risk tayan bireyleri tespit etmek için basit ve non-invaziv bir tarama arac olarak kullanlabilir. Anahtar kelimeler: Tip 2 Diabetes Mellitus, FINDRISK, tarama metodu Applicability of the Finnish Diabetes Risk (FINDRISC) as a Screening Tool for Type 2 Diabetes Mellitus ABSTRACT Objective:In this study, we aimed to investigate the applicability of the Finnish Diabetes Risk Score (FINDRISC) as a screening tool for undiagnosed Type 2 Diabetes Mellitus. Methods: This cross-sectional analytic study was carried out on 479 persons referred to the Outpatient Clinic of Family Medicine. The risk of developing Type 2 diabetes mellitus was assessed using the FINDRISC.LDL-c, HDL-c, total cholesterol, triglyceride, glucose and insulin levels were measured in the blood of the patients taken after 10-12 hours of fasting.For insulin resistance, HOMA IR (Homeostasis Model Assessment) was calculated by using fasting plasma glucose (FBG) and insulin levels. Results: In all the participants, 73.9% (n=354) were female, 26.1% (n=125) were male, the mean age was 35.14±10.77. The Diabetes risk was increasing with low education level, marriage, unemployment, obesity and sedentary lifestyle. Age, BMI, waist circumference, hip circumference, systolic and diastolic blood pressure were significantly higher in the high and very high risk group than other groups (p<0.001). A significant positive correlation were found between the FINDRISC score and FBG, insulin, total cholesterol, triglycerides, LDL-c, as well as a negative correlation with HDL-c level (p<0.001). The frequency of insulin resistance were higher in the moderate risk group, this difference was statistically very significant (p<0.001). Conclusion: Type 2 diabetes is a major health problem in our country as well as all over the world. FINDRISC can be used as a simple and noninvasive screening tool to identify individuals at high risk for diabetes in the adults. Key words: Type 2 diabetes mellitus, FINDRISC, screening method.
ARATIRMA MAKALES
GR Diyabet insülin eksiklii ya da insülinin
kullanmndaki sorunlar nedeniyle organizmann karbonhidrat,ya ve proteinlerden yeterince yararlanamad, sürekli tbbi bakm gerektiren, kronik bir metabolizma hastaldr (1).
Diyabet yaadmz yüzyln en önemli salk sorunlarndan biri olarak kabul edilmektedir. Uluslararas Diyabet Federasyonu (IDF: International Diabetes Federation) güncel kaynaklarda global diyabet prevalansn %8,3, bozulmu glukoz tolerans prevalansn %6,9 olarak bildirmekte, bu oranlarn 2030 ylnda sras ile %10,1 ve %8’e yükseleceini öngörmektedir (2). Ülkemizde de durum dünya verileri ile benzerlik göstermekte, diyabetin prevalans ve hasta says her geçen gün artmaktadr. Türkiye Diyabet Epide- miyolojisi (TURDEP-2) çalmasna göre 12 ylda (1998-2010) ülkemizde diyabet görülme skl %90 artarak %7,2’ den %13,7’ ye yükselmitir (3).
Semptom vermeden çok uzun yllar varln sürdürebilen, çok sinsi seyreden bir hastalk olan Tip 2 diyabette insülin direnci ve insülin sekresyon bozukluu ön plandadr ve tüm diyabetlilerin yaklak %90-95’ini oluturur (4). Yaplan çalmalar tüm dünyada olduu gibi ülkemizde de diyabetlilerin yaklak yarsnn hastalnn farknda olmadn göstermektedir (3). Tan konmadan geçen uzun dönemde komplikasyonlar geliebilir. Hastaln bu semptomsuz dönemde belirlenmesi ve risk faktörlerinin yönetimi ile hastaln durdurulmas ya da balamasnn geciktirilmesi olasdr (5). Diyabeti Önleme Program (Diabetes Prevention Program-DPP) çalmasnda beslenme, egzersiz ve vücut arl kontrolü ile özellikle diyabete yatkn etnik gruplarda tip 2 diyabetin % 58 gibi büyük bir oranda önlenebildii gösterilmitir (6).Bu nedenle tüm salk çalanlarnn diyabet konusunda farkndalnn yüksek olmas, farkl nedenlerle salk kurumuna gelen bireyleri diyabet risk faktörleri açsndan gözden geçirmesi oldukça önemlidir.
Bu çalma aile hekimlii polikliniine her hangi bir nedenle bavuran erikinlerde basit ve non-invaziv bir tarama arac olan FINDRISK anketini kullanarak diyabet açsndan yüksek risk tayan bireyleri önceden tespit etmek ve önlem almak amac ile yaplmtr.
GEREÇ VE YÖNTEM Aratrmann tipi, yapld yer ve örneklem seçimi Bu gözlemsel, kesitsel tipteki analitik
aratrma Eylül 2014-ubat 2015 tarihleri arasnda Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tp Fakültesi Aile Hekimlii Polikliniine herhangi bir nedenle bavuran 479 kiide yapld. Aratrmamzda evrendeki birey says bilinmedii için TURDEP-2 çalmasndaki diyabet görülme skl (%13,7) baz alnarak çalmaya alnmas gereken denek says n=t2.p.q/d2 formülü ile en az
182 kii olarak hesaplanmtr (6).
Etik kurul onay Çalmaya Necmettin Erbakan Üniversitesi
Meram Tp Fakültesi Giriimsel Olmayan Klinik Aratrmalar Etik Kurul Onay (2013/476 sayl) alnarak balanm ve uygulama aamasnda çalmann amac hakknda hastalara ksaca bilgi verilerek çalmaya katlmay kabul edenlerden sözlü ve yazl onamlar alnmtr.
Verilerin Toplanmas Aratrmaclar tarafndan hazrlanan
sosyodemografik anket formu katlmclarla yüz yüze görüme yöntemi ile dolduruldu. Bireylerin yalar, cinsiyetleri, medeni durumlar, eitim düzeyleri, meslekleri, sigara içme alkanlklar ve egzersiz yapma durumlar bu anket formuna kaydedildi. Tip 2 Diyabet Risk Deerlendirme Anketi kullanld. Tüm hastalarn fizik muayeneleri yapld, antropometrik ölçümleri ve laboratuvar tetkikleri tamamland. Sistolik ve diyastolik kan basnçlar otomatik sfigmomanometre cihaz ile hastalar oturur pozisyonda iken 10 dakika dinlendirildikten sonra ölçüldü.
Diyabet risk anketi (FINDRISK) Günümüzde erikinlerin diyabet riskini
deerlendirmek için pek çok araç bulunmaktadr. Finlandiya Tip 2 Diyabetten Korunma Program kapsamnda, Fin Diyabet Birlii’nce gelitirilmi olan FINDRISK bu amaçla günlük uygulamada kolaylkla kullanlabilen bir araçtr (8). Ülkemizde yaygn olarak kullanlan ve Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Dernei tarafndan da önerilen FINDRISK anketinin erken dönemde Tip 2 diyabet riskini belirlemede yararl olduu ile ilgili çalmalar bulunmaktadr. Bu anket ile yaplan deerlendirmede bireyin gelecek 10 yl içinde diyabet olma riski belirlenir(1).
Biz de çalmamzda; ya, beden kütle indeksi (BK), bel çevresi, fiziksel aktivite, meyve veya sebze tüketimi, antihipertansif ilaç öyküsü, yüksek kan ekeri ve ailede diyabet öyküsü olmak üzere 8 bileenden oluan FINDRISK anketini kullandk. Katlmclarn cevaplarna karlk gelen puanlar toplanarak 0-26 arasnda deien toplam diyabet risk puan hesapland. Katlmclar Tablo 1 de gösterilen cut-off deerlerine göre risk gruplarna ayrld.
Antropometrik ölçümler Hastalarn antropometrik ölçümleri
(vücut arl, boy uzunluu, bel çevresi, kalça çevresi) hata orann azaltmak için ayn aratrc tarafndan yapld. Boylar ayakkablar çkarlarak, arlklar ceket ve üstteki fazla giysiler çktktan sonra standart baskül ve boy ölçer yardm ile ölçüldü. Hastalarn boy ve kilolar ölçülerek BK=Arlk (kg)/Boy (m)² formülü ile hesapland. BK deeri 18.50’nin altnda olanlar zayf, 18.50– 24.99 arasnda olanlar normal kilolu, 25.0–29.99 arasnda olanlar fazla kilolu, 30.0 ve üzerinde olanlar obez olarak deerlendirildi.Bel çevresi
Ruhuen K ve ark.
Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3) 158-166 160
olarak, arkus kostarum ile processus spina iliaka anterior süperior arasndaki en dar çap, kalça çevresi olarak da arkada gluteus maksimuslarn en çkntl yerinden ve önde simfizis pubis üzerinden geçen en geni çap kabul edildi ve elastik olmayan bir mezura ile ölçüldü. Dünya Salk Örütü (DSÖ) obezite kriterlerine göre bel çevresi kesim deeri kadnlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm olarak deerlendirildi.
Laboratuvar bulgular Hastalarn 10-12 saat açlk sonras alnan
kanlarnda hemogram, total kolesterol, LDL-c, trigliserid, HDL-c, açlk kan ekeri (AK) ve insülinölçüldü.
nsülin direnci nsülin direnci için açlk plazma glukozu
ve insülin düzeyleri kullanlarak aadaki formül ile HOMA IR hesapland(9).
HOMA-IR= Serum Glukoz (mg/dL) × Plasma insülin (μU/mL) / 405.
HOMA-IR’nin kesin bir cut-off deeri olmamakla birlikte birçok çalmada HOMA-IR’ nin cut-off deeri 2,5 olarak alnmtr (9). Biz de bu çalmadaHOMA-IR’nin cut-off deerini 2,5 olarak aldk ve 2,5’in altn insülin direnci yok, 2,5 ve üstünü insülin direnci var olarakdeerlendirdik.
Tablo 1. FINDRISK Tip 2 Diyabet Risk Anketi
statistik Analiz Çalmada elde edilen bulgular
deerlendirilirken,istatistiksel analizler için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 20.0 program kullanld. Sürekli deikenlere ait tanmlayc istatistikler ortalama ve standart sapma cinsinden, kategorik verilere ait tanmlayc istatistikler ise frekans ve yüzde cinsinden tablo halinde özetlenmitir. Normal dalma uygunluk Kolmogorov-Smirnov testi ile deerlendirildi. Buna göre normal dalm gösteren niceliksel verilerin karlatrlmasnda Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) testi kullanld. Gruplar arasnda anlaml farkllk bulunduu durumlarda post-hoc test yapld. Kategorik yapdaki verilerin karlatrlmasnda ise Chi-Square testi kullanld. Parametreler aras korelasyon Pearson korelasyon analizi ile yapld. Korelasyon katsays (r) ; 0.00–0.24 aras zayf, 0.25–0.49 aras orta, 0.50–0.74 aras güçlü, 0.75– 1.00 aras çok güçlü iliki olarak deerlendirildi (7).ki deiken arasnda dorusal regresyon analizi yaplarak regresyon belirleyicilik katsays hesaplanmtr. Sonuçlar % 95’lik güven aralnda, anlamllk p<0.05 düzeyinde deerlendirildi.
DYABET RSK PUANI Toplam skor Risk derecesi 10 yllk risk <7 Düük %1 (1/100)
7-11 Hafif %4 (1/25) 12-14 Orta %16 (1/6) 15-20 Yüksek %33(1/3)
>20 Çok yüksek %50 (1/2)
1. Ya 0 puan: <45 2 puan: 45-54 3 puan: 55-64 4 puan: >64
2. Beden kütle indeksi (BK) 0 puan: <25 kg/m2 1 puan: 25-30 kg/m2 3 puan: >30 kg/m2
3. Bel çevresi ERKEK
<94 cm 94-102 cm >102 cm>88 cm
KADIN <80 cm 80-88 cm
4. Ekseri günlerde ite veya bo zamanlarnzda çounlukla günde en az 30 dakika egzersiz yapyor musunuz? 0 puan: Evet 2 puan: Hayr
5. Hangi sklkta sebze-meyve tüketiyorsunuz? 0 puan: Her gün 2 puan: Her gün deil
6. Kan basnc yükseklii için hiç ilaç kullandnz m veya sizde yüksek tansiyon bulundu mu? 0 puan: Hayr 2 puan: Evet
7. Hekim veya herhangi bir salk personeli tarafndan (check-up, hastalk veya gebelik srasnda) kan ekerinizin yüksek veya snrda olduu söylendi mi? 0 puan: Hayr 5 puan: Evet
8. Aile bireylerinizden herhangi birinde diyabet tans konulmu muydu? 0 puan: Hayr 3 puan: Evet, amca, hala, day, teyze, kuzen ya da yeen (2. derece yaknlarda) 5 puan: Evet, biyolojik baba ya da anne, kardeler, ya da çocuunuzda (1. derece yaknlarda)
Ruhuen K ve ark.
Tablo 2. Katlanlarn sosyodemografiközellikleri BULGULAR Çalmaya katlan 479 kiinin %73,9’u
(n=354) kadn %26,1’i (n=125) erkek, tüm grubun ya ortalamas 35,14±10,77 yl (kadnlarda 33,66±10,46, erkeklerde 39,35±10,57) idi. Katlanlarn %76,6’s (n=367) evli, %34,3’ü (n=164) ilkokul mezunu, %36,5’i (n=175) üniversite mezunu, %41,4’ü (n=198) ev hanm idi (Tablo 2). Tüm katlanlarn diyabet risk durumuna bakldnda %31,9’u (n=153) düük riskli, %31,1’i (n=149) hafif riskli, %21,5’i (n=103) orta riskli, %13,6’s (n=65) yüksek riskli ve %1,9’u (n=9) çok yüksek riskli grupta idi (Tablo 2).
Evli olanlarda, ortaokul ve alt eitimlilerde, obezlerde, çalmayanlarda ve egzersiz yapmayanlarda yüksek/çok yüksek diyabet riski daha fazla görülmekte idi (p<0,001) (Tablo 3).
nsülin direnci ile diyabet riski karlatrldnda, orta riskli grupta insülin direnci daha sk görülmekteydi, bu fark istatistiksel olarak çok önemli idi (χ²=14,597, p=0,001) (Tablo 4).
Diyabet riski yüksek ve çok yüksek olan grupta, ya, beden kütle indeksi, bel çevresi, kalça çevresi ve sistolik kan basnc ortalamalar daha yüksekti ve bu fark istatistiksel olarak çok önemli idi (p<0,001). Diyabet riski yüksek ve çok yüksek olan grupta diyastolik kan basnc ortalamas dier gruplara göre istatistiksel olarak anlaml derecede daha yüksekti (F=3,067, p=0,047) (Tablo 5).
Katlanlarn diyabet risk durumu ile AK deeri karlatrldnda diyabet riski yüksek ve çok yüksek olan grupta AK daha yüksekti ve bu fark istatistiksel olarak çok önemli idi (F=19,130, p<0,001) (Tablo 6).
Çalmamzda diyabet risk durumu ile insülin deeri karlatrldnda düük ve hafif riskli grupta insülin deeri dier gruplardan anlaml derecede daha düük idi (F=3,401, p=0,034) (Tablo 6).
Katlanlarn diyabet risk durumu ile kan lipit deerleri karlatrldnda, HDL-c düük ve hafif riskli grupta anlaml derecede yüksek iken (p=0,016), trigliserid orta riskli grupta anlaml derecede yüksek bulundu (p=0,011). Diyabet riski yüksek ve çok yüksek olan grupta total kolesterol ve LDL-c deerleri daha yüksekti ancak bu fark istatistiksel olarak anlaml deildi (p>0,05) (Tablo 6).
*BK: Beden kütle indeksi
Katlanlarn toplam diyabet risk puan ile AK arasndaki korelasyon incelendiinde pozitif yönde orta derecede bir korelasyon saptand (r=0,340, p<0,001) (Tablo 7). Dorusal regresyon analizi yapldnda diyabet risk puanndaki yüksekliin %11,6’s AK’deki arta atfedilmektedir (R2=0,116) (ekil 1). Diyabet risk puan ile dier parametreler arasndaki korelasyonlar Tablo 7’degösterilmitir.
Parametreler
n
Medeni durum
Evli 367 76,6 Bekar 105 21,9 Dul 7 1,5 Meslek Ev hanm 198 41,4 Memur 139 29,0
çi 74 15,4
Örenci 33 6,9
Esnaf 18 3,8
Emekli 17 3,5
BK 25-29.99 kg/m2 139 29,0
BK≥30 kg/m2 219 45,7
Diyabet risk durumu
>20, çok yüksek risk 9 1,9
Ruhuen K ve ark.
Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3) 158-166 162
ekil-1. Diyabet risk puan ile AK arasnda lineer regresyon analizi R2= Regresyon belirleyicilik katsays
(R2=0,116, p<0,001)
Sosyodemografiközellikler Düük ve hafif
Yüksek ve çok yüksek risk
(n=74)
χ²
Medeni durum Evli olanlar 213 70,5 85 82,5 69 93,2
19,671
0,001 Evli olmayanlar 89 29,5 18 17,5 5 6,8 Eitim durumu Ortaokul ve alt 117 38,7 56 54,4 43 58,1
13,562
0,001 Lise ve üzeri 185 61,3 47 45,6 31 41,9 Çalma durumu Çalyor 185 61,3 48 46,6 31 41,9
12,855
0,002 Çalmyor 117 38,7 55 53,4 43 58,1 Sigara içme alkanl çiyor 56 18,5 16 15,5 11 14,9
0,856
0,652 çmiyor 246 81,5 87 84,5 63 85,1 Egzersiz yapma durumu Evet 114 37,7 31 30,1 15 20,3
8,807
0,012 Hayr 188 62,3 72 69,9 59 79,7 Obezite durumu Normal kilolu 113 37,4 8 7,8 0 0,0
122,761
0,001 Fazla kilolu 107 35,4 19 18,4 13 17,6 Obez 82 27,2 76 73,8 61 82,4
Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3) 158-166 163
Ruhuen K ve ark.
HOMA-IR
Cut-off
Orta risk (n=103)
n % n % n % χ² p
<2.5 249 82,5 67 65,0 53 71,6
14,597
Toplam 302 100 103 100 74 100
Tablo 5. Katlanlarn diyabet risk durumu ile ya ve baz ölçümlerin karlatrlmas
Parametreler
Düük ve hafif risk (a) Orta risk (b) Yüksek ve çok
yüksek risk (c)
Ya (yl) 33,56±10,19 36,74±11,47 39,39±10,72 10,548 0,026ab
<0,001 ac
*BK (kg/m2) 27,75±6,02 34,29±6,72 35,16±5,56 71,536 <0,001ab
<0,001 ac
Bel çevresi (cm) 88,60±15,20 102,47±13,60 103,08±12,43 53,133 <0,001ab
<0,001 ac
Kalça çevresi (cm) 104,71±12,13 116,78±12,74 116,42±9,37 56,035 <0,001ab
<0,001 ac
Sistolik KB** (mmHg) 125,21±12,78 129,20±14,53 131,85±13,57 9,072 0,026ab
<0,001 ac
Diyastolik KB (mmHg) 74,37±10,7 76,39±10,0 77,43±12,0 3,067 0,047
*BK: Beden kütle indeksi **KB: Kan basnc
Tablo 6. Katlanlarn diyabet risk durumu ile AK, kan lipit ve insülin deerlerinin karlatrlmas Düük ve hafif risk
(n=302)(a) Orta risk (n=103)(b) Yüksek ve çok yüksek
risk (n=74)(c)
AK (mg/dL)
<0,001 ac
LDL-c (mg/dL) 116,36±35,06 117,85±34,47 123,21±33,67 1,155 0,316
HDL-c (mg/dL) 47,61±11,87 44,00±9,65 45,96±9,51 4,198 0,014ab
Trigliserid (mg/dL)
nsülin (µIU/dL) 8,41±8,31 10,68±6,86 9,19±5,44 3,401 0,029ab
Ruhuen K ve ark.
Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3) 158-166 164
Tablo 7. Parametreler aras korelasyon durumu PARAMETRELER 1 2 3 4 5 6 7
1- Diyabet risk puan r 1 p
2- AK r 0,340** 1 p <0,001
3- HDL-c r -0,186** -0,131** 1 p <0,001 0,004
4- LDL-c r 0,113* 0,151** -0,045 1 p 0,013 0,001 0,327
5- T. Kolesterol r 0,102* 0,182** 0,085 0,927** 1 p 0,025 <0,001 0,064 <0,001
6- Trigliserid r 0,190** 0,236** -0,393** 0,248** 0,435** 1 p <0,001 <0,001 <0,001 <0,001 <0,001
7- nsülin r 0,158** 0,267** 0,198** -0,077 -0,038 0,234** 1
p 0,001 <0,001 <0,001 0,093 0,410 <0,001
*Korelasyon 0,05 seviyesinde önemlidir. **Korelasyon 0,01 seviyesinde önemlidir.
TARTIMA Diyabet yaadmz yüzyln en önemli
salk sorunlarndan biri olarak kabul edilmektedir. Diyabetli saysnn her geçen gün artmas, diyabetle ilikili salk sorunlarnn insanlarn yaamn ve salk sistemlerini ciddi derecede etkilemesi bu kany güçlendirmektedir (4). Çalmamzn birinci basamak salk kurulularnda daha fazla katlmc ile deil de, bir üniversite hastanesi aile hekimlii polikliniinde yaplm olmas en önemli kstllmz olabilir.
Çalmamzda diyabet riski ile eitim düzeyi arasndaki iliki incelendiinde; ortaokul ve alt eitimlilerde lise ve üstü eitimlilere göre diyabet riski yüksek/çok yüksek olarak tespit edildi. Amerika Birleik Devletleri'nde 1999-2010 yllar arasnda 20.633 erikin bireyin katld NHANES (National Health and Nutrition Examination Survey) çalmasnda diyabet riski ile eitim durumu arasndaki iliki incelenmi ve eitim seviyesi yükseldikçe diyabet riskinin anlaml derecede azald bildirilmitir (10). Viitasalo ve arkadalar yaptklar çalmada bizim bulgularmza benzer ekilde eitim seviyesi yüksek olan bireylerde diyabet riskini anlaml derecede daha düük bulmulardr(11).
Çalmamzda diyabet riski ile cinsiyetler arasndaki ilikiye bakldnda anlaml bir iliki bulunmad. Akyil ve arkadalar Erzurum’da yaptklar çalmada kadnlarda diyabet risk puann anlaml derecede daha yüksek bulmulardr (12). Janghorbani ve arkadalar çalmalarnda kadnlarda diyabet riskinin anlaml derecede daha yüksek olduunu bildirmilerdir (13). Bizim
çalmamza benzer ekilde Väätäinen ve arkadalar da diyabet riski ile cinsiyetler arasnda anlaml bir iliki bulmamlardr(14).
Çalmamzda diyabet riski ile medeni durum arasndaki iliki incelendiinde evli bireylerde evli olmayanlara göre diyabet riski yüksek/çok yüksek olarak tespit edildi. Bizim çalmamza benzer ekilde NHANES çalmasnda da evli bireylerde diyabet riskinin anlaml derecede daha yüksek olduu bulunmutur (10). Väätäinen ve arkadalar ise diyabet riski ile medeni durum arasnda anlaml bir iliki bulmamlardr(14).
Çalmamzda diyabet riski ile çalma durumu arasndaki iliki incelendiinde çalmayan bireylerde çalanlara göre diyabet riskinin daha yüksek olduu tespit edildi. Väätäinen ve arkadalar da yaptklar çalmada bizim bulgularmza benzer ekilde çalmayan bireylerde diyabet riskini anlaml derecede daha yüksek bulmulardr (14).
Çalmamzda diyabet riski ile sigara içme alkanl arasndaki ilikiye bakldnda anlaml bir iliki bulunmad. Bizim çalmamza benzer ekilde Akyil ve arkadalar da çalmalarnda sigara içme durumu ile diyabet risk puan arasnda anlaml bir iliki bulmamlardr (12). NHANES çalmasnda sigara içen bireylerde içmeyenlere göre diyabet riski daha düük olarak tespit edilmitir (10).
Fiziksel inaktivite, diyabete, diyabet komplikasyonlarna bal morbidite ve mortalitede arta neden olmaktadr. Düzenli egzersiz ile kan ekeri regülasyonu daha baarl olmakta,
Ruhuen K ve ark.
kardiyovasküler risk faktörleri azalmakta, kilo verme ve saln gelitirilmesi salanabilmektedir (15). Çalmamzda düzenli egzersiz yapanlarda yapmayanlara göre diyabet riski anlaml derecede daha düük idi. Viitasalo ve arkadalar yaptklar çalmada sedanter yaam süren bireylerde diyabet riskini anlaml derecede daha yüksek bulmulardr (11). Benzer ekilde Väätäinen ve arkadalar da düzenli egzersiz yapmayan bireylerde diyabet riskinin çok yüksek olduunu bildirmilerdir (14).
Tip 2 diyabetin deitirilemez risk faktörlerinden biri olan ya ile birlikte diyabet riski de artmaktadr (1). Çalmamzda diyabet riski ile ya arasndaki iliki incelendiinde ya arttkça diyabet riski de anlaml derecede artmakta idi.
Obezite, tip 2 diyabet için en önemli risk faktörüdür. Son zamanlarda yaplan çalmalarda kilo verme ile diyabetin önlenebilecei veya geciktirilebilecei ortaya konmutur (16). Yaplan birçok çalmada beden kütle indeksi arttkça diyabet riskinin artt gösterilmitir (17-19). Çalmamzda da obezlerde obez olmayanlara göre diyabet riski daha yüksek olarak tespit edildi. Ayrca beden kütle indeksi arttkça diyabet riski anlaml derecede artmakta idi. Ancak yaplan çalmalar tip 2 diyabetin özellikle santral obezite ile ilikili olduunu göstermektedir (11,13,17). Çalmamzda da bireylerin bel ve kalça çevreleri arttkça diyabet riski anlaml derecede artmaktaidi.
Obezite ile diyabet arasndaki balant insülin direnci ile ilikilidir. Tip 2 diyabetin ortaya çkndaki temel mekanizma hiperinsülinemi ve insülin direncidir (20). Çalmamzda da insülin ve insülin direnci ile diyabet riski arasnda anlaml bir iliki vard. Wang ve arkadalar yaptklar çalmada diyabet riski ile insülin direnci arasnda çok güçlü iliki olduunu göstermilerdir (21). Schwarz ve arkadalar ise diyabet riski ile insülin direnci arasnda orta düzeyde pozitif yönde bir iliki tespit etmilerdir (22).
nsülin direnci gelimesiyle karacierde glukoneogenez basklanamamakta ve periferik dokularda glukoz kullanm azalmaktadr. Bunun sonucunda kan glukoz düzeyleri yükselmektedir (23,24). Çalmamzda da literatüre benzer ekilde yüksek ve çok yüksek diyabet riski olan grupta AK önemli derecede dahayüksekti.
Epidemiyolojik çalmalar diyabetik popülasyonda hipertansiyon sklnn, diyabetik olmayanlara göre 2 kat fazla olduunu göstermitir (25). Çalmamza katlanlarn sistolik ve diyastolik
kan basnçlar arttkça diyabet riski artmakta idi. Tankova ve arkadalar çalmalarnda sistolik ve diyastolik kan basnc ile diyabet risk puan arasnda pozitif yönde anlaml derecede bir korelasyon olduunu göstermilerdir (17). Costa ve arkadalar yaptklar çalmada diyabet riski arttkça sistolik ve diyastolik kan basnc deerlerinin arttn bildirmilerdir(19).
Kutlu ve arkadalarnn yapt çalmada açlk kan ekeri ≥100 mg/dl olanlarda %61.9 sklkta metabolik sendrom (MetS) tespit edildi. Trigliserit seviyesi ≥150 mg/dl olanlarda MetS gelime skl %80.6 idi. Trigliserit seviyesi ≥150 mg/dl olanlarda MetS gelime skl trigliserit seviyesi <150 mg/dl olanlara göre 12.7 kat daha fazla idi (26). Çalmamzda diyabet riski arttkça trigliserid düzeyleri anlam derecede artmakta, HDL-c düzeyleri ise azalmakta idi. Diyabet riski yüksek ve çok yüksek olan grupta total kolesterol ve LDL-c deerleri daha yüksekti, ancak bu fark istatistiksel olarak anlaml deildi. Bizim çalmamza benzer ekilde Saaristo ve arkadalar da çalmalarnda diyabet riski arttkça trigliserid düzeylerinin anlaml derecede arttn, HDL-c düzeylerinin azaldn bildirmilerdir. Total kolesterol ile diyabet riski arasnda ise anlaml bir iliki bulmamlardr (18).
Sonuç olarak diyabetin görülme skl ve hasta says dünya genelindeki arta paralel olarak ülkemizde de hzla artmaktadr. Tip 2 diyabette erken tan yalnzca hastala kar önlem almak için deil, diyabetin komplikasyonlar açsndan da önem tamaktadr. Çünkü hastaln mikrovasküler komplikasyonlar henüz aikâr diyabet aamasna gelinmeden, baka bir deyile tan konulmadan yllar önce balamaktadr. Bu nedenle diyabetle mücadelede salk hizmetlerinin tüm basamaklarndaki hizmetler çok önemli olmakla birlikte, özellikle birinci basamak salk hizmetleri bu anlamda çok deerlidir. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Dernei tarafndan da önerilen FINDRISK anketinin erken dönemde Tip 2 diyabet riskini belirlemede yararl olduu ile ilgili çalmalar bulunmaktadr (27,28). Kolay uygulabilir, ucuz ve non-invazif olan bu anket ile yaplan deerlendirmede bireyin gelecek 10 yl içinde diyabet olma riski belirlenir. Risklerin belirlenmesi ve risk yönetimi konularnda birinci basamak salk kurumlar daha fazla sorumluluk almal, çalanlar bu konuda güçlendirilmelidir.
KAYNAKLAR 1. Türkiye Endokrin ve Metabolizma Dernei (TEMD) Diabetes Mellitus ve Komplikasyonlarnn Tan, Tedavi ve zlem Klavuzu 2015. http://www.turkendokrin.org/files/15055_DIYABET_web(1).pdf. Eriim tarihi: 12.02.2016 2. International Diabetes Federation. IDF Diabetes Atlas Sixth edition 2013. Online version of IDF Diabetes At- las: www.idf.org/diabetesatlas. Eriim tarihi:10.01.2016 3. Satman I, Ömer B, Tutuncu Y et al. Twelve-year trends in the prevalence and risk factors of diabetes and pre- diabetes in Turkish adults. Eur J Epidemiol 2013;28:169-80. 4. Coansu G. Diyabet: Küresel Bir Salgn Hastalk. Okmeydan Tp Dergisi 2015;31(Ek say):1-6.
Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3) 158-166 166
5. American Diabetes Association. Prevention or delay of type 2 diabetes. Sec.5. In Standards of Medical Care in Diabetes 2015. Diabetes Care 2015;38:31-2. 6. The DPP Study Group. The Diabetes Prevention Program: baseline characteristics of the randomized cohort. Diabetes Care 2000; 23(11):1619-29. 7. Aksakolu G. Correlation and regression computation methods In: Aksakolu G, eds. Salkta aratrma ve çözümleme. 2. Bask. zmir: DEÜ Rektörlük Basmevi; 2006. p. 283-90. 8. Finnish Diabetes Association, Programme for the Prevention of Type 2 Diabetes in Finland 2003- 2010.http://www.diabetes.fi/files/1108/Programme_for_the_Prevention_of _Type_2_Diabetes_in_Finland_2003-2010.pdf. Eriim tarihi: 15.10.2014. 9. Baskn Y, Yiitba T, Afacan G et al. nsülin direnci olan erikin kilolu ve obezlerde lipoprotein (a) ile lipid parametreleri. Türk Klinik Biyokimya Derg. 2008;6(2):65-71. 10. Zhang L, Zhang Z, Zhang Y et al. Evaluation of Finnish Diabetes Risk Score in screening undiagnosed diabetes and prediabetes among U.S. adults by gender and race: NHANES 1999-2010. PLoS One. 2014;9(5):e97865. 11. Viitasalo K, Lindström J, Hemiö K et al. Occupational health care identifies risk for type 2 diabetes and cardiovascular disease. Prim Care Diabetes. 2012;6(2):95-102. 12. Cevik Akyil R, Miloglu O, Olgun N et al.A comparison of three different diabetes screening methods among dental patients in Turkey. Pak J Med Sci. 2014;30(1):65-9. 13. Janghorbani M, Adineh H, Amini M. Finnish Diabetes Risk Score to predict type 2 diabetes in the Isfahan diabetes prevention study. Diabetes Res Clin Pract. 2013;102(3):202-9. 14. Väätäinen S, Cederberg H, Roine R, et al. Does Future Diabetes Risk Impair Current Quality of Life? A Cross-Sectional Study of Health-Related Quality ofLife in Relation to the Finnish Diabetes Risk Score (FINDRISC). PLoS One. 2016;11(2):e0147898. 15. American Diabetes Association. Diagnosis and Classification of Diabetes Mellitus. Diabetes Care 2004; 27: 5-10. 16. Chiasson JL, Josse RG, Gomis R, et al. STOP-NIDDM Trail Research Group. Acarbose for prevention of type 2 diabetes mellitus: the STOP-NIDDM randomisedtrial. Lancet. 2002;359(9323):2072-7. 17. Tankova T, Chakarova N, Atanassova I et al. Evaluation of the Finnish Diabetes Risk Score as a screening tool for impaired fasting glucose, impaired glucosetolerance and undetected diabetes. Diabetes Res Clin Pract. 2011;92(1):46-52. 18. Saaristo T, Peltonen M, Lindström J, et al. Cross-sectional evaluation of the Finnish Diabetes Risk Score: a tool to identify undetected type 2 diabetes, abnormal glucose tolerance and metabolic syndrome. Diab Vasc Dis Res 2005;2:67-72. 19. Costa B, Barrio F, Piñol JL, et al. Shifting from glucose diagnosis to the new HbA1c diagnosis reduces the capability ofthe Finnish Diabetes Risk Score (FINDRISC) to screen for glucose abnormalities with in a real life primary healthcare preventive strategy. BMC Med. 2013;11:45. 20. Yldz E. Obezite ve Tip 2 Diyabet. Ankara: Salk Bakanl Yayn No: 729;2012. 21. Wang J, Stancakova A, Kuusisto J et al. Identification of undiagnosed type 2 diabetic individuals by the Finnish diabetes risk score and biochemical and genetic markers: a population-based study of 7232 Finnish men. J Clin Endocrinol Metab 2010. 95:3858-3862. 22. Schwarz PE, Li J, Reimann M, et al. The Finnish Diabetes Risk Score is associated with insulin resistance and progression towards type 2 diabetes. J Clin Endocrinol Metab2009;94:920-6. 23. Lebovitz HE, Banerji MA. Point: visceral adiposity is causally related to insulin resistance. Diabetes Care 2005;28(9):2322-5. 24. Janghorbani M, Adineh H, Amini M. Evaluation of the Finnish Diabetes Risk Score (FINDRISC) as a screening tool for the metabolic syndrome. Rev Diabet Stud. 2013;10(4):283-92. 25. Önder MR, Özerkan F. Diyabet ve Hipertansiyon. Türkiye Klinikleri J Cardiol 2000;13(5):401-3. 26. Kutlu R, Çivi S. Aile Hekimlii Polikliniine Bavuran Yirmi Ya ve Üzeri Erikinlerde Metabolik Sendrom Skl ve likili Faktörler Konuralp Medical Journal2014;6(2):47-54. 27. Vandersmissen GJ, Godderis L. Evaluation of the Finnish Diabetes Risk Score (FINDRISC) for diabetes screening in occupational health care. Int J Occup Med Environ Health. 2015;28(3):587-91. 28. Gomez-Arbelaez D, Alvarado-Jurado L, Ayala-Castillo M, et al. Evaluation of the Finnish Diabetes Risk Score to predict type 2 diabetes mellitus in a Colombian population: A longitudinal observational study. World J Diabetes. 2015;6(17):1337-44.
ARATIRMA MAKALES
1Karabük Üniversitesi Karabük Eitim ve Aratrma Hastanesi Aile Hekimlii A.D. Karabük. 2Aydn Atatürk Devlet Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü, Aydn. 3Adnan Menderes Üniversitesi Tp Fakültesi Göüs Hastalklar A.D. Aydn. 4Karabük Üniversitesi Karabük Eitim ve Aratrma Hastanesi Göüs Hastalklar A.D. Karabük. 5Karabük Üniversitesi Karabük Eitim ve Aratrma Hastanesi Aile Hekimlii A.D. Karabük. 6Balar Aile Sal Merkezi, Safranbolu, Karabük
Bu makale 20th Wonca Europe Conference 2015 stanbul’da poster olarak sunulmutur
Yazma Adresi: Dr. Ali Ramazan Benli Karabük Üniversitesi Karabük Eitim ve Aratrma Hastanesi Aile Hekimlii A.D. Karabük E-mail: [email protected]
Konuralp Tp Dergisi e-ISSN1309–3878 [email protected] [email protected] www.konuralptipdergi.duzce.edu.tr
Salk Kuruluna Bavuru Nedenlerinin Deerlendirilmesi ÖZET Amaç: Hastanemiz salk kuruluna bavuran hastalarn, bavuru nedenleri, engellilik oranlar ve bunlarn yalara göre dalmn inceleyerek ülkemizdeki engelliler ile ilgili epidemiyolojik bilgiye katk salamaktr. Yöntem: Ocak 2014- Aralk 2014 tarihleri arasnda Karabük Üniversitesi Eitim Aratrma Hastanesi salk kuruluna bavuran hastalarn kaytlar retrospektif olarak incelendi. Sonuçlar oransal olarak tanmland. Bulgular: Hastanemiz engelli salk kuruluna Ocak 2014-Aralk 2014 arasnda 2637 olgu bavurmutur. Bu hastalarn 1554'ü erkek (%58.9), 1083'ü kadn (%41) idi. Ya arttkça bavuru skl artmtr. En fazla bavuru 65 ya üzeri grupta olmutur. Hastalar salk kuruluna en sk engellilik tespiti nedeniyle, 2. sklkla özel eitim alabilmek için bavurmulardr. Engellilik oran %40 ve üzerinde olanlar engelli haklarndan yararlanmaktadr. Buna göre %40’n üzerinde puan alan olgu says 1834’tür (%69.5). Bunlarn 1055’i erkek (%40), 779’u kadndr (%29.5). ncelenen olgulardan 569 kii (%21.5) ar engelli idi. Ar engelli olanlarn 317’si kadn (%12), 252’si erkekti (%9). Sürekli engelli oranna sahip olgu says 1638’dir (%62). Bunlarn 960’ erkek (%36), 678’i kadndr (%26). Hastalarn branlara göre dalm deerlendirildiinde en sk 976 (%37) olgu ile ortopedi ve fizik tedavi uzmanlar tarafndan yaplan kas iskelet sistemi hastalklar tespit edilmitir. En az özür oran ise 8 (%0.3) olgu ile kadn hastalklar branndan olmutur. Sonuç: Engelli nüfusun yaam kalitesi ve onlara sunulan hizmetin kalitesi, toplumun gelimilik düzeyi ile yakndan alakaldr. Engelli bireylerin hayat kalitesini düzeltebilmek için öncelikle bölgesel olarak ve ülke genelinde bu bireylerin verilerine ihtiyaç bulunmaktadr. Anahtar Kelimeler: Engelli Oran, Salk Kurulu, Epidemiyoloji
Evaluation of Causes Application on Medical Board ABSTRACT Aim: Disabled patients are admitted to the medical board to determine the disability rate in order to use the occupational, health and social rights in Turkey. According to the law, over 40% of individuals with disabilities, based on the severity of their disability and illness rate, have different rights. We aimed to contribute to epidemiological data on people with disabilities in our city. Methods: Between January 2014 and December 2014 the records of patients were admitted to the medical board of Karabuk University Training and Research Hospital, and they were analyzed retrospectively. Results: In the medical board in January 2014-December 2014, 2637 cases were evaluated. 1554 of these patients were male (58.9%), 1083 women (41%). With the increase of age, the frequency of application increased, too. Maximum application was in the group who are above 65 years of age. The numbers of cases by over 40% points are 1834 people (69.5%).1055 of them were men (40%), 779 were women (29.5%). When the cases were evaluated according to the distribution of branches, 976 cases (37%) in musculoskeletal system were identified. The least disability was in Obstetrics and Gynecology with 8 cases (0.3%). Conclusion: Quality of life of the disabled population and the quality of services which are offered to them are closely related to the level of development of the society. In order to improve the life quality of disabled people, regional and country wide data of these people are needed. Keywords: Disability, Medical Board, Epidemiology
zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yeteneklerini çeitli derecelerde kaybeden bu nedenle toplumsal yaama uyum salama ve günlük gereksinimlerini karlamada zorluk çeken kiidir (1). Erken yalarda engellilik genellikle doutan olan hastalklar ve geçirilmi kazalar nedeni ileyken, ileri yalarda ise en sk kronik hastalklar sonucu olumaktadr (2).
Engellilik sadece kiinin kendisini deil, ailesini ve toplumu da yakndan ilgilendiren bir durumdur. Engelli birey de toplumun bir parçasdr. Bu bireylerde toplumun her üyesi gibi sosyal alanlarda, i ve salk sektöründe ihtiyaç duyduklar destei alabilmelidirler. Ülkemizde birçok birey i, salk ve sosyal haklarn kullanabilmek için hastanelerde bulunan salk kurullarna rapor amacyla bavurmaktadr (3,4).
Ülkemizde engellilik durumunun tespiti 28603 sayl Resmi Gazetede yaynlanan yönetmelikçe düzenlenmitir (1). Engelli nüfusun yaam kalitesi ve onlara sunulan hizmetin kalitesi o toplumun gelimilik düzeyi ile yakndan alakaldr. Engelli bireylerin hayat kalitesini düzeltebilmek için öncelikle ülke genelinde ve bölgesel olarak bu bireylerin verilerine ihtiyaç bulunmaktadr. Ülkemizde kayt sistemindeki eksiklikler nedeniyle engelli nüfusun oran tam olarak tespit edilememektedir (4). Bu çalmada bölgemizdeki engellilik durumunun belirlenmesine katk salamas amacyla hastanemizin salk kurulu (SK) verilerini deerlendirdik.
GEREÇ ve YÖNTEM Ocak 2014 - Aralk 2014 tarihleri arasnda
Karabük Üniversitesi Eitim Aratrma Hastanesi SK'ya bavuran hastalarn kaytlar retrospektif olarak incelendi. Taramalar hastanenin otomasyon sisteminde bulunan raporlar ve dorudan bavuru dosyalar üzerinden yapld. 2637 olgunun verileri çalmaya dahil edildi. Hastalarn bavuru nedenleri, bavuru aylar, ya, cinsiyet, engelli oranlar, engelliliin ar olup olmamas, süreklilii, engelli oranlarnn dalmlar incelendi.
Yönetmelie göre %40 ve üzeri özürlülüü olan bireyler, özür oranlarna göre ve hastalnn arlna, sürekliliine göre farkl haklara sahip olmaktadr. Ar özürlü tanm yönetmelikte, özür oran %50 ve üzerinde olduu tespit edilenlerden günlük yaam aktivitelerini bakalarnn yardm olmakszn yerine getiremeyeceine özürlü salk kurulu tarafndan karar verilen kiilerdir. Engellilik oran %90 üzeri olanlar ile ar engelliler için fazladan hak tannmaktadr (1).
SK'ya engelli tespiti, H snf sürücü belgesi almak, malulen emeklilik, özel eitim, vasi tayini ve tayin için gerekli salk raporunu almak için bavuran olgular deerlendirildi. Silah ruhsat alma, ilaç ve istirahat raporu, 'ar ve tehlikeli ilerde çalabilir' ibareli SK raporlar için salk kuruluna bavuranlar dland. Olgularn
deerlendirilmesi, 30.03.2013 tarihli ve 28603 sayl Resmi Gazete’de yaymlanan "Salk Kurulu Raporlar Hakknda Yönetmelik" esas alnarak yaplmtr. Hastanemizde SK'ya bavuran kiiler fizik tedavi ve rehabilitasyon, ortopedi, iç hastalklar, göz, kulak burun boaz, genel cerrahi, nöroloji ve psikiyatri uzmanlar tarafndan deerlendirilmektedir. Dier branlar ilgilendiren hastalk söz konusu ise, o bölümlerden de deerlendirme istenmektedir.
Çalma için Düzce Üniversitesi Klinik Aratrmalar Etik Kurulu’ndan (etik kurul onay tarihi:12.05.2015-no:19) onay alnmtr.
statistiksel analizler: statistiksel analizler MINITAB versiyon 14 istatistiksel yazlm program kullanlarak yapld. Kategorik deikenlerde snflarn mutlak frekanslar ve yüzde frekanslar bulundu. Kategorik deikenlerdeki snf frekanslar karlatrlmas için Ki kare (χ2) testi kullanld. P<0.05 istatistiksel olarak anlaml kabul edildi.
BULGULAR Hastanemiz salk kuruluna Ocak 2014-
Aralk 2014 arasnda 2637 olgu bavurmutur. Bu hastalarda erkek says (1554; %58.9) kadn saysndan (1083; %41) anlaml derecede fazla idi (P=0.000). 0-18 ya aralnda 397 kii (%15), 18- 39 ya arasnda 578 kii (%21.9), 40-49 ya aralnda 588 kii (%22.2), 50-64 ya aralnda 448 kii (%16.9), 65 ya ve üzeri 626 kii (%23.7) SK'ya bavurmutur. Ya arttkça bavuru skl da artmtr (P=0.000). Hastalarn en sk bavuru nedenleri Tablo 1’de gösterilmitir. Buna göre en sk engelli tespiti için 2045 kii (%77.5) bavuru olmu, ikinci sklkla da özel eitim için 276 kii (%10.4) bavurmutur (P=0.000). Olgular bavurduklar ay itibari ile deerlendirildiklerinde en fazla bavuru 239 hasta (%9) ile ocak aynda olmutur, en az bavuru da 111 hasta (%4.2) ile nisan aynda yaplmtr (P=0.000). En çok bavuru k aylarnda olmutur.
Engellilik oran %40 ve üzerinde olan hastalar özürlülük haklarndan yararlanmaktadr (1). Buna göre %40’n üzerinde puan alan engelli says 1834’tür (%69.5). Bunlarn 1055’i erkek (%40), 779’u kadndr (%29.5). Bavuran 2637 kiiden engelli olarak kabul edilmeyen (%40’n altnda özür oran alan) hasta says 531 kii (%20.1) idi. Bunlarn 349’u erkek (%13.2), 182’si kadndr (%6.9). Engellilik oran %90 ve üzeri olanlarn says 429’dur (%16.2). Bunlarn 204’ü erkek, 225’i kadndr (Tablo 2). Bu grupta kadn erkek arasnda anlaml farkllk saptanmamtr (P=0.334). Olgulardan 569 kii (%21.5) ar engelli idi. Ar engelli olanlarn 317’si kadn (%12), 252’si erkekti (%9.5). 0-18 ya arasnda ar engelli olan kii 48 (%1.8), 18-39 ya aras 54 (%2), 40-49 ya aras 41 (%1.5), 50-64 ya aras 77 (%2.9) iken 65 ya üzeri 349 (%13.2) olarak deerlendirilmitir. Ar engelli
Benli AR ve ark.
169 Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3) 167-172
olmayan olgu says 1792 kii olarak tespit edildi (%67.9). Ar engelli olmayanlarn 641’i kadn (%24.3), 1151’i erkekti (%43.6). 0-18 ya arasnda ar engelli olmayan kii 332 (%12.5), 19-39 ya aras 449 (%17), 40-49 ya aras 493 (%18.6), 50- 64 ya aras 329 (%12.4) iken 65 ya üzeri 189 (%7.1) olarak deerlendirilmitir (Tablo 3).
Hastalardan sürekli özür oranna sahip olanlarn says 1638’dir (%62). Bunlarn 960’ erkek (%36), 678’i kadndr (%26). Sürekli özür
oranna sahip hastalardan 0-18 ya arasnda olan kii 73 (%3), 19-39 ya aras 359 (%14), 40-49 ya aras 402 (%15), 50-64 ya aras 327 (%12) iken 65 ya üzeri 477 (%18) olarak deerlendirilmitir.
Olgularn branlara göre dalm Tablo 4’de verilmitir. Buna göre en sk 976 olgu ile ortopedi ve fizik tedavi uzmanlar tarafndan yaplan kas iskelet muayenesinden tespit edilmitir. En az özür ise 8 olgu ile kadn hastalklarndan olmutur.
Tablo 1. Salk Kuruluna Bavuru Nedenleri ve Skl Salk kuruluna bavuru nedenleri Say Oran(%) Engelli tespiti 2045 77.55 Özel eitim 276 10.47 Tayin için salk raporu alma 27 1.03 Malulen emeklilik 73 2.77 Vasi tayini 201 7.62 Akülü araba alma 2 0.07 H snf sürücü belgesi alma 13 0.49 Toplam 2637 100
Tablo 2. Hastalarn Özürlülük Oranlarna Göre Deerlendirilmesi Erkek Kadn Toplam P
< %40 349 (%14.75) 182 (%7.69) 531 (%22.45) 0.000 %40-%90 851(%35.98) 554 (%23.42) 1405 (%59.40) 0.000 >%90 204 (%8.62) 225 (%9.51) 429 (%18.13) 0.334 Toplam 1404 961 2365 (%100) 0.000 P 0.000 0.000 0.000
Tablo 3. Ar Engelli Olan ve Olmayan Hastalarn Ya Dalm Ar Engelli (n) Oran(%) Ar Engelli
Olmayan (n) Oran(%)
0-18 ya 48 1.8 332 12.5 19-39 ya 54 2 449 17 40-49 41 1.5 493 18.6 50-64 77 2.9 329 12.4 65 ve üzeri 349 13.2 189 7.1 Toplam 569 21.5 1792 67.9
Tablo 4. Sistemlere Göre Deerlendirilen Hasta Saylar Sistemler Say Kas iskelet sistemi 976 Kulak burun boaz sistemi 662 Görme sistemi 485 Endokrin sistem 466 Hemotopoetik sistem 23 Kardiyovasküler sistem 693 Onkolojik hastalklar 37 Solunum sistemi 179 Nörolojik hastalklar 589 Psikiyatrik deerlendirme 688 Ürogenital sistem 391 Sindirim sistemi 159 Deri 129 Kadn hastalklar ve doum 8
Benli AR ve ark.
TARTIMA Bu çalmadaki bulgularmz SK'ya en çok
bavurunun engellilik tespiti için yapldn göstermitir. Bunlarn arasnda kas iskelet sistem hastalklar en çok deerlendirilen sistem olmutur. Engelli olmak sadece bireyi deil, içinde bulunduu toplumu da yakndan ilgilendirir (5). Ülkemizde engelliler ile ilgili yaplan çalma says oldukça azdr. Halbuki bu çalmalarn ve istatistiklerin says arttkça bu hastalara hangi konularda, ne tür hizmetler verilecei, bu kiilerin topluma kazandrlmas, çalabilecei alanlar konusunda bilgi sahibi olunmu olur, özüre neden olan hastalklar tespit edilip önlenmesi salanr böylece devlet politikalar ekillenebilir. Dünya Salk Örgütü gelimekte olan ülkelerde özürlülük skln %12 olarak belirtmektedir. Bunun %80’nin gelir seviyesi düük ülkelerde olduunu ve bunlarn rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanamadn bildirmektedir (5).
Uskun ve ark.larnn yapt çalmada engellilik insidans %12.7 olarak bulunmutur (6). Ylmaz ve ark.lar stanbul ilinde engellilik oranlarn ve engellilerin durumlarn aratrdklar çalmasnda engellilik insidansn %9.7 olarak saptamlardr. Engellilerin eitim seviyeleri düük, ekonomik skntlar mevcut ve rehabilitasyona gereksinimlerinin olduunu tespit etmilerdir (7). Aydn ilinde yaplan çalmada engellilerin %85’inin ilkokul ve alt eitim seviyesinde olduu tespit edilmitir (8). Eitim seviyelerinin düüklüü nedeniyle hastalar sosyal haklardan nasl yararlanacan ya da nereye bavuracan bilememektedir. Isparta ilinde yaplan çalmada özrü olan pek çok kiinin rehabilitasyon hizmetinden yararlanamadn tespit edilmitir (6). Ylmaz ve ark.lar engelli grubun rehabilitasyona ihtiyac %46.4 iken, rehabilitasyon görenlerin sadece %8 olduunu tespit etmilerdir (7). Bu tür çalmalar ve istatistikler sayesinde bölgesel olarak özür oranlar, bunlarn dalmlar tespit edilerek, bu hastalar ve yaknlar eitilerek rehabilitasyon olanaklarndan daha fazla yararlanlmas salanlmaldr.
SK raporunda özür durumu %40 ve üzerinde olanlar belirli haklardan yararlanmaktadr. Bu haklardan yararlanmak için salk kuruluna farkl taleplerle bavuru yaplmaktadr. Özbaran ve ark.larnn yapt çalmada özürlü salk kuruluna en sk bavuru nedeni özel eitim raporu alma, vergi indiriminden yararlanma, evde bakm ücreti alma ve tayin nedeniyle özür durumu belirtir belge almaktr (9). Bizim çalmamzda en sk neden engelli tespiti (evde bakm ücreti alabilme ve vergi indiriminden faydalanma), sonrasnda özel eitim, tayin için bavuru ise %1 orannda yapld görülmütür.
SK'ya bavuran hastalarn cinsiyet dalmlar çalmalar arasnda farkllk göstermektedir. Bizim çalmamzdaki kadn/erkek
oran (1/1.43) Türkiye Özürlüler aratrmasndaki kadn/erkek oran (1/1.52) ile benzer bulundu. Ceyhan ve ark.larnn yapt çalmada ise bu oran 1/1.70 olarak bulmulardr (10). Beer ve ark.larnn Aydn ilinde yapt çalmada da erkek oran fazla gelmitir (8). Uskun ve ark.lar Isparta ilindeki engellilik epidemiyolojisini deerlendirdikleri tabakal örnekleme yöntemi ile seçilen hanelerde kadn engelli orann daha fazla olarak tespit etmiler. Düük eitim ve sosyoekonomik seviye ile özürlülük arasnda anlaml bir iliki saptamlardr (6). Oranlara bakarsak kadnlarn özür oranlar baz çalmalarda daha fazla olmasna ramen kadnlarn salk kuruluna bavurular erkeklerden daha az olmaktadr. Bunun nedenleri; kadnlarn çalma hayatna erkeklere göre daha az katlmalar, eitim seviyesi düüklüü ve salk kurulu ile elde edebilecekleri haklardan habersiz olmalar olabilir. Dier yandan erkeklerin aktif olarak çalmalarndan dolay daha fazla travmatik yaralanmalara maruz kalmas, ev geçindirmek zorunda olan erkekler için özürlü raporu sonucu alnacak haklarn önem arz etmesi böyle bir sonuca katkda bulunabilir.
Ülkemizde yal nüfus giderek artmaktadr. Özürlülüün nedenlerine bakldnda çocukluk ve erikinlikte doumsal anomaliler ya da sonradan geçirilen kazalar iken ileri yalarda kronik hastalklardr. Çocuk ve gençlik dönemlerinde özür orannda genelde tek bir patoloji öne çkarken yallkta birçok sistem etkilenmektedir. Bunun sonucu olarak her sisteme yönelik özür oran ayr ayr belirlendiinden toplam oran yallarda daha fazla olmaktadr. Yallarn %80'inde en az bir kronik hastalk bulunmaktadr (11-14). stanbul’da yaplan çalmada en fazla özür oranna kronik hastalklarn neden olduu belirtilmitir (7). Bizim çalmamzda da ya arttkça salk kuruluna bavuru skl ve sonuçtaki özür oranlar artmtr. Evlice ve ark.larn nörolojik hastalklarda özürlülüü deerlendirdii çalmalarnda ya arttkça ar özür orannn arttn tespit etmilerdir (15). Biz de çalmamzda ya arttkça ar özürlü ve özürün sürekli olmasnn arttn tespit ettik.
Özür oran %50 ve üzerinde olan hastalar günlük yaam aktivitelerini yerine getirip getiremediine göre ar özürlü olup olmad deerlendirilir. Terzi ve ark.larnn yapt çalmada ar özürlü oran %56.3, Uysal ve ark.larnn yapt çalmada %49.4, Yldrm ve ark.lar % 47.2 olarak tespit edilmitir (16-18). Bizim çalmamzda %21 olarak deerlendirildi ve kadnlarda ar özür oran daha fazla olarak tespit edildi. Terzi ve ark.lar kendi çalmalarndaki ar özürlü orannn fazla gelmesini çalmann sadece lokomotor sistem ile ilgili özürlü bireylerden olumasna balamlardr (16).
Benli AR ve ark.
Salk kuruluna bavuran hastalar kuruldaki bölümlere ayr ayr muayene olarak özür oran hesaplanr. Ya arttkça kronik hastalklar arttndan hastann birden fazla bölümden engellilik oran artmaktadr. Bizim çalmamzda hastalar en fazla lokomotor sistemden, sonrasnda srasyla kardiyovasküler sistem, psikiyatrik ve kulak burun boaz (KBB) muayenesinden engellilik oran almtr. Sayn ve ark.larnn yapt çalmada salk kuruluna bavuran hastalarn KBB özür oranna sahip olma oran %13.5 olarak deerlendirilmi(19). Bizim çalmamzda bu oran %25 olarak gelmitir.
Çabalar ve ark.larnn nörolojik hastalardaki özürlülüü deerlendirdii çalmalarnda nörolojik tanya sahip olan hasta oran %10.87 olarak deerlendirilmi (20). Bizim çalmamzda nörolojik hastalklardan tan alma oran %22.3 olarak belirlenmitir. Terzi ve ark.larnn yapt çalmada lokomotor sistem hastalklarndan özür oranna sahip olanlar %29.6 olarak deerlendirmiler (16). Uysal ve ark.lar da yaptklar çalmada en yüksek özür oranlar kas iskelet sisteminden %21 olarak elde etmilerdir (17). Bizim çalmamzda bu oran %37 olarak izlenmitir. Bizim çalmamzda branlara göre oranlarn fazla gelmesi dier çalmalarn izole olarak sadece KBB, nörolojik hastalklar ya da lokomotor sistem hastalklarnn deerlendirilmesinden kaynaklanmaktadr. Bizdeki oranlarn fazla çkmasnn nedeni SK'ya bavuran hastalarn daha çok komplike sorunlar olan ve birçok bölümden tan alan grup olmasndan kaynaklanmaktadr.
SK da yaplan deerlendirilmelerin ve sonuçlarn arivlenmesi hem dosya hem de bilgisayar ortamnda düzenli ve titiz bir ekilde yaplmaktadr. Ancak hekimlerin gerek i yükünün fazlal gerekse SK muayenelerinin döner sermaye ödemelerine ek katksnn olmamas nedeniyle SK'ya katlmay gereksiz i yükü olarak alglamalar ve bunun sonucunda nadiren hastalklarn gözden kaçmasna neden olmaktadr. Ayrca tp uzmanlk eitiminde engellilik durumu ve oranlanmas konusunda eitimin olmamas önemli bir eksikliktir. SK da yazm hatalarnn olmamas için tbbi sekreterlerin görev almas önemlidir. Ancak hastanelerde yeterli tbbi sekreterlerin görev alamamasndan dolay hastanelerin baka birimlerinde çalanlardan tbbi bilgisi yeterli düzeyde olmayanlar yazc olarak
görevlendirilmektedir. Bu personele tbbi terimler konusunda eitimlerin verilmesi yazm hatalarn önlemek açsndan önemlidir. Salk kurullarndaki raporlarn ulusal düzeyde toplanmas, engelli hastalarn toplumsal hayatn bir parças olarak topluma yeniden kazandrlmas ülke genelinde politikalarn ekillenmesine katk salayacaktr. Bu nedenle veriler düzenli, açk, anlalr ekilde deerlendirip merkezi sisteme kayt edilmelidir.
Özürlülerin frsat eitliliinin salanmas amacyla devlet politikalarnn belirlenmesi, planlanmas, yürütülmesi ve deerlendirilmesinin önemi gün geçtikçe artmaktadr. Özürlü nüfusun yaam düzeyi ile özürlü nüfusa sunulan hizmetin kalitesi o toplumun salk, eitim ve ekonomik kalknma düzeyi açsndan en önemli göstergelerden biridir. Birçok ülke özürlülere ilikin istatistik bilgilerinin yetersiz olmasndan dolay Dünya Salk Örgütünün tahminlerini kullanarak politikalarn belirlemektedir. Biz de ise Babakanlk Özürlüler daresi Bakanl tarafndan Devlet statistik Enstitüsü’ne yaptrlan Türkiye Özürlüler Aratrmas ile ülkemizdeki özürlüler nicelik olarak aratrlmtr. Devlet politikalarnn belirlenmesi srasnda özürlülerin nicelii kadar nitelii de önemlidir. Özürlülüün önlenmesi ve rehabilitasyon programlarnn belirlenmesi için özürlülük alannda uygun toplanm ayrntl verilere ihtiyaç vardr. Özürlü bir birey çalamad gibi bakma ihtiyaç duymaktadr. Bu da ülke ekonomisi için ciddi bir yük oluturmaktadr (2).
Ülke genelindeki salk kurullarndan elde edilecek veriler, öncelikle bölgesel sonrasnda tüm ülkeyi ilgilendiren kalknma planlar, özürlülere uygun i imkanlar, onlarn topluma yeniden kazandrlmas ve toplum içindeki yaaylarnda çektikleri zorluklar ortadan kaldrlmasnda yol gösterici olacaktr. Yine salk kurullarndan elde edilen veriler neticesinde hangi hastalk gruplarnn o bölgede daha fazla olduu, bunlar önlemek için neler yaplabilecei planlanabilir. Bölgeler aras karlatrmalar yaplp, eksiklikler giderilebilir. Örnein bir bölgede trafik kazalar sonrasnda oluan özürlülük ön planda ise öncelik yollara verilirken, dier bölgede konjenital anomaliler sonrasnda oluan özürlülük daha fazla ise gebelik öncesi ve gebelik döneminde aile eitimine öncelik verilebilir. Bunlar uzun vadede o ülke içindeki özürlü saysn azaltarak ülkenin gelimesine katkda bulunur. Bu nedenle bölgesel ve ulusal SK çalmalarna ihtiyaç vardr.
KAYNAKLAR 1. Özürlülük Ölçütü, Snflandrmas ve Özürlülere Verilecek Salk Kurulu Raporlar Hakknda Yönetmelik.
Resmi Gazete: Özürlüler daresi Bakanl; 30/03/2013. say: 28603. 2. Arslan , Gökçe Kutsal Y. Yallarda özürlülüün deerlendirimine yönelik çok merkezli epidemiyolojik
çalma. Geriatri. 1999;2(3):103-1. 3. Organization WH. Towards a common language for functioning, disability and health: ICF: World Health
Organisation; 2002. 1-21.
172 Konuralp Tp Dergisi 2016;8(3) 167-172
4. ahin N, Altun H, Kara B. Özürlü Çocuk Salk Kurulu Raporlarnn Deerlendirilmesi. Kocatepe Tp Derg 2014;15(1):48-3.
5. Karkee R, Yadav B, Chakravartty A, et al. The prevalence and characteristics of disability in Eastern Nepal. Kathmandu Univ Med J 2008;6(1):94-7.
6. Uskun E, Öztürk M, Kiiolu A. Isparta ilinde özürlülük, sakatlk ve engellilik epidemiyolojisi. Salik Toplum 2005;15(1):90-100.
7. Ylmaz H, Kesikta N, Eren B, ve ark. stanbul linde özürlülük oran ve özürlülerin durumu. Türk Fiz Tp Rehabil Derg 1998;1(2):51-3.
8. Beer E, Atasoylu G, Akgör , ve ark. Aydn il merkezinde özürlülük prevalans, etiyolojisi ve sosyal boyutu. TSK Koruyucu Hekim Bul 2006;5(4):267-75.
9. Özbaran B, Köse S. Çocuk Psikiyatrisi pratiinde özürlü salk kurulu raporlar: 6 yllk Ege Üniversitesi deneyimi. Çocuk Genç Ruh Salk Derg 2011;18(1):67-72.
10. Ceyhan D, Yaar T, Demirok A, ve ark. Salk Kurulu Raporlarna Göre Van Bölgesinde Görme Özürlülük Nedenleri. Turk Oftalmol Derg 2012;42(2):131-4
11. Manton KG, Stallard E. Cross-sectional estimates of active life expectancy for the US elderly and oldest-old populations. J Gerontol 1991;46(3):170-82.
12. Jenner G. Multiple pathology in the elderly. Practitioner 1993;237(1523):119- 21. 13. Rosa TEdC, Benício MHDA, Latorre MdRDd, et al. Determinant factors of functional status among the
elderly. Rev Saude Publica 2003;37(1):40-8. 14. Özgül A. Geriyatrik patolojinin esaslar. Ed: Beyaova M, Gökçe-Kutsal Y, Fiziksel Tp ve Rehabilitasyon.
Ankara: Güne Kitabevi, 2000: 1341-52.2. 15. Evlice A, Demir T, Aslan K, ve ark. Nörolojik Hastalklarda Özürlülük. Çukurova Üniv Tp Fak Derg
2014;39(3):566-71. 16. Terzi R, Altn F, Amaç . Özürlü Salk Kurulunda Deerlendirilen Hastalarn Lokomotor Sistem
Özürlülüklerinin ncelenmesi. Turk J Osteoporos 2014;20:60-64. 17. Uysal C, Bulut M, Kaya C, ve ark. Dicle üniversitesi hastaneleri özürlü kuruluna bavuran olgularn
incelenmesi. J For Med. 2013; 27(1):1-9 | DOI: 10.5505/adlitip.2013.30092 18. Yldrm A, Çetin , Toprak S, ve ark. Gaziosmanpaa Üniversitesi Tp Fakültesi Hastanesi’nde Mays 2007
ve Kasm 2008 tarihleri arasnda verilen özürlü raporlarnn deerlendirilmesi. Adli Bilim Derg 2010;9(1):28–34.
19. Sayn , Erdur Ö, Topçu , Kayhan F. Salk kuruluna özürlülük tespiti ve dier nedenlerle bavuran olgularda kulak burun boaz patolojileri ve sklklar: gözlemsel bir çalma. Kulak Burun Boaz htis Derg 2011;10(4):87-91.
20. Çabalar M, Tatldede AD, Yazar T, et al. Nörolojik hastalklarn özürlülük derecelerinin salk kurulunda deerlendirilmesi. Bakrköy Tp Derg 2011;7(4):142-6.
Dilek Durmu1
Mustafa Unal2
Yazma Adresi: Mustafa Unal, MD, Assistant Professor, Department of Family Medicine, Ondokuz Mayis University, Samsun, Turkey Telephone: 00903623121919-2744 Fax: 00903624576041 E-mail: [email protected]
Konuralp Tp Dergisi e-ISSN1309–3878 [email protected] [email protected] www.konuralptipdergi.duzce.edu.tr
Diz Osteoartritinde Kapsaisin Fonoforezin Etkisi ve Birinci Basamakta Erken Kullanlabilirlii: Randomize Kontrollü Bir Çalsma
ÖZET Amaç: Bu çalmann amac Kapsaisin fonoforezis ve kapsaisin jelin diz osteoartritinin tedavisinde ar, engellilik, fonsiyonalite, uyku kalitesi ve depresyon üzerine etkilerini deerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Yetmi üç hasta 3 gruba ayrld. Tüm gruplara egsersiz tedavisi uyguland. Egsersize ek olarak birinci gruba (n = 24) kapsaisin fonoforezis, ikinci guruba (n = 24) kapsaisin jel uyguland. Tedaviler haftada 3 gün, 6 hafta uyguland. Hastalar ar için görsel analog skala, engellilik için Western Ontario ve McMaster Universite Osteoartrit Indeksi, fonksiyon için 50 m yürüme zaman, depresyon için Beck Depresyon Skalas ve uyku kalitesi için Pittsburgh Uyku Kalite indeksi ile deerlendirildi. Deerlendirilmeler tedavi sonras ve 1 aylk izlemde yapld. Bulgular: Tüm guruplar tüm parametrelerde iyileme gösterdi. Ar skor sonuçlar grup 1 de daha iyi idi. Bu iyilik bir ay izleminde hala devam ediyordu. Grup 1 ve 2 arasnda engellilik, fonksiyon, depresyon ve uyku kalitesi açsndan fark bulunmad. Sonuç: Kapsaisin fonoferezis ary azaltmada egsersiz ve kapsaicin jele göre daha etkilidir. Kapsaisin jelin haftada sadece 3 defa kullanlmasna ramen fonksiyon, engellilik ve uyku kalitesi üzerine capsaisin fonoferesiz kadar etkili olduu ve ayn zamanda egsersizin uyku kaliesi ve fonksiyon üzerine etkisini artrd gösterildi. Bu sonuç özellikle birinci basamakta kapsaicin jel kullanmn tevik etmektedir. Anahtar Kelimeler: Diz osteoartriti, fonoforezis, kapsaisin
The effect of capsaicin phonophoresis in knee osteoarthritis and can it be utilized early in primary care? : A randomized-controlled trial
ABSTRACT Aim: The aim of this study is to evaluate the effect of capsaicin phonophoresis (PP) and capsaicin gel in the treatment of knee osteoarthritis (OA) on scores of pain, disability, functionality, sleep quality and depression. Method: Seventy-three patients divided into 3 groups. All groups receieved exercise therapy. Addition to exercise, group 1 (n = 24) received capsaicin PP, Group 2 (n = 24) capsaicin gel. Therapies applied 3 days a week, for 6 weeks. Patients were evaluated with visual analogue scale (VAS) for pain, Western Ontario and McMaster University Osteoarthritis Index for disability, 50-m walking time for functionality, Beck Depression Inventory Scores for depression and Pittsburgh Sleep Quality Index for sleep quality. Evaluations are done after the therapy, and at 1- month follow up. Results: All groups improved significantly in all parameters. Pain scores after treatment were better in group 1. Regarding pain scores at follow up it was still effective. Regarding disability, functionality, depression and sleep quality no difference found between group 1 and 2. Conclusion: Capsaicin Phonophoresis is more effective in reducing pain compared to exercise and capsaicin gel. Capsaicin gell was as effective as Capsaicin Phonophoresis on functionality, disability and sleep quality and also more effective than exercise alone on functionality and sleep despite using 3 times a week. This result encourages capsicin gel usage in the treatment of knee osteoarthritis especially in primary care. Key words: Knee osteoarthritis, phonophoresis, capsaicin
ARATIRMA MAKALES
INTRODUCTION Osteoarthritis (OA) is one of the most
common rheumatologic conditions and dominates primary care and physical therapy and rehabilitation (PTR) visits of the aged population. OA is chronic disease characterized by the focal deterioration and abrasion of articular cart