Click here to load reader

Sigmund Freud - Psikanaliz

  • View
    253

  • Download
    6

Embed Size (px)

DESCRIPTION

 

Text of Sigmund Freud - Psikanaliz

  • SGMUND FREUD

    KEND KENDNE PSKANALZ

    Scanned by Nirvana13

    DNEN ADAM YAYINLARI

    - 1 -

  • Birinci B a s k :Austos 1992 k inc iBask :Mays 1993 n c Bask : u b a t 1994 Dizgi : D n e n A d a m B a s k lYAZI Ofset Matbaaclk K a p a k D z e n i : D n e n A d a m G e n e l D a t m :ada P a z a r l a m a Caalolu Yokuu, Bak Ofset h a n No:6-8 Z e m i n K a t

    C a a l o l u / S T . Tel : 512 33 69-511 96 15 F a x : 512 33 69

    - 2 -

  • SlGMUND FREUD

    KEND KENDNE PSKANALZ

    eviren: Tahsin Biiykren

    DNEN ADAM YAYINLARI

    - 3 -

  • AMATR PSKANALZ 1926

    Bu kk yaznn bal yle ha deyince anlalacak gibi deil. Dolaysyla aklamam gerekiyor: Amatrlerle anlatlmak istenen hekim olmayanlardr, sorun da hekim olmayanlarn psikanatilik tedavi uygulamasnda bulunmalarna izin verilip verilmemesi sorunudur. Bu sorun hem zamansal, hem yerel bir snrllk tayor. Zamansal snrllk tayor, nk kimin psikanaliz uygulamasnda bulunacan imdiye kadar kendine dert edinen km deil. Evet, byle bir sorun hi mi hi umursanmam, ancak bir tek istekle birleilmitir, o da kimsenin byle bir uygulamada bulunmamas. Bu istek iinde eitli nedenler ne srlm ve btn nedenlerin temelinde psikanalize kar ayn nefret sakl yatmtr. Bu bakmdan, yalnz hekimlerin psikanalize kar taknlan yeni ve eskisinden daha dosta bir tutumun eseridir; bu tutum daha ncekinin sadece biraz deiik biimi olduu kukusundan yakasn kurtarabilirse tabii. Belli koullarda psikanalitik tedaviye bavurulmas gereklilii teslim edilmekte, ancak bunu hasta zerinde uy-

    - 7 -

  • gulayacak kiinin ille hekimlikten anlamas zerinde direnl-mektedir.

    Yerel snrlla gelince, bu da sorunun btn lkelerce ayn nemde grlmeyiinden ileri geliyor. Almanya ve Amerika'da akademik bir tartma konusundan baka bir ey deildir bu sorun, nk ad geen lkelerde her hasta can istediine gidip, can istedii gibi tedavi ettirebilir kendini; ad geen lkelerde herkes "arlatan hekim olarak" diledii hastay tedavi edebilir; yeter ki, davrannn sorumluluunu yklensin. Hasta tedaviden bir zarar grp de tazminat isteiyle yetkili makamlara bavurmadka, yasalar ie el koymaz. Bu yazy kaleme alrken yaadm yer, aynca bu yazy kendisi iin kaleme alrken yaadm yer, ayrca bu yazy kendisi iin kaleme aldm lke Avusturya'da ise yasalar nleyici bir karekter tar, hekim olmayanlarn hasta tedavi etmelerini yasaklar, tedavinin sonucunu bekleme gereksinmesini duymaz*.

    Ksaca burada amatrlerin, yeni hekim olmayanlarn psikanaliz yntemiyle hasta tedavilerine izin verilip verilmemesi sorunu pratik bir nem tar. Ancak ortaya atlacak byle bir sorunun, yasalarn szsel ierii (lafz) tarafndan kesinlikle nceden zmlendii grlr: Nevrozlular hasta, amatrler hekimlikten anlamayan kimselerdir, psikanaliz ise nevrotik rahatszlklarda bir ifa yada bir dzelme salama yntemidir; dolaysyla bu tr btn tedaviler hekimlerin yetkisi ierisindedir, amatrlerin nevrozlular zerinde psika-natilik tedavi uygulamasnda bulunmasna izin yoktur, buna aykr davranlar ceza konusudur. Yasal durum ite bi kadar ak bir nitelik tadktan sonra, amatr psikanalizi sorunu zerine eilmeyi pek gze alamyor insan. Gelgelelim, ortada baz kark durumlar var ki yasalar bunlara pek aldr etmemekte, dolaysyla bunlar zerinde durulmas gerekmektedir. Belki bu konuya eilen bir aratrc, nev-

    Fransa'da durum baka trl deildir.

    - 8 -

  • rozlularn baka hastalara benzemedini, amatrlere gerekten beceriden yoksunluunu ve ellerinde isteklerini hakl gsterecek nedenler bulunmadn ortaya koyacaktr. Byle bir eyin gereklii tantlanabilirse, ilgili yasann bir deitirimden geirilmeksizin amatr psikanalizi konusunda uygulanmasnn hakl olarak istenebelecei anlalacaktr.

    I

    Byle bir istein gerekleip gerekleemeyecei, psika-nalitik bir tedavideki zellikleri tanmak gibi bir ykmll bulunmayan kiilere baldr. Bize den dev, henz bu konuda bir bilgisi yok gzyle baktm bu tarafszlara gerekli aklamalarda bulunmaktr.Keke elden gelse, onlar byle psikanatilik bir tedavinin dinleyicileri ya-pabilsek! Ne yazk ki, "psikanalitik tedavi uygulamasnda" bir nc kiinin varlna yer yoktur. te yandan, psikanaliz tedavisindeki tek tek seanslar tadklar nem ve deer bakmndan hi birini tutmaz, ragele bir seansa dinleyici olarak katlacak byle yetkisiz bir kii okluk deer-lendiremeyecei bir izlenim edinecek, psikanalistle hasta arasnda geenleri anlamama gibi bir durumla kar karya kalacak, o da olmad sklacaktr. Dolaysyla, ister istemez, bizim kendisine vereceimiz ve elden geldii kadar gvenilir bir hava ierisinde kaleme almaya alacamz bilgilerle yetinmesi gerekecektir.

    Diyelim bir hasta var da, ruh durumu dalgalanmalar geilmekte, o da bunlarn bir trl nn alamamaktadr, ya da bir ylgnlk ve azimsizlik ierisinde bulunmakta, doru drst hi bir ie yaramayacana inandndan kolu kanad krk durumda hisetmektedir kendini; ya da tutalm yabanclar arasnda korkuyla kark bir aknl kaplmaktadr; gnlerden bir gn her zamanki mesleini

    - 9 -

  • yle eskisi gibi deil, ancak zar zor yrttn nedenini anlamakszn farketmi, yine bunun gibi ciddi bir karar vermekte, herhangi bir giriimde bulunmakta glk ektiini grmtr. Yine tutalm ki, gnn birinde kayna bilinmeyen naho bir korku nbeti geirmi, o vakitten beri kendini zorlamadan ne sokaa kabilmekte, ne trene binip bir yerden bir yere gidebilmektedir, ya da her iki eyi yapmaktan aresiz bsbtn el ekmitir. Tutalm zerine pek tuhaf bir hal gelmi, dnceleri ayr ba ekmeye isteminin (irade) yneticiliini tanmamaya balamtr. Dnceleri gerekte kendisini hi ilgilendirmeyen, ama ellerinden yakasn bir trl kurtaramad sorunlar izleyip durmaktadr boyuna. Ayrca evlerin n cephelerindeki pencereleri saymak gibi son derece gln eylemlerde bulunmaktan kendini alamamakta, mektup kutusuna mektup atmak, bir gaz ocann musluunu kapamak gibi sradan ileri grd vakit, biran sonra ad geen ii gerekten yapp yapmad konusunda kukuya dmektedir. Belki can skc insan tedirgin edici eylerdir bunlar; ancak, bir ocuu bir araba altna itekledii, tanmad bir kimseyi kprden suya yuvarlad gibi bir dnce anszn iinde belirir de bunu kafasndan bir trl kovamaz, ya da polise daha o gn ortaya karlan bir cinayetin acaba faili ben deil miyim? diye kendi kendine sormadan edemezse, ite durum asl o vakit katlanlmaz bir havaya brnr. Evet, aka bir sorundur hastann aklna gelen, bunu kendisi de bilmektedir, kimseye bir ktlkte bulunmamtr, bulunmamtr ama, aranlan katil gerekten kendisi olsa, iinde belirecek duygu sululuk duygusu, bundan gl bir nitelik tayamaz.

    Ya da diyelim hastamz bu kez bir kadn alalm ele bir baka konuda ve bir baka trl straplar iinde kvranmaktadr. Hastamz piyanisttir; gelgeldim, piyano bana oturdu mu parmaklan kaslp kalmakta, kendisinden bekleneni yapmamaktadr. Kalkp bir toplantya gittiini aklndan geirmesin, hemen tuvalete yollanma gereksinme-

    - 10-

  • sini duymamakta, bu da ona toplant havasyla badamaz bir durum grnmektedir. Dolaysyla, toplantlara, balolara, tiyatrolara, konserlere uramaktan vazgemitir. En uygunsuz vakitte iddetli baanlanna yakalanmakta ya da daha baka ac ve straplar iinde kvranmaktadr. Tutalm yedii her yemei de kusarak karmaktadr dar ve bu hal srp giderse tehlikeli sonular douracaktr. Ve nihayet yaknlacak bir baka nokta, sinirlenmeye olmamaktadr. Sinir nbetlerinde baygnlklar geirmekte, ok vakit kaslarnda tehlikeli hastalklar anmsatan kramplar grlmektedir.

    Daha baka kimi hastalar da vardr ki, duygusal yaam organizmalarna baz istekler ynettii zaman kendilerinde bir bozukluk hissederler. Erkek olarak kadnlara kar duyduklar en sevisel itepifere bedensel tepkilerin davurumunda hi bir glkle karlamazlar. Ya da ehvet duygulan onlar gtrp nefret ettikleri yakalarndan syrp atmaya baktklar kiilere balar. Veya ayn ehvet duygulan onlan gtrp nefret ettikleri, yakalanndan synp atmaya baktklan kiilere balar. Veya ayn ehvet duygulannn doyurulmas, kendileri iin iren birtakm koullan kanr nlerine. Kadn olarak cinsel yaamn gereklerine ne vakit uymak isteseler, korku, tiksinti veya bilinmeyen tutukluklardan bir barajla yz yze gelirelr; diyelim sevginin kollarna braktlar kendilerini, doa'nn bylesine kadns bir teslimiyet iin belirledii dlsel hazz bir trl tadamaz, bu nazdan yoksun kalrlar.

    Btn saydmz kimseler kendilerini hasta grp hekime bavurur, nihayet bu gibi nevrotik rahatszlklan ortadan kaldrmak hekimlerin ii diye bilinir. Aynca hekimlerin elinde ad geen rahatszlklann yerletirilebilecei kategoriler bulunmaktadr; rahatszlklarn her birine kendi alanndan bir tehis kor, kimine nevrasteni, kimine psikasteni, kimine fobi, kimine saplant nevrozu, kimine de isteri

    - 11 -

  • derler. Arazlarn rastland organlar kalbi, mideyi barsa, rmsel organlar muayene eder, hi birinde bir bozukluk saptanamazlar. Hastalarna o zamana kadar srdrdkleri yaay tarzn bir sre brakp dinlenmelerini tler, organizmay glendirici krler ve ilalar salk verir, bunlarla durumda ya geici hafiflemeler salar ya da hi bir basan elde edemezler. Derken hastalar srf bu eit ra-hatszlklann tedavisiyle uraan hekimlerin varln iitir ve onlara gidip kendilerini psikanalizden geirtirler.

    Bu konumada hazr bulunduunu tasarladm tarafsz dinleyicimiz, ben nevrotiklerin hastalk arazlann sayp dkerken sabrszlk belirtileri gsterdi. imdi dikkatini vererek, merakla kulak kabartyor ve kendi kendine yle sylyor: "Eh, hekimin yardm elini uzatamad hasta zerinde psikanalistin nasl bir tedavi uyguladn reneceiz demek."

    Hasta ile psikanalist arasnda geen karlkl bir konumadan baka bir ey deildir. Psikanalistin muayene iin kulland bir aleti bile yoktur; aynca bir ila falan da yazmaz hastasna. Hatta bir yolunu bulup tedavi srecinde hastay iinde yaad evre ve koullardan ayrmamaya bakar. Ancak psikanalitik tedavinin bir koulu diye ne srlemez bu her vakit byle bir yol izlenemedii de karlalan durumlardandr. Tedavide psikanalist gnn belli bir saatinde hastay muayenehanesine anr, onu konuturur, anlattklann dinler, sonra kendisi konumaya balar ve konutuklann hastaya dinletir.

    Bu szler zerine tarafsz dinleyicimizin yznde ak bir ferahlk ve hafifleme ifadesi belirir gibi oluyor, ama te yandan bir kmseme belirgin kendini aa vuruyor bu yzde. Sanki kafasndan unlan geirir gibidir: Hepsi bu kadarck m? Danimarka Prensi Hamlet'in syledii gibi lf. phesiz Mephisto*'nun azndan kan ve hibir Almann * Alman ozan Goethe'nin nl Faust dramnn kiilerinden; dramda

    eytan roln oynar. (.N.). - 12-

  • unutamayaca u msray da anmsamadan duramyordur. Kura szlerle ne de gzel yaptlar kurulabilir.

    Ve tarafsz dinleyicimiz diyor ki: "Yani bu eit by yaplan; konuuyor, konumakla hastann dertlerini fleyip atyorsunuz zerinden."

    Yalan da deil hani, etkisi daha abuk grlse bir by olarak pekala nitelenebilirdi bu. nk byde abukluk, daha yerinde bir sylenile, bir an nce baarya ulamak arttr. Gelgelelim psikanalitik tedavi aylan, hatta yllan gerektirir, bu kadar ar ileyen bir by de olaan stlk karakterini yitirir. Beri yandan sz de hi kmsene-meyelim. nk gl bir alettir sz, birbirimize duygulanrm aklamada bavurduumuz bir aratr; bakalann etkilemek istiyorsak, izlememiz gereken bir yoldur. Szler dille gelmez rahatlklar salar insann iine, beri yandan korkun yaralar, Hereyin banda eylem vard. Ona phe yok, sz sonradan geldi, eylemin yumuayp sze dnmesi baz koullar altnda uygarln salad bir basandr. Ama yine de sz iin banda bir by, majik (sinirsel) bir eylemdi, hl da bu eski gcn geni lde korumaktadr.

    Bizim tarafsz dinleyicimiz konumasn srdryor: "Tutalm ki, hasta psikanatilik tedaviyi anlama bakmndan imdi benim gibi hazrlkszdr. Peki szn ya da konumann, kendisini rahatszlndan kurtaracan ileri srdnz o bysel etkiye sahip olduuna nasl inandracaksnz onu?"

    Tabii bu kondua hazrlayc bilgiler sunulacaktr hastaya; bunu iinde izlenecek basit bir yol vardr. Hastadan, kendisini tedavi eden psikanalist karsnda tamamen akyrekli davranmas, aklna gelen hi bir eyi saklayp sylemezlik yapmamas, ayrca kimi dnce ve anmsamalarn davurumunu nleyen btn engeller zerinden ap gemesi istenir. Her insan birlir ki, kendisinde yle gnlden bakalanna aklayamayaca ya da aklamaya

    - 13-

  • hi mi hi yanamayaca kimi eyler bulunmaktadr. Bunlar onun "mahremiyetleridir", Ayrca psikolojik ztan'da byk bir olgunlama eseri diye baklacak bir sezile yine herkes bilir ki, insann kendi kendisine bile itiraftan kand, kendi kendisinden saklayp gizlemeye bakt, dolaysyla tm karkoyumlara ramen kendilerini aa vurur gibi olduu vakit yan yoldan geriye evirdii ve kafasndan kovup uzaklatrmaya alt birtakm eyler vardr, ihtimal kendi kafasnda uyanan bir dnceyi kendisinden gizli tutmak zorunda kalmasnn pek garip bir psikolojik soruna k noktas oluturduuna farkeder insan; yle her zaman sand gibi, bir birlik ve btnlk iinde bulunmad izlenimine kaplabilir; adeta kendi kendisine kar kan yabanc bir ey sakldr organizmasnda. Geni anlamda kendi benliiyle ruhsal yaam arasnda bir kartln varlna ilikin belli belirsiz bir sezgi ruhunda bagsterir. Bu durumda bir kimse psikanalizin hereyi syleme gereini benimsedi mi, bylesine allmam koullar altnda srdrlecek dnsel al veriin apayr birtakm sonulara yol aacan kolaylkla tasarlayabilir.

    "Anlyorum", diyor bizim tarafsz dinleyici, "size gre, her nevrozluda kendisini skan bir ey vardr, bir sr bulunmaktadr iinde ve siz onu konuturarak bu srr aa vurduruyor, srrn basksndan hastay kurtaryor ve onu hafifletiyorsunuz. Nihayet bu, insanlarn gnl dnyalarn kesinlikle egemenlii altna almak iin Katolik kilisesinin teden beri bavurduu gnah karma ileminden baka bir ey deil."

    Buna hem evet, hem hayr diye cevap vermemiz gerekmektedir. Gnah karma ilemine psikanalizde yer verilir, oras doru; bu ilem psikanalitik tedavi srecinin adeta ilk admn oluturur. Ama psikanalitik tedavinin z ve etkisiyle gnah karma arasnda dalar kadar fark vardr, gnah karmada gnah kartan gnah karana ne biliyorsa onu syler, oysa psikanalitik tedavide bir nevrozlu bil-

    - 14-

  • diinden daha fazlasn sylemek zorundadr. Ayrca, gnah karmann hastalk belirtilerini ortadan kaldrma gcn gsterebildii bir vakadan dorusu habersiz bulunmaktayz.

    Tarafsz dinleyicimiz: "O zaman sizi anlamamm", diye cevaplyor, "Nevrozlu bildiinden fazlasn sylemek zorundadr szyle ne kastediyorsunuz? urasn tespit edeyim ki, psikanalist olarak hastanz zerinizde, gnah karan bir rahibin gnah kartan zerindeki etkisini aan bir etki gc gsterbilirsiniz; deil mi ki, hastanzla ok daha uzun sre, ok daha youn ve daha kiisel bir biimde urayor, ileri bir lye varan bu etki gcnzden yararlanarak, hastanz saynsal (marazi) dncelerden ekip alyor, konumalarnla onun iindeki korkulan uzaklatn-yorsunuz. Ancak, bu yoldan kusma, ishal, kramp gibi salt bedensel belirtilerin de kontrol altna alnabilmesi az acayip bir olay saylmaz dorusu. Ne var ki, ipnoz durumuna sokulan kimse zerinde bu gibi etkilemelerin pekala mmkn olduunu da bilmiyor deilim. Belki de tedavi alma-lannzda byle ipnotik bir ilikinin domasn salyor, hastanz telkinsel yoldan size balyorsunuz; ama siz byle bir eyi amalamyormusunuz, byle bir ey kendiliinden onaya kyormu, ne farkeder. Bu durumda da sizin tedavinin mucizevi sonulanna, ipnotik telkinin baarlarndan ayn bir gzle baklamaz. Oysa benim bildiime gre, ipnotik tedavi, kendi aznzla belirttiiniz gibi, aylar ve yllar sren sizin psikanaliz tedavisinden ok daha hzl bir tempoyla alr."

    Bizim tarafsz dinleyicimiz balangta sandmz gibi ne o kadar bilgisiz ne de yle app kalan biridir. Eski bildiklerinin yardmyla psikanalizi kavramaya aba harcad, psikanalizi kendisi tarafndan daha nce bilinen bir baka eye balamak istedii ak seik grlmektedir. Bu durumda sz konusu abasnn basan salamayacan, psikanali-

    - 15-

  • zin bir sui generis* yntem nitelii tadn, kendine zg yeni bir yol olduunu ve ancak yeni bilgilerin ya da daha baka bir deyile yani varsaymlarn yardmyla kavranabileceim tarafsz dinleyicimize anlatmak gibi etin bir dev bizi beklemekte, beri yandan, onun son szlerine bir cevap vermemiz gerekmektedir.

    Psikanalistin zellikle kiisel etkisi konusunda syledikleriniz elbet pek dikkate alnmaya deer eyler. Byle bir etki gerekten sz konusu olup, psikanalizde nemli rol oynar. Ancak, bu rol ipnotizmadakinin ayn deildir. pnotizmayla psikanalizde durumlarn birbirinden enikonu deiikliini size tantlayabilecei sanyorum. Bunun iin, szn ettiiniz kiisel etkiden, yani "telkinsel' eden ipnotik telkindeki gibi hastalk belirtilerini yoket-/nekte yararlanmadmz belirtmek yetecektir. Aynca bu eye psikanalitik tedavinin belkemii gzyle baklmas gerektiini ve bunun tedaviyi ileriye gtrdn sanmak yanlgya dmektir. Balangta yledir geri ve bu da bizi en geni apta kar tedbirler almaya zorlar. Beri yandan, hastann dikkatini hastalk arazlarndan baka yana elmenin ve bir hastal falan bulunmadna onu szle inandrmann psikanaliz tekniine ne denli uzak dtn bir rnek zerinizde aklamak isterim. Diyelim hastamz bir sululuk duygusuyla kvranmakta, sanki kendini bir cinayet ilemi hissetmektedir; bu durumda susuzluunu zerine basa basa belirtip, duyduu vicdan azabn yreinden kaldrp atmasn salk veremeyiz; nk zaten bu hastamzn deneyip baaramad bir itir. Tersine, bizim yapacamz, ondaki gibi bylesine gl ve srekli duygunun mutlaka bir nedene dayanmas gerektiini ve bu nedeni de belki ele geirebileceimizi kendisine hatrlatmaktr.

    Tarafsz dinleyicimiz: "Byle onaylayc bir tutumla has-tanzdaki sululuk duygusunda bir yatma salaya-* Kendi zne uygun (.N.).

    - 16-

  • biliyorsanz, aarm dorusu" diye cevaplyor, "Ama nce u sizin psikanalizle gttnz amalarn iyzn ve hastalarnz tedavide nasl bir yol izlediinizi rensem daha iyi olacak sanrm."

    II

    Size anlalr bir ey sylemem gerekiyorsa, psikanalatik evre dnda bilinmeyen ya da takdir grmeyen ruhbilimsel reticiden biraz bir eyler aklamakszn bunu yapamayacam muhakkak. Hastadan ne istediimiz ve istediimiz eyi ne yoldan elde ettiimiz, imdi ele alacamz ruhbilimsel kuramdan kolaylkla karlabilecektir. Bu kuram tamamlanm bir yap gibi dogmatik biimde sunacam size. Ama szn edeceim retin filozofik bir sistem gibi bir anda doup ktn sanmaynz. Pek yava gelitirebildik bu retiyi, her kk paras iin uzun boylu savatk, aba harcadk, gzlemle srekli iliki ierisinde kalarak aralksz deitirimlere bavurduk, sonunda gttmz amalara cevap verebilecek bir biim kazanana kadar srdrdk abamz. Birka yl nce olsayd, ayn retiyi daha baka deyimlerden bir giysi ierisinde sunardm. Hani bugnk davurum biimini kesin bir gzle grmek gerekecei konusunda tabii bir gvence veremem size. Bilimin bir vahiy karakteri tamad ortadadr; bir bilim ilk admlarn atlmasndan ok sonralarna kadar insan dncesinin ite ylesine yrekten zledii bir belirlilik, deimezlik ve amazlk niteliinden yoksun kalabilir. Ama bir bilim ne durumda ise, bize den, ona o durumuyla sahip kmaktr, bundan te yapabileceimiz bir ey yoktur. unu da unutmaynz ki, zerinize eildiimiz bilim dal henz pek krpedir, ya yzylmzn ya kadardr ancak, aynca insandaki aratn faaliyeti nne kanlabilecek en etin bir konuyla uramaktadr; bunlan dndnz m,

    - 17-

  • size anlatacaklarm karsnda gerektii gibi bir tutum taknmanz kolaylaacaktr. Ancak ne zaman anlatmm izleyemez duruma gelir ya da benden daha ok aklamada bulunmam isterseniz, szm kesebilir, bu kondua dilediiniz gibi davranabilirsiniz.

    "Madem yle, siz konumaya balamadan sznz keseyim bari. Dediniz ki, bana yeni bir psikolojiden bahsedeceksiniz. Ama sanyorum, psikoloji yeni bir bilim deildir. imdiye kadar hayli psikolog yetimi, psikolojiyle hayli uralmtr. Okuldayken, bu alanda byk baarlara ulaldn sylemiti retmenlerimiz."

    Evet, byle olduunu yadsmak aklmn ucundan gemez. Ancak, konu zerine daha bir dikkatle eilirseniz, adn ettiiniz byk baarlarn daha ok duyu fizyolojisini ilgilendirdiini greceksiniz. Ruhsal yaam reticisi, etin bir yadsma engeliyle karlat iin geliip serpileme-mitir. Okullarda retilen ekliyle bugn neyi kapsamaktadr bu bilim? Duyu fizyolojisi kapsamna giren deerli bilgileri saymazsak, ruhsal olaylarmz ilgilendirip, dilsel gelenekle btn aydnlarn ortak mal durumuna gelmi bir yn tasnif ve tanmlamalar. Ruhsal yaam konusunda bir gre ulaabilmek iin besbelli bu kadar yetmemektedir. Her filozofin, ozann, tarihinin ve yaamykcnn (biyo-graf) kendisine gerekli psikolojiyi bizzat kendisinin piirip kotardn, ruhsal olaylarn iin ve amalan bakmndan kendi zel varsaymlann ileri srdn, btn bu psikoloji ve varsaymlann da az ok sevimli bir karekter tadn, ama hepsinin de gvenirlikten yoksun bulunduunu faretmediniz mi? Anlalan ortak bir temelin eksiklii duyulmaktadr bu konuda. Psikolojik alanda adeta bir sayg ve otorite havasnn esmeyii de yine ayn nedenle dayanmaktadr . Herkes can istedii gibi "a t koturabiliyor" ruhbilimde. Ortaya fiziksel ya da yasal bir soru atlsa, bu "uzmanlk alanlannda" bilgisi olmayan kimse susar. Ama ruhbilimsel bir sav ne srmeye grn, her-

    - 18-

  • keten bu sava ilikin yarg ve itirazlar ynetilmesine hazrlkl bulunmanz gerekir. Galiba bu alanda "uzmanlk bilgileri" diye bir ey yok. Herkesin bir ruh yaam var, dolaysyla herkes kendine bir psikolog gzyle bakmakta; ancak, gerektii gibi hakedilmi bir unvana benzemiyor bu. Anlatldna gre bir yerde "dadlk" arayan bir kadna sormular, ocuklarn dilinden anlyor musun? demiler o da "Elbette" diye cevaplam, "ben de bir vakit kk bir ocuktum."

    "Yani siz btn psikologlarn gznden kaan ruh yaamnn ortak temelini, hastalar zerindeki gzlemleriniz sonucu mu ele geirdiniz?"

    Kanmca kaynann u yada bu oluu bulgularmz deerden drmez hi. Szgelii, doutan anomalilerin etiyolojisini tastamam aklama gcn gsteremeseydi. dltbilim (embriyoloji) kendisine kar bir gven beslenmesini salayamazd. Ama ben size dnceleri ayr ba ekmi giden, dolaysyla kendilerini hi mi hi ilgilendirmez sorunlar zerinde kafa yorup duran kiilerin varlndan sz atm. imdiye kadar okul psikolojisinin byle bir anomaliyi aydnla kavuturmak iin en ufak bir katkda bulunduunu sanyor musunuz? Ve nihayet biz hepimizin bana gelen bir olaydr, geceleyin dncelerimiz ayr ba eker ve yle iyler yaratp ortaya kor ki, bunlan anlayamayz; bunlar yadrgatr bizi ve saynsal (patolojik) rnleri anmsatarak tasalara gmer, saynsal (patolojik) rnleri anmsatarak tasalara gmer. Yani grdmz dleri sylemek istiyorum. Dlerin bir anlam, bir deer tad, bireyleri dile getirdii inancna halk her vakit bal kalmtr. Okul psikolojisi ise dlerin tad anlam bir trl ortaya koyamam, dler karsnda nasl bir tutum taknacan bir trl kestirememitir; dleri duyusal uyanlara ve beyindeki eitli blgelerin birbirinden deiik uyku derinliine indirgeme vb. gibi bu konuda bavurdurduu aklamalar, ruhbilimsel nitelikten yoksun

    - 19-

  • kalmtr hep. Ancak d aklayabilmekten uzak bir psikolojinin, normal ruhsal yaamn anlalmasnda da ie ya-ramyacan ve kendisine bir bilim adnn asla yaktnlamayacan syleyebiliriz.

    "Bakyorum, saldrya getiniz, dolaysyla nazik bir noktaya deindiniz. Ben de psikanalizde dlere byk nem verildiini, dlerin yorumlanp, geri planlarnda gerekten olup bitmi olaylara ilikin anlarn arandn, ama dleri yorumlamada izlenecek yolun psikanalistin keyfine kaldn ve dlerin nasl yorumlanaca, dlerden sonular karmann yerinde bir davran grlp grlmeyecei konusundaki tartmalarn psikanalistlerin kendi aralarnda da bir sona kavuturulup, bir uzlama salanamadn vb. iitmedim deil. Durum byle olunca, psikanalizin okul psikolojisine gre elde ettii stnl o kadar abartmanz uygun saylmaz."

    Gerekten ok yerinde szler sylediniz. Psikanalizin hem kuram, hem de pratii bakmndan d yorumunun esiz bir nem kazand doru. Eer zerinizde saldrgan bir izlenim brakyorsam, bu sadece kendimi savunmak istediim iindir. Ama baz psikanalistlerin d yorumu alannda yapt densizlikleri dnnce, cesaretimi yitirmemek ve byk yergi stadmz Nestroy'un* u karamsar szlerine hak vermemek elimde deil: Her atlm ilk bata grndnn ancak yan byklndedir. Ama soranm size, insanlar ellerine geirdikleri bir eyi ne zaman karmak-ank, ne zaman eci bc bir duruma sokmamtr?

    Biraz dikkat ve kendini eitimle d yorumundaki tehlikelerin ounluundan saknmak elbette mmkndr. Ancak, dikkatimizin baka konular tarafndan byle yelinmesiyle size anlatacaklanm bir trl anlatma frsat bulamayacam kansnda deil misiniz? * Neslroy, Johann (1801-1862); Avusturyal oyuncu ve oyun yazan; yergi

    ve irani alannda eitli eserler yazd. (.N.)-- 2 0 -

  • "Evet, sizi doru anladmsa yeni rubbilimin temel varsaymndan konuacaktnz."

    Aklamalarma bununla balamak istemem. Niyetim, psikanalitik incelemelerde bulunurken ruhsal aygtn yapsyla ilgili olarak nasl bir grle vardmz size bildirmektir."

    "Ruhsal aygt diye neye diyorsunuz?" Sonra bu aygt neden yaplmtr, sorabilir miyim acaba?"

    Ruhsal aygtn iyzn az sonra reneceksiniz. Nasl bir malzemeden yapldn ise ltfen sormaynz. Psikolojik bakmdan ilgin bir soru deil nk; bir drbnn cidarlarnn metalden mi, yoksa mukavvadan m yapld sorusu optik iin ne kadar ilginlikten yoksunsa, sizin sorunuz da psikoloji iin tpk yle. Biz malzeme asn ksaca bir kenara brakacak, mekansal adan duruma bakacaz. Sizin anlayacanz, ruhsal faaliyetlerin gereklemesine hizmet eden o bilinmedik aygt kafamzda gerekten bir ara ki, bizim mekanizmalar adn verdiimiz birden ok paradan kurulmutur. Bu mekanizmalardan her biri zel bir fonksiyon grr ve btn mekanizmalar arasnda deimeyen mekansal bir iliki vardr; yani "n" ve "arka", "yzeysel" ve "derin" gibi szcklerle anlatlan mekansal iliki, bizim iin balangta yalnz fonksiyonlarn dzgn olarak birbirini izleyiinin anlatm bakmndan nem tar. Bilmem hala beni izleyebiliyor musunuz?

    "Pek deil. Belki ilerde daha iyi anlarm sylediklerinizi. Ama hereye ramen bu sizinkisinin doabilimcilerde artk hi rastlanmayan tuhaf bir ruh anatomisi nitelii tadn ileri srebilirim."

    Baka ne bekliyordunuz ki; benimkisi de bilim dallarnda karlaan bir sr benzerleri gibi yardmc bir tasarmdr. lk tasarmlar her vakit enikonu caba bir durum gster

    i l -

  • mistir. Bu gibi durumlar iin open to revision* sz sylenebilir. Ben o poplerlik kazanm Als ob'a (sanki) yaslanmay gereksiz buluyorum. Filozof Vaihinger'in** "fksiyon' diye niteleyecei byle bir tasarm deeri onunla baarabileceimiz ilerin azlna ve okluuna baldr.

    Biz yine konumamz srdrelim: Bir kez harcalem bilgilerin erevesi ierisinde dnerek, insanda bir yandan duyusal uyarlrla bedensel gereksinmeler, te yandan devi-nimsel (motorik) eylemler arasna yerlemi bulunan ve bunlar arasnda araclk rol oynayan ruhsal bir rgtn varln benimsiyor, bu rgte de Ben adn veriyoruz. Bu bir yenilik deildir hani, filozof olmayanlarmzn tm byle bir varsaym yadsmaz. Ancak bununla ruhsal aygtn eksiksiz bir tanmn yaptmz sanmyoruz. Varln kabul ettiimiz bu Ben'den daha geni kapsaml, daha muazzam ve daha karanlk bir baka ruhsal blge var ki, buna da Es demekteyiz. Bu iki rgt arasndaki iliki bizim en bata zerinde duracamz bir konu olacak.

    Ruhumuzdaki bu her iki mekanizma ya da blgeyi anlatmak iin basit zamirler sememize, yle akustik bakmdan kulak dolduran szcklere bavurmamamza belki kusur bulacaksnz. Ne var ki, psikanalizde harclem dnyle balant ierisinde kalmaktan holanmakta, bu dnn deyimlerini hor grp aalamayarak onlara bilimsel bir kul-lanrlk kazandrmay ye tutmaktayz. Bunu bir yararlk diye grmek doru deildir, nk retilerimizi ok vakit pek zeki, ama her vakit aydn olmayan hastalarmza anlatabilmek iin ister istemez byle davranmak zorundayz. Kiisellikten uzak Es, normal insann baz davurumlarna dorudan gidip balanmaktadr. "Birden bir rperti yalayp

    * Rcvi/.yona ak (.N.). ** Hans Vaihinger (1852-1933); Alman filozofu; idealist-pozitivist bir

    fiksiyonalizm (illzyonizm) retisini savundu. En nl eseri Die Phi losophie des Als-Ob'dur.

    - 2 2 -

  • geti iimi" denir. Sonra yle sylenir kimi vakit: "O anda ben'den daha gl bir ey vard iimde." "Cetait plus fort que moi"

    Ruhbilimde ancak benzetmelerle tanmlamalar yapabilmekteyiz. Bu yle yadrganacak bir ey saylmamaldr, bilimin baka alanlarnda baka trl davranlyor deildir. Ancak biz bu benzetmeleri ikide bir deitirme zorunluluunu duyarz; nk bunlarn hi biri yeteri kadar uzun sre dayanmaz bizde. Yani Ben'le Es arasndaki ilikiyi bir aydnla kavuturmam isteniyorsa, sizden ltfen Ben'i Es'in bir eit cephesi, bir n plan, Es'in deta bir d deta bir kabuk katman olarak tasarlamanz rica edeceim. Bu son benzetmeye sadk kalp zerinde yryebiliriz. Biliyoruz ki, kabuk katmanlar kendilerine has zellikleri yz yze geldikleri d ortamn deitirici (modifye edici) etkisine borludur. Bylece Ben'i ruhsal aygtnbir katman, d dnyann etkisiyle Es'in deitirilmi bir ekli diye kafamzda canladrabiliriz. Psikanalizde mekansal tasarmlar ne denli ciddiye aldmz siz de gryorsunuz. Ben bizim iin gerekten de yzeysel, Es ise daha derindeki katman oluturur, tabii dtan bakld zaman byledir bu. Ben realiteyle asl katman Es arasnda bulunur.

    "Btn bunlan nerden bildiiniz henz soracak deilim. Ancak bana imdilik bir Ben'le bir Es aynmndan ne yarar saladnz, byle bir ayrma sizi ne gibi bir nedenin zorladn aklar msnz?"

    Sorunuz, konumam gerektii gibi srdrmemi salyor: Diyeceim bilinmesi nemli ve deerli olan ey, Ben'le Es'in birden ok noktada birbirinden enikonu bir sapma gsterdiidir; ruhsal olaylarn ak bakmndan Es'tekinden daha deiik kurallar geerlidir Ben'de, Ben'in gtt amalar Es'inkilerden bakadr ve baka aralarla bunlann gerekletirilmesine allr. Bu konuda ok sz sylenebilir hani, dolaysyla yeni bir karlatrma ve bir rnekle yetinmek istersiniz sannm? Szgelii son savata

    - 2 3 -

  • n cepheyle geri cephe arasndaki ayrm dnnnz. Hani o zaman cephede baz olaylarn geri hattakinden baka trl olup bittiini, cephede yasaklanmas gereken bir ok eylere geri hatlarda izin verildiini grdk, amadk buna. Bunun byle olmasn belirleyen faktr, tabii dmann yaknda bulunuuydu; ruhsal yaam iinse ayn faktr d d yann yaknldr. Darda - yabanc - dman s-ckelri bir vakit zdetiler. imdi de yukarda szn ettiim rnee gelelim: Es'te atma diye bir ey yoktur; elikiler, kartlklar hi istiflerini bozmadan yan yana varlklarn srdrr, ok vakit uzlama rnleriyle birbirlerine benzerlik salarlar. Oysa ayn durumlarda, Ben bir atma durumu yaar, bu atmada bir karara varmak zorunda grr kendini, varlacak karar da belli bir eilimin lehinde davranlp ona kart eilimden el ekilmesi biiminde gerekleir. Ben btnsellik, beraberlik ve bireim (sentez) konusunda pek dikkate deer bir eilimle karakterize bir rgttr; oysa Es byle bir karakterden yoksundur, adeta bir danklk ierisindedir; Es'teki ayr ayr eilimler, birbirlerinden bamsz ve birbirlerini umarsamakszn, gttkleri amalan gerekletirmeye bakarlar.

    "Peki, madem bu kadar nemli ruhsal bir geri hat var, o zaman bunun imdiye kadar psikanalizde gzden kamasn nasl aklayabilirsiniz.?"

    Bylece yine nceki sorulannzdan birine dndk. Ruh-bilim bugne kadar olduka akla yakn, ama gerekte bir salamlktan yoksun bir varsayma balanp kalarak, Es blgesine alan kapy kendi eliyle kapamt. Bu varsaym da uydu: Btn ruhsal eylemlerimiz bizim iin bilinlidir, bilinlilik ruhsal'n karakteristik zelliidir, eer beynimizde bilinsiz olaylar geiyorsa, bunlar ruhsal eylem adna layk deildir ve ruhbilimi ilgilendirmez.

    "Sannm, bu da pek tabii bir ey." Evet psikologlar da tpk sizin gibi dnyor, ama bu

    dncenin yanlln, yani byle bir grn hi de ama-- 2 4 -

  • ca hizmet etmeyen bir ayrm olduunu tantmak g tieildir. En rahatndan bavurulacak bir kendini gzlem, iimizde birtakm aklagelimlerin bgsterebildiini ve bunlar iin daha nceden bilinli bir hazrlk yaplmadn ortaya koyacaknr. Ancak iinizde uyanan ve gerekten de ruhsal karakter tamas gereken n hazrlk niteliindeki dnce oluumlarn sonradan bir diriltim (rekonstruk-siyon) eylemine bavurarak kendiniz iin bilinli bir duruma getirebilirsiniz.

    "Belki o anda insann dikkati bir baka tarafa ekilmiti de, sz konusu n hazrlklarn farkna varamad?"

    Bahane bunlarn hepsi. Bu gibi kaamak szlerle iinizde ruhsal nitelikte, okluk pek kark olaylar geebilecei ve bilincinizin bunlardan dpedz habersiz kalabilecei sizin bunlara ilikin hi bir bilgi edinebeyeceiniz gerein yadsyamazsnz. Yoksa ruhsal olmayan bir eylemi ruhsal bir eyleme dntrmek iin "dikkatinizden" az ne diye tartyoruz bu konuda? ipnotizma deneyleri vardr, ad geen deneyler bilinsiz dncelerin varln bu konuya merakl herkes iin yadsnmaz biimde gz nnde serer.

    I I I

    "Bir nevrotik rahatszln douunu nasl tasarlamak gerektii konusunda psikanalitik kurumlara dayanarak bir aklama bekliyorum sizden."

    Ben de byle bir aklamada bulunmaya alacam. Ancak bunun iin Ben'imizi ve Es'imizi yeni bir a olan dinamik adan, yani bu ruhsal mekanizmann ilerinde ve birbirleri arasnda faaliyet gsteren gleri gz nnde tutarak ele almamz gerekiyor. Daha nce ruhsal aygt tanmlamakla yetinmitik biliyorsunuz.

    "Gene yle akl erdirilemeyecek gibi bir aklama olmasnda"

    - 2 5 -

  • Sanmam. ok gemeden konuya bir nsiyet kazanacaksnz. Evet, bizim varsaymmza gre, ruhsal aygn faaliyete iten gler byk fizik gereksinmelerin davurumu niteliiyle organlarda retilir. air filozofumuzun "Alk ve Sevi" sznn anmsayacaksnz. Hani enikonu saygya deer bir g ifti. Biz bu organik gereksinmeleri ruhsal faaliyetin uyarclar olmalar dolaysyla igd diye, birok modern dillerin kendilerinde bulunmad iin yazkland bir szckle nitelemekteyiz. te bu igdler Es'i doldurmaktadr; sz uzatmadan, Es'teki btn enerjinin bu igdlerden kaynan aldn syleyebiliriz. te yandan, Ben'deki gler de Es'teki glerden domutur. Peki, nedir igdlerin amac? Doyumdur, yani organik gereksinmelerin giderilebilecei durumlar yaratmaktr. Organik gereksinme gerginliindeki azalma, bilincimiz tarafndan haz, bir artma ise hemen elem niteliiyle alglanr. Bu dalgalanmalardan da haz ve elem duygularnn oluturduu bir dizi ortaya kar ve ruhsal aygt sz konusu diziye gre etkinliini dzenler. Bu konuda bir haz ilkesinin egemenliinden sz amaktayz.

    Es'in igdsel istekleri bir doyuma kavumad m, birey iin katlanlmaz durumlar ortaya kar. Bu gibi doyum-sal durumlarn ancak d dnyann yardmyla gerekleebileceini yaantlar ok gemeden ortaya kor. Bylece Es'in d dnyaya dnk paras, yani Ben al maya balar. Diyelim arac yerinden hareket ettiren btn itici g Es tarafndan karlanyorsa, Ben de direksiyon grevini yklenir, ynetir arac; byle bir grevin yerine getirile-meyii ise bilindii zere amaca varlmasn nler. Es'teki igdler her ne pahasna olursa olsun hemen bir doyum salamaya bakar, bundan tr de ya hi bir ey ele geiremez ya da giriimlerinde enikonu zararl karlar. Dolaysyla ad geen baarszl nlemek, Eslere reel d dnyann gerekleri arasnda araclk yapmak devini Ben

    - 2 6 -

  • zerine alr. iki ayr ynde faaliyette bulunur. Ben. Bir yandan kendi duyu ganinin, yani bilin sisteminin yardmyla d dnyay gzetleyerek, rizikosuz bir doyum iin en uygun an kollar; te yandan, Es'i etki altnda bulundurur, ondaki "tutkular" dizginler, igdlerin doyumlarn ertelemesini, hatt gerekirse amalarnda bir deitirme gitmesini ya da bir yerde doyum karlnda bu amalardan el ekmesini salar. Ben, Es'ten gelen itepileri bu yoldan denetim altnda tutmakla, eskiden tek bana egemen olan haz ilkesinin yerine gereklik ilkesini geirir; gereklik ilkesi de hani haz ilkesinin gtt en son amalar gder, ama bunu yaparken reel d dnyann bireyin nne kard koullan dikkate alr.

    ilerde ise, d dnyaya uyum'dan ayn olarak, doyum-lann kesinlikle ele geirilmesinde bir baka yolun daha varln renir. Deitirici bir tutumla d dnyaya mdahelelerde bulunarak, onda doyumlann gereklemiini salayacak koullar bilinli yoldan yaratmaya urar. Derken bu faaliyet Ben'in en yce fonksiyonuna dnr; tutkulann dizginleyip realite karsnda boyun emenin mi, yoksa tutkulardan yana kp d dnyaya kar kendini savunmann m daha yerinde olacana ilikin alnacak kararlar, yaamsal bilgeliin davurumlandr.

    "iyi ama, sizi doru anladmsa, Es'in kendisi Ben'den daha gl; bu durumda nasl Ben'in egemenliine nza gsterebilir?"

    Evet, Ben gerektii gibi rgtlenip bir fonksiyon gcne kavuur ve Es'in btn paralarna ulaabilir de bunlar zerinde etkisini gsterebilirse, duruma diyecek yoktur. Nihayet Ben ile Es arasnda doal bir dmanlk sz konusu deildir, her ikisi bir btn oluturur ve bireyin salkl zamannda pratik bakmdan birbirinden aynlmaz.

    "Btn bunlar iyi gzel, ama byle ideal bir ortamda o bozguncu hastalk olaynn nerede kendisine bir yer bulunup yerletirilebileceini anlamyorum."

    - 2 7 -

  • sini yitirmi, geriye ittii nesneyle yeniden bir atma durumuna girmekten saknmak iin kendi faaliyetlerinden bazlarn gzden karmak iin kendi faaliyetlerinden bazlarn gzden karmak zorunda kalm, geriye itilmi itepilerin srgnleri olan arazlara kar okluk baarsz savunu eylemleriyle bitkin dmtr; te yandan ise bir Es bulunmaktadr, buradaki tek tek igdler bamsz duruma gemi bireyin tm karlarn umursamakszn kendi amalan peinde komakta, bundan byle sadece Es'in derin katmanlannda egemen ilkel psikoloji yasalanndan baka bir ey tanmamaktadr. Btn durumu yle topluca gzden geirirsek, bir nevrozun douu iin u yaln forml saptayabiliriz: Ben, Es'teki baz paralan uygunsuz biimde basnrma denemesine girimi, deneme baanszla uram, Es de davranndan tr Ben'den c almtr. Buna gre nevroz Ben ile Es arasndaki bir atmann sonucudur; Ben, derinlememsine bir incelemenin ortaya koyaca gibi, reel d dnya karsndaki uysallna sk skya sarlp budan vazgemek istemedii iin sz konusu atmaya srklenmitir. Kartlk d dnyayla Es arasndadr, Ben z varlna sadk kalarak d dnyay tuttuu iin, Es'le byle bir atma durumuna srklenmitir. Ama ltfen dikkat buyurunuz! Byle bir atmann varl deildir hastal yaratan, nk realiteyle Es arasndaki bu gibi kartlardan ister istemez kanlamaz ve benin srekli devlerinden bir bunlar arasnda araclk yapmaktr; hastal douran, Ben'in atma durumunu ortadan kaldrmak iin yetersiz bir areye, yani geriye itim'e bavurmasdr, ama bunun da nedeni, atmay giderme gibi bir dev karsnda kald zaman, Ben'in henz gelimemi ve gsz durumda bulunuudur. Zaten bu yzden deil midir ki, kesin nem tayan btn geriye itimlere ilk ocuklukta bavurulduu grlmektedir.

    "Bu ne garip bir durum! dnze uyarak eletiri yolunu tutmuyorum; nk amacnz, nevrozlarn douu

    - 3 0 -

  • konusunda psikanalizin ne dndn, dolaysyla nevrozlarla savamada ne gibi bir yntem izlediini bana anlatmak sadece. Sorulacak ok soru var, bunlardan bir kan da ilerde tarafnza ynelteceim. Ama en bata iimde uyanan bir hevesle uyup, dncelerinizi daha bir geniletecek ve bundan bir kuram karmaya yelteneceim. Siz konumanzda d dnya-Ben-Es ilikisini gelitirip, Ben'in d dnyaya bamllk iinde Es'e kar srdrd sava nevrozlarn dou koulu diye ortaya koydunuz. Peki, byle bir atma sonucu Ben'in kendini Es'in akntsna kaptrp, d dnyay nemsemekten vazgemesi gibi bir dier durumun da bagsterecei akla gelemez mi? Peki, o zaman ne olacaktr? Benim gibi hekimlikten uzak birinin bir akl ve ruh hastalnn dousuna ilikin kansna gre, Ben'in byle bir karan hastaln koulunu yaratabilir.; nk gerek'ten bylesine bir yz eviri, akl ve ruh has-talklannn balca nedeni gibi gzkmektedir."

    Evet, bunu ben de dnmedim deil; hatta her ne kadar doruluunun tantlanmas pek aprak bir takm durum-larn irdelenmesini gerektiriyorsa da, byle bir gr yerinde bulmaktaym. Nevrozlarla psikozlar galiba iten akraba birbirine, ama yine de ok nemli bir noktada birbirlerinden aynlyor. Sz konusu nokta da, Ben'in byle bir atmada taraf tutuu olabilir sanyorum. Gerek nevrozlarda, gerek psikozlarda Es, o kr amanszlk zelliini elden brakmamaktadr.

    "Peki, devam edin konumanza, Sizin psikanalitik ku-ram nevrotik hastalklann tedavisi iin neler neriyor bakalm?"

    Tedavide gttmz amac bundan byle kolaylkla be-lirleyebiliriz. Bu ama, Ben'i yeniden diriltip kendisini

    evreleyen snrlamalarn penesinden kurtarmak, onaeski-ferde kalm geriye itimler dolaysyla aresiz elden kard

    -31 -

  • sini yitirmi, geriye ittii nesneyle yeniden bir atma durumuna girmekten saknmak iin kendi faaliyetlerinden bazlarn gzden karmak iin kendi faaliyetlerinden bazlarn gzden karmak zorunda kalm, geriye itilmi itepilerin srgnleri olan arazlara kar okluk baarsz savunu eylemleriyle bitkin dmtr; te yandan ise bir Es bulunmaktadr, buradaki tek tek igdler bamsz duruma gemi bireyin tm karlarn umursamakszn kendi amalan peinde komakta, bundan byle sadece Es'in derin katmanlannda egemen ilkel psikoloji yasalanndan baka bir ey tanmamaktadr. Btn durumu yle topluca gzden geirirsek, bir nevrozun douu iin u yaln forml saptayabiliriz: Ben, Es'teki baz paralan uygunsuz biimde bastrma denemesine girimi, deneme baanszla uram, Es de davranndan tr Ben'den c almtr. Buna gre nevroz Ben ile Es arasndaki bir atmann sonucudur, Ben, derinlememsine bir incelemenin ortaya koyaca gibi, reel d dnya karsndaki uysallna sk skya sarlp budan vazgemek istemedii iin sz konusu atmaya srklenmitir. Kartlk d dnyayla Es arasndadr, Ben z varlna sadk kalarak d dnyay tuttuu iin, Es'le byle bir atma durumuna srklenmitir. Ama ltfen dikkat buyurunuz! Byle bir atmann varl deildir hastal yaratan, nk realiteyle Es arasndaki bu gibi kartlardan ister istemez kanlamaz ve ben'in srekli devlerinden bir bunlar arasnda araclk yapmaktr, hastal douran, Ben'in atma durumunu ortadan kaldrmak iin yetersiz bir areye, yani geriye itim'e bavurmasdr, ama bunun da nedeni, atmay giderme gibi bir dev karsnda kald zaman, Ben'in henz gelimemi ve gsz durumda bulunuudur. Zaten bu yzden deil midir ki, kesin nem tayan btn geriye itimlere ilk ocuklukta bavurulduu grlmektedir.

    "Bu ne garip bir durum! dnze uyarak eletiri yolunu tutmuyorum; nk amacnz, nevrozlarn douu

    - 3 0 -

  • konusunda psikanalizin ne dndn, dolaysyla nevrozlarla savamada ne gibi bir yntem izlediini bana anlatmak sadece. Sorulacak ok soru var, bunlardan bir kan da ilerde tarafnza ynelteceim. Ama en bata iimde uyanan bir hevesle uyup, dncelerinizi daha bir geniletecek ve bundan bir kuram karmaya yelteneceim. Siz konumanzda d dnya-Ben-Es ilikisini gelitirip, Ben'in d dnyaya bamllk iinde Es'e kar srdrd sava nevrozlarn dou koulu diye ortaya koydunuz. Peki, byle bir atma sonucu Ben'in kendini Es'in akntsna kaptrp, d dnyay nemsemekten vazgemesi gibi bir dier durumun da bagsterecei akla gelemez mi? Peki, o zaman ne olacaktr? Benim gibi hekimlikten uzak birinin bir akl ve ruh hastalnn dousuna ilikin kansna gre, Ben'in byle bir karan hastaln koulunu yaratabilir.; nk gerek'ten bylesine bir yz eviri, akl ve ruh has-talklannn balca nedeni gibi gzkmektedir."

    Evet, bunu ben de dnmedim deil; hatta her ne kadar doruluunun tantlanmas pek aprak bir takm durumlarn irdelenmesini gerektiriyorsa da, byle bir gr yerinde bulmaktaym. Nevrozlarla psikozlar galiba iten akraba birbirine, ama yine de ok nemli bir noktada birbirlerinden aynlyor. Sz konusu nokta da, Ben'in byle bir atmada taraf tutuu olabilir sanyorum. Gerek nevrozlarda, gerek psikozlarda Es, o kr amanszlk zelliini elden brakmamaktadr.

    "Peki, devam edin konumanza, Sizin psikanalitik kuram nevrotik hastalklarn tedavisi iin neler neriyor bakalm?"

    Tedavide gttmz amac bundan byle kolaylkla belirleyebiliriz. Bu ama, Ben'i yeniden diriltip kendisini evreleyen snrlamalann penesinden kurtarmak, ona eskilerde kalm geriye itimler dolaysyla aresiz elden kard

    -31 -

  • sorunlar btn ayrntlaryla ele alnyormu. Eer durum b; eyse hani sizin psikolojik irdelemelerinizden byle olmas gerektii gibi bir tant ele geirilmi demektir. yle ya, sr saklayacak lan na kesinlikle gvenilemeyen, karakterlerinin salamlna ilikin ortada bir gvence bulunmayan baka kiilerin ellerine bu denli tehlikeli zgrlkleri nasl teslim edersiniz?"

    Doru bir hekim cinsel alanda baz ayncalklarla donatlmtr, remsel organlan (tenasl organlan) da muayene edip, gzden geirebilir. Geri Ortadou'da bu halk hekimlerden esirgenmitir; aynca baz lkc devrimciler kimi kastettiimi biliyorsunuz hekimlerdeki bu ayrcalklara kar savamtr. Ama siz nce psikanalizde durum byle midir, deil midir, byleyse neden byledir, bunu renmek istiyordunuz, sannm? Evet, byledir. Ancak, byle de olmas gerekmektedir; nk, bir kez psikanaliz genellikle tam bir akyreklilik ilkesi zerine kurulmutur. Szgelii psikanalitik tedavide hastann maddi durumu da itenlikte uzun uzadya anlat konusu yaplabilir ve hasta kendi rakibinden ya da vergi memuru bile olmasa bir bakasndan sakl tutup sylemeyecei eyleri hekime aklar. Hastann omuzlanna yklenen bu akyreklilik ykmllnn beri yandan psikanalisti de ar bir manevi sorumluluk altna soktuunu yadsmayacak, tersine hararetle belirteceim. Byle olmasnn ikinci nedeni de, nevrotik has-talklann etiyolojisinde cinsel yaama ilikin nedenlerin son derece nemli, alabildiine byk, hatta belki karakteristik bir rol oynamasdr. Psikanalitik tedavi de kendi konusuna, yani hastann sunduu malzemeye uymayp ne yapacaktr? Psikanalist asla hastay kandnp cinsel alana srklemez, imdi tedavi srecinde cinsel yaammzn mahremiyetleri el alnacaktr diye nceden bir ey sylemez kendisine. Aklamalanna can istedii yerden balamasna msaade eder hastann, hi sabrszlanmadan hastann kendisinin cinsel konulara deinmesini bekler. Ben rencilerime hep $

    - 3 4 -

  • uyarmada bulunmuumdur: Hasmlarmz cinsel faktrn hi bir rol oynamad vakalarla da karlaacamz ileri srmlerdir ; onun iin, psikanaliz tedavisinde bu faktre kendiniz deinmekten saknn da ileri srdkleri gibi bir vakay ele geirme ansndan kendimizi yoksun brakmayalm. Gelin grn ki, iimizden hi biri imdiye kadar byle bir vakayla karlamak mutluluuna erimi deil.

    Bizim cinsellie verdiimiz nemin itiraf edilmi ya da edilmemi kadaryla baz kimselerde psikanaliz dman-lnn en gl nedenini oluturduunu bilmiyor deilim

    tabii. Ama bu dizi yanltabilir mi? Nihayet bize tm uygarlk yaammzn ne denli nevrotik bir karakter tadn, nk

    szde normallerin de nevrozlulardan ok daha baka trl davranmadn gsterir, o kadar. Almanyada'ki bilgin ev-relerinde psikanalizin resmen yargland gnlerde bugn

    eni konu sakin durum hekimlerden biri kp, kendisinin de hastalar konuturduunu aklad, dolaysyla zel bir he-kimsel otoritenin varln zorunlu buldu. Hastalar konuturuyorsa, herhalde tehis amacyla ve psikanalistlerin lavlarnn doruluunu snamak iin yapyordu bunu. Ayn Konumac: "Ama" diye ekledi, "hastalar cinsel konulardan sz amaya balar balamaz, azlarn kapyorum hemen.' Psikanaliz aleyhinde ne srlen bu gibi tantlardan ne beklersiniz? Bilginler toplulua konumac hesabna yeril dibine geecekken ona alk tuttu, bravolarla karlad konumasn. imdi bu konumacnn mantk denen eyi

    umursamayn aklayarak bir neden varsa, insanlarn or-tak nyarglara sahip bulunduu bilincinin salad o yengi

    havas esen gvendir. Bundan birka yl sonra rencilerimden birka, insan toplumunu, szde psikanali-

    zin kendisine yklemek istedii cinsellik boyunduruundan kurtarmak gereksinmesine kar duramazd. Bunlardan biri,

    cinsel'in hi de cinsellik anlamna gelmediini, tersine bun-dan baka bir nitelik tadn, soyut, gizemsel (mistik) bir nesne olduunu aklad; hatta bir baka rencim daha da

    - 3 5 -

  • ileri gitti, cinsel yaama insann kendisini gden iktidar ve egemenlik igdsn doyuma ulatrmaya alrken bavurulan bir etkinlik alan diye bakmak gerektiini ileri srd. kisi de bol bol alklandlar, hi deilse ilk zamanlar bu alk esirgenmedi kendilerinden.

    "Bakn, bu noktada sizi tarafnz korkmadan tutabilirim sanyorum: Cinselliin canl yaratklarn doal ve ilksel bir gereksinmesi deil de bir baka eyin davurumu grlmesi gerektiini ileri srmek bana pek atak bir sav gibi grnyor. Yalnz hayvanlar rnek almak yeteri kadar aydnlk getirecektir bu konuya."

    Zarar yok. Ne denli sama olursa olsun, toplumun kendi gnl rzasyla imeyecei hi bir ila karm yoktur yeter ki, ilacn cinselliin o korkulan stn gcne kar bir panzehir nitelii tad aklansn.

    Ayrca unu da belirtiyim ki, nevrozlarn etiyoloj i sinden insel faktrn pek o kadar byk bir rol oynad tezine

    kar sizin bizzat aa vurduunuz yadsma, yklendiiniz tarafsz bir gzlemci deviyle pek uzlamaz grnyor. Byle bir antipatinin adil bir yargya varmanz kstekleyeceinden korkmuyor musunuz?

    "Bunu sylemenize zldm dorusu. Bana kar gveeniniz sarslmsa benziyor. Peki ama, ne diye o zaman

    baka birini tarafsz gzlemci semediniz?" Bu bakas da sizden deiik ekilde dnmezdi, onun

    iin. Ama diyelim daha iin banda, cinsel yaamn nemini takdire eilimli bir kimsedir bu gzlemci; o vakit btn dnya yle barrd: Bu setiiniz kimse tarafsz

    deilim ki, sizin taraftarlarnzdan biri... Yo hayr, grlerinizi etkileyebilme umudundan asla vazgemi deim. Ancak imdi ele aldmz konu, demin zerinde

    durduumuzdan bir baka nitelik tayor. Ruhbilimsel konumalarda bana inanmsnz, inanmamsnz, benim

    - 3 6 -

  • iin farketmezdi nihayet; salt ruhbilimsel sorunlarn ele alnd izlenimini sizde uyandrmak yeterdi benim iin. ama imdi cinsel l ik sorununda, szler ime itirazda bavurduumuz en gl nedenin daha bata psikanalize kar iinizde yaayan ve sizin gibi birok kimselerce de psikanalize kar beslenen dmanlktan baka bir ey olmadn anlamnz isterdim.

    "Size bu konuda ylesine sarslmaz gven salayan tecrbeler yok ben de, ne yapaym."

    Gzel, imdi anlatmm srdrebilirim. Cinsel yaam sadece haz verici bir ey deil, ayn zamanda bilimsel bir sorundur. Bu soruna ilikin rendiimiz bir sr yeni eyler, aklayacamz bir sr acayip durumlar olmutur: Psikanalizin ocukluun ilk yllarna kadar uzanmas gerektii nk kesin nem tayan geriye itimlere Ben'in henz gereken gle donatmdan yoksun ilk ocukluk yllarnda bavurulduu. Ama ocuklukta bir cinsel yaamdan sz alabilir mi? Cinsel yaam ancak bulula balamaz m? Tersine, bizim bulgulamamza gre, cinsel itepkiler daha doutan beri yaama elik eder ve zellikle bu itepkiler yznden ocuksal Ben, kendini savunu iin geriye itimlere el atar. Kk ocuun cinselliin gcne bu diretiiyle daha nce kendisinden sz atm bilgin konumacnn, ayrca kendileri bu konuda kuramlar ortaya atan benim kendi rencilerimin ayn davrana bavurmalar arasnda dikkate deer bir uygunluk var, yle deil mi? Peki, nedendir bu? Uygarlmzn btnyle cinsellikten fedakarlklar zerine kurulduu gibi pek genel bir cevap verilebilir soruya; ancak, bu konuda syleyeceimiz ok daha baka eyler bulunmaktadr.

    ocuk cinsellii, ele geirildii iin utanlmas gereken bulgulardan saylr. yle grlyor ki, baz ocuk hekimleri bunu hep byle bilmi, ayrca baz ocuk bakclar da bu konuda onlardan aa kalmamtr. Kendilerine ocuk psi-

    - 3 7 -

  • kolojisi denen uyank kimseler de bu durum karsnda sulamal bir edayla ocukluun melekletirilmesi'nden sz amlardr. Yani tantlar yerine hep duygusal savlar ne srlmtr. Bizim politik evrelerde bu tr olaylar her gn rastlanan eylerdir: Tutu muhalefetten biri ayaa kalkar, ordu ierisinde, idari mekanizmada hukuk ilerinde vb. bir bozuk dzenin varl savn atar ortaya. Bunun zerine bir bakas kar, en ok iktidardan biridir bu, ileri srlen aksaklk iddialarnn devletin ordunun, hanedan soyunun onurunu ayaklar altna ald, hatta milli duygulan rencide ettii cevabn verir, yani yaplan eletirilerin hi de geree uymadn aklar. Sz konusu duygular yle incinmeye gelmez nk.

    ocuun cinsel yaam bir erikinin cinsel yaamndan tabii farkldr. Cinsel fonksiyon bandan balayp bizim bildiimiz son aamasna ulaana kadar kark, bir geliim yolunu geride brakr. ok saydaki para igdlerin birlemesiyle onaya kar; tam bir rgtlenme durumuna eriebilmek iin eitli evrelerden geip, sonunda reme hizmetine girer. Tek tek igd paralannn hepsi de cinselliin son durumunda btnyle yararlanlmaya elverili deildir; bir ksm amalanndan saptnlr. Bu kadar uzun boylu bir geliim ise her vakit kusursuz gerekletirilemez, arada birtakm geliim tututluklan, nceki geliim basamak-lannda ksmi taklp kalmalar (fiksasyon) kabilir ortaya; bylesi durumlann ilerde cinsel fonksiyonun karsna engel klnda dikildii grlr; cinsel eilim, bizim deyimimizle libido engellere karlatka sk sk geriye ekilip, bu taklp kalma noktalanna dner. ocuk cinselliiyle bu cinselliin olgun duruma eriinceye kadar katksz bir tiksintiyi tanmlanagelen, ama nasl doduu bir trl aklanmayan cinsel sapklklan anlamamz salayacak bir anahtan da elimize tututurur. Bu alan tmyle enikonu ilgintir, ama sizinle bu konuda daha ok konumam, konumalanmzda

    - 3 8 -

  • gttmz amalar bakmndan pek bir anlam tamayacaktr. Bu alanda yneltiyi (oryantasyonu) yitirmemek iin pek tabii anatomik ve fizyolojik bilgiler gereklidir; ne yazk ki bunlarn hepsi de p fakltelerinde edinilememekte-dir. Beri yandan uygarlk tarihi ve mitolojiden anlamak da yine zorunludur.

    "Siz bu kadar anlattnz ama, ben yine de ocuk cinsellii konusunda bir gre varamadm."

    O zaman zerinde biraz daha durmam gerekiyor; zaten kendimi yle kolay kolay koparp alamayacam bir konu bu. Bakn! ocuun cinsel yaamnda bana en dikkate deer grnen ey, bu cinselliin pek uzun boylu geliim srecini ilk be ya ierisinde geride brakmasdr; be yandan bulua kadar uyuklama evresi denen evre uzanr bu evrede normal olarak, cinsellik hi bir ilerleme kaybetmez; tersine cinsel eilimlerin glerinde azalmalar grlr, ocuun cinsellik konusunda daha nce bildiklerinin ou elden karlr ya da unutma konusu yaplr. Cinsel yaamda aan ilk ieklerin solup sararmasn izleyen bu dnemde objeler karsnda, utan, tiksinti, ahlak gibi bensel tutumlar oluup ortaya kar. Bunlarn devi, bireyin ilerki bulu frtnas karsnda ayakta kalmasn salamak ve yeni uyanan cinsel isteklere izlemeleri gereken yollan gstermektir. Cinsel yaamn iki zamanll denen durumla nevrotik hastalklarn douu arasnda yalnz insana zg grnmektedir, belki de insandaki nevroza yakalanma ayncalnn bir n kouludur. Baka alanlardaki bilnli yaamn arka plan gibi cinsel yaamn gemii de psikanalizden nce ele alnmam, zerinde durulmadan geilmitir. Sz edilen iki durum arasnda sk bir ilikinin varln hakl olarak tahmin edeceksiniz.

    Cinselliin bu erken dnemindeki muhtevalar, deimeler ve grlen iler zerinde sizin beklemeyeceiniz pek ok ey anlaulabilir. Szgelii olanlarda pek sk rastla-

    - 3 9 -

  • nan korkulardan birinin babalan tarafndan yenilip yutulmak olduunu iitmek elbet artacaktr sizi. Ayrca bu kor

    kuyu cinsel yaamn davurumlar arasna katman da yine hayretle karlayacaksnz, yle deil mi? Ama okul yllarndan belki aklnzda kalm bir efsaneyi anmsatmak isterim size; hani Tann Kronos* kendi ocuklarn yeyip yutar. Bu mitolojik efsaneyi ilk iittiiniz zaman size ne tuhaf gelmitir, kimbilir. Ama yle sanyorum, hepimiz okul anda pek zerinde kafa yormadan getik bunu. Bugn kurt gibi insan yiyen bircanavarn rol oynad kimi masal-lar da anmsayabilir, kurda babann klk deitirmi sureti diye bakabiliriz. Bu frsattan yararlanarak size unu kesinlikle syliyeyim ki, mitoloji ve masal dnyas ancak ve ancak ocuk cinselliini bilmekle anlalabilir. Bu bize psikanalitik aratrlarn salad bir yan kazantr.

    Olan ocuklarnn, babalan tarafndan penislerin zorla kopanlp alnarak bir penisten yoksun braklma korkusu iinde yaadn, bu idi korkusunun da onlarn karakter geliimleriyle cinsel yaamlarnn ilerde izleyecei dorultu zerinde hepsinden gl bir etki yaptn iitmek, sizi nce sylediklerimden daha az artmayacaktr sanrm.

    * Kykloplar' vc Hekatonchcir'lcri yeralt lkesi Tartaros'a att iin kocasna ierleyen Gaia, en kk olu Kronos'u kandrp kocas Uranos'la savamaya raz eder vc bu amala olunun eline keskin azl bir orak tututurur. Uranos geceleyin kars Gaia ile cinsel birlemede bulunmak isterken, olu Kronos gelir, elindeki orakla babas Uranos'un erkeklik organn keser vc dnya egemenliini onun elinden alr. Kendisinin babasna yaptn, oullarnn kendisine yapmasndan korkan Kronos, Rheia'dan olan ocuklar Hcstia'y, Dcmcter'i, Hera'y, Hades'i ve Posei-don'u birer birer yutar. Ancak Rheia bir aldatmacaya bavurur, en kk olu Zeus'un yerine beleklere sarlm bir ta Kronos'a yutturur; daha sonra Zeus'u perilere verip Kbrs'ta Dikte dann bir maarasnda baktrr. Zeus byynce babasyla savaa tutuur ve onu bir zaman yuttuu kardelerini tekrar kusup karmaya ve dnya zerindeki egemenliinden vazgemeye zorlar. (.N.).

    - 4 0 -

  • Yine burada da psikanalizin bulgularna inanmanz iin mitoloji sizi cesaretlendirilecektir. ocuklarn yutan ayn Tanr Kronos babas Uranos'u da idi etmi, yaptnn cezasn karsnn hileye bavurarak elinden kurtard olu Zeus tarafndan idi edilerek demitir. Psikanalizin ocuklardaki erken cinsellik konusunda aa vurduu btn bilgilerin psikanalistlerdeki ba bo hayal gcnden doduu kabule eilimliyseniz, hi deilse urasn itiraf etmelisiniz ki, bu hayal gc mitler ve masallarda bir keltisini grdmz ilkel insanln hayal rnleri gibi rnle yaratp ortaya koymutur. Bu konuda daha sempatik ve belki daha isabetli bir grd de udur:\Uygurln ilk alarnda genellikle egemenliini srdren arkaik nedenleri bugn bile hala ocuklarn ruh yaamnda saptamaktayz. ocuk kendi ruh geliiminde soyyaamsal tarihi ksa yoldan tekrarlar ki bunun gerekliini dltbilim (embriyolji) bedensel geliim bakmndan oktan ortaya koymutur^

    lirkek ocuk cinselliinin bir baka karakteristik zelliide, kzlardaki remsel (genital) organn bu cinsellik dneminde henz bir rol oynamay, bu dnemde rmsel organn kz ocuklar tarafndan henz kefedilmeden kaldr. lk cinsellikle btn arlk , olanlarn erkeklik organ zerinde toplanmakta btn ilgi ocuklar tarafndan byle bir organn varl ya da yokluu zerine yneltilmektedir. Kk kzlardaki cinsel yaam konusunda olanlarn cinsel yaamna gre daha az bilgimiz vardr. Ama bu yzden bir utan duygusuna kaplmamz yersizdir, nihayet erikin kadnlarn cinsel yaam da ruhbilim iin bir dark continent* oluturur. Ama rendiimiz bir ey var ki, o da kzlarn olanlannkine edeer bir remsel (genital) organdan yoksunluun ezikliini kolay kolay zerlerinden silkip atamay, dolaysyla bir aalk duygusuna kapl

    * Karanlk b lge (.N.).

    -41 -

  • ilerinde yaattklar penis kskanlnn kadnsal bir dizi karakteristik tepkilere kaynaklk ediidir.

    Ayrca ocua zg bir durum da, kk ve byk apt-est gibi her iki kart (ekskrementasyon) eyleminin cinsel hazla donatlm olmasdr. Ancak, sonralar, ocuun eitimi ikisi arasnda kesin bir ayrm salar, ama ilerde gnlk yaamn nkteleri bu ayrm yine ortadan kaldrr. Bu pek itah ac bir durum grnmeyebilir bize; ne var ki, bildiimiz gibi, tiksinti duygusunun ocuun ruhuna yerlemesi iin aradan epey bir vaktin gemesi gerekmektedir. Hani genellikle ocuklarda meleksi bir safiyet bulunduu tezini savunanlar bile bunu yadsmaz.

    l.Gelgelelim ocuun cinsel isteklerini her vakit kendisine akrabalk bakmndan en yakn kiiler, yani ilk planda anne-baba, daha sonra kardeler zerine yneltmesi kadar cinsellik konusunda dikkatimizi ekmeye layk bir baka gerek yoktur. Bu iftcinsellk yatknl kart davranlara elverili bir zemin hazrlamad sre, olan iin ilk sevi objesi anne, kz iin babadr. Olan tarafndan baba, kz tarafndan anne bozguncu rakip gzyle grlr ve kendilerine, seyrek olmayarak an dmanlk beslenir. Beni yanl anlamaynz ltfen! Sylemek istediim, ocuun kendisine daha ok yneldii anne ya da babasndan bekledii yaknlk, biz yetikinlerin anne-baba ve ocuk ilikisinin z diye baktmz bir yaknlk deildir. Hayr! Psikanaliz, ocuun bu yaknlklar tesinde, tabii kendi dn yeteneinin elverdii kadar, bizim ehevi doyumdan anladmz hereyi ele geirme amac gttn ak seik gstermektedir. ocuun cinsel birlemenin iyzn asla sezemeyecei ortadadr, bu birlemeyi kendi yaantlarndan ve duyumlarndan gelen tasarmlarla donatr, genellikle bir bebek dourmak ya da bir bebek dnyaya getirmek ereinde doruuna ular istekleri. Ancak buna ne yoldan ulaaca konusunda henz bir fikri yoktur.

    - 4 2 -

  • Bebek dourma isteini kendi bilmezlikleri ierisinde olanlar da duyarlar. ocuklardaki btn bu ruhsal rn o nl Yunan efsanesine* dayanarak dipus kompleksi diye nitelemekteyiz. Genellikle bu kompleksin erken cinsellik dneminin kapanmasyla geride braklmas, adamakll bir ykm ve deiim ileminden geirilmesi gerekmekte, bu deiimin sonularna ise ilerki ruhsal yaamda byk iler dmektedir. Gelgeldim, sz konusu ilem gerektii kadar kkl biimde gerekletirilmez; derken bulu dnemi gelip atar ve komplekste yeniden canlanmalara yol aabilir, ki bu da bazan tehlikeli durumlarla bireyi kar karya brakr.

    Hl susmanza aryorum dorusu. Bu hi de bana hak verdiiniz anlamna ekilemez sanyorum. Eer psikala-niz, ocuktaki ilk sevi objesinin teknik bir deyimle yasak-sevisel bir karakter tadn ileri sryorsa, yine insanln en kutsal duygularn incitiyor demektir elbet; dolaysyla, bu davrana uygun den inanszlk, itiraz ve sulamayla karlamay gze almas gerekmektedir. Ve dorusu ad geen davranlara da bol bol hedef olmaktadr. dipus kompleksini btn insanlara zg yazgsal bir durum diye ne srmesi kadar psikanaliz itibarna adalarnn nez-dinde glge dren baka bir ey olmamtr. Yunan efsanesinin de anlatt elbet bizim ileri srdmzden baka * Yunan mitolojisindeki bir anlatma gre kars Iokaste'den ocuu ol

    mayan Teb kral Laios, Pelops'un olunu karm, bunun cezas da khinlerin azndan kendisine bildirilmitir: Kral Laios'un Iokaste'den bir olu olacak, bu olan babas Laios'u ldrecek ve annesi lokasic'yle evlenecektir. Gnn birinde kehnet gerekleir, Laios'un bir olu olur, ocuk ilerde bana gelecekleren korkan Laios tarafndan saraydan uzaklatrlarak dalk bir yere braklr. Bir oban olan bulur ve gtrp Kral Polybos'a verir, Polybos'u z babas ve Merope'yi de z annesi sanan dipus yetikin bir insan olur, soyunu sopunu merak ettiinden bir gn evden gizlice uzaklar ve khinlere gelerek durumu sorar, z babasn ldrp z annesiyle evleneceini onlardan renir. Kehnetin gereklemesi korkusundan eve dnmeye cesaret edemez. Bir ara yolda giderken kardan bir araba gelir. Arabadakilcrle dipus arasnda bir kav-

    - 4 3 -

  • bir ey deildir; gelgelelim, bilgin ya da bilgin deil, bugn insanlarmz ounluu, yasaksevi ihtimaline kar doa'nn insan ierisine doutan bir tiksintiyi koruyucu tedbir olarak yerletirdiine inanmay ye tutmaktadr.

    lkin tarihi yardma arrsak iyi ederiz bu konuda. C. Julius Casar Msr'a ayak bast zaman, orada gen kralie Kleopatra'yla karlat, ok gemeden Casar'n yaamnda byk bir yer tutan Kleopatra o zaman kendisinden kk kardei Phetelamaus'la evli bulunuyordu. Msr hanedanlnda yle yadrganacak bir ey deildi bu; Yunan asll Ptolemaer'lerin btn yaptklar, kendilerinden ncekilerin, eski Firavunlarn birka yldr uyduklar bir treyi srdrmekten baka bir ey deildi. Ama bu, gnmzde de pek sert tepki grmeyen bir kardeler aras yasakseviydi sadece. Dolaysyla, eski alardaki durumlar zerinde kendisinden bilgi almak iin en ba tanmza, yani motolojiye kulak verelim yine. Mitolojiden rendiimize gre, yalnz Yunanllarn deil, btn uluslarn mitleri babayla kz, hatta anneyle oul arasndaki sevi ilikileriyle dolup tamaktadr. Gerek evrenbilim (kozmoloji), gerek kral hanedanlarna ilikin soy aalan (ecere) ya

    a kar, kavgada Odipus arabadakileri ldrr, yalnz bir lek kii sa kalr, ldrlenler arasnda dipus'un tanmad z babas Laios da bulunmaktadr. Bylece kehnetin bir blm gerekleir. O sralarda Sphinks adnda bir canavar Teb kenti nnde belirmitir; oradan gelip geenlere bir bilmece sorar ve bilmeyenleri ldrr. Bu canavardan kendini kurtarmak isleyen Kral Krcon, Sphinks'i ldrene Laios'un dul kars Iokaste'yi e olarak vereceini vaadeder. Derken dipus Sphinks'in bulunduu yere gelir, ayn bilmece kendisine de sorulur: "Sabahleyin drt, leyin , akamleyin iki ayak zerinde hareket eden yaratk nedir?" dipus: "nsan" diye cevap vererek bilmeceyi zer. Sphinks bunun zerine kendini denize atar, dipus da tanmad z annesi lokaste'yle evlenir. Ancak gnn birinde gerei renerek byk bir yasa kaplr ve kendi eliyle gzlerini oyarak kendini cezalandrr. Ei ve annesi Io-kaste de kendini asarak intihar eder. (.N.).

    - 4 4 -

  • sakevi temeli zerine kurulmutur. Btn bu iirsel yaratklara ne amala bavurulmutur dersiniz? Tanrlarla krallar cani diye damgalamak, insan soyunun nefretini zerlerine yneltmek iin mi? Herhalde daha ok yasaksevi-sel istekler atalarndan kaltmla geen en eski bir miras nitelii tad iin, asla btnyle insanlarn ruhlarndan sklp at lamam tr, normal insanoullarnn ounluu bu isteklerden el ektiinde, Tanrlarla onlarn soyundan gelenlere hl bu istekleri gerekletirme zgrlnn tannmas yine ayn nedene dayanyor olacak. Tarih ve mitolojinin bu retileriyle tam bir uyum ierisinde yasaksevi-nin bireyin ocukluunda bugn varln ve etkinliini srdrdn grmekteyiz.

    "ocuk cinsellii konusundaki btn bu bilgiler benden nerdeyse saklayacak olmanza dorusu gcensem yeridir. zellikle insanln ilk alaryla ilikisi bakmndan bu anlattklarnz ilgin grnd bana."

    Bunlar bizi amacmzdan ok uzaklatrr diye korkmutum da. Ama bakarsnz yaran da dokunabilir.

    "Ancak syler misiniz, ocuk cinselliine ilikin psika-nalitik kurum bakmndan ne gibi bir kesinlik ne srlebilir? Bu konudaki inancniz acaba sadece mitoloji ve tarihle aradaki uygunluklara m dayanyor?"

    Hayr, asla! Dolaysz yaplan gzlemlerden kaynan alnyor bu inan. Nasl oldu, anlataym bakn: ocuk cinselliinin muhtevasn ilkin yetikinlerin, yani yirmi ila krk yalan arasndaki kiilerin psikanalizinden kardk. Daha sonralar ocuklarn kendileri zerinde psikanaliz denemelerine giritik; arada geen zaman iinde uradklar btn biim deiiklerine ve zerlerinin birtakm katmanlarla rtlmesine ramen, yetikin analizinde ocuk cinsellii konusunda bulguladmz gereklerin kklerin analizinde de dorulandn grmek azmsanacak bir zafer deildi.

    "Nasl? Kk ocuklan analizden mi geirdiniz? Alt yandan kk ocuklar ha? Hi mmkn m byle bir

    - 4 5 -

  • analiz? Bu, ocuklar bakmndan pek netameli bir ey deil midir?"

    Pekl mmkn. Drt il be ya arasndaki bir ocuun ruhunda neler de neler geiyor, inanmak zor hani. Bu yataki ocuklar pek hararetli bir dncel faaliyet ierisinde bulunur, cinselliin bu erken dnemi onlar iin ayn zamanda dnsel bir ieklerime adr. Benim edindiim izlenime gre, uyuklama dnemine ayak atar atmaz dnsel geliim bakmndan da engelleniyor, aptallayor ocuklar. ou bundan byle d grnmlerindeki ekiciliklerini de yitiriyor. Erken yataki psikanalizin dourabilecekleri zarara gelince: size unu syleyebilirim ki, nerdeyse yirmi yl nce ilk kez psikanaliz uygulamasna konu edinen ocuk o gnden bu yana salkl ve alma yetenekli gen bir adam olmu, ar ruhsal travmalara ramen bulu dnemini przsz atlatmann stesinden gelmitir. Erken analizin szde br kurbanlar'nn akbeti umarm bundan kt olmayacaktr. Baz gereksinmelere cevap veren bu ocuk analizleri, gelecekte imdikinden daha byk bir nem kazanr bakarsnz. Nihayet kuramsal adan tadklar nem hi de su gtrecek gibi deildir. Bu analizler, yetikinlerin analizinde kesinlikle cevaplandrlmam birtakm sorulara ilikin ak seik bilgiler sunar bize, dolaysyla psikanalisti vahim sonular dourabilecek yanlglara dmekten korur. nk nevrozlar hazrlayan nedenler, ocuk psikanalizinde su st yakalanr, grlmeden geilecek gibi deildir bunlar. Ancak, ocuun yaran bakmndan psikahalitik etkilemenin pedagojik tedbirlerle birletirilmesi gerekmektedir. Henz gelitirilip olgunlatnlmay gzleyen bir tekniktir psikanaliz. Ne var ki, ocuklanmzndan pek ounun gelimelerinde aka nevrotik bir evreden getiklerinin gzlenmesi bu konuda pratik bir gereksinmenin uyanmasna yol amtr. Daha keskin gzlerle duruma bakmasn rendiimizden bu yana, ocuksal nevrozun bir ayrca durum deil, bir kural nitelii tadn, ocuksal yatknlkla to-

    - 4 6 -

  • lumsal uygarlk arasndaki yolda deta ister istemez eilecek bir duran varln sylememiz gerekiyor. Vaka

    larn ounluunda erken yllardaki bu nevrotik evre kendiliinden almaktadr. Ancak nevrozlar ortalama salkl kimselerde de birtakm izler brakmyor mu? Beri yandan ocukluk sonrasda nevroza yakalananlarn hepsinde, zamannda asla pek belirgin seyretmesi gerekmeyen ocuksal ber nevrotik rahatszlkla balantnn varln gryoruz. Sanrm bugn dahiliyeciler de, buna dpedz benzer bir grten kalkarak, her insann ocukluunda bir yol tberkloz geirdiini iler i srmektedir. Arada bir fark varsa, nevrozlarda bir adan sz alamayaca, sadece bir yatknln sz konusu edilebileceidir.

    imdi de sizin kesinlie ilikin sorununuza dneceim, unu birkez daha belirteyim ki, ocuklar zerinde dolaysz psikanlitik gzlemler sonucu yetikinlerin kendi ocukluklarn ilikin aklamalarn doru yorumladmz kans btn genelliiyle yerleti iimize. Ayrca, bir dizi vakada bir baa bulgumuzun dorulandn grme frsatn ele geirdik. Psikanaliz denemelerinin salad malzemeye dayanarak, hastalarn bilinli anmsamalarnda izine rastlamadmz baz d olaylarn, ocukluktaki baz nemli yaantlarn yeniden diriltiminde (reprodksiyon) alm, kimi mutlu rastlantlar ve anne-babalarla ocuk bakclarna bavurarak yaptmz soruturmalar bizim bu konudaki bulgulamamalarmzn gerekliini yadsnmaz biimde tantlad. Tabii pek sk saladmz bir basan deildi bu, ama her ortaya knda zerimizde alabildiine gl bir etki yapt. Hani urasn syleyeyim ki, nesnel bir dorulanmaya imkan versin ya da vermesin, bu eit unutulmu ocukluk yaantlannn rekonstrkyiyonunun ifaya kavuturucu bir etisi bulunmaktadr. Unutulmu olaylar, nemlerini pek tabii ok erken bir zamanda, henz gsz Ben'i travmatik bakmdan etkileyebilecekleri bir dnemde gemelerine borludur.

    - 4 7 -

  • "Peki, psikanalizde bulgulanacak bu olaylarn iyzn aklar msnz?"

    "eitli olaylardr bunlar. En bata ocuktaki filizlenmeye duran cinsel yaam srekli etki altnda tutma gcne sahip izlenimler, szgelii yetikinler arasnda baz cinsel birleme eylemlerinin gzlemlenmesi ya da ocuun bir yetikinle ya da bir baka ocukla arasnda geen ve hide seyrek rastlanmayan cinsel olaylarn yaantlar, aynca ocuun kulak misafiri olup iittii zaman ya da ancak daha sonralar kavrad ve kendisini, esrarengiz yada natemeli baz konularda aydnla kavuturuyor sand bir takm konumalar, bundan baka onun dier kiiler kar gsterdii nemli derecede sevecen ya da dmanca davurum ve davranlardr. Kendi unuttuu cinsel faaliyetle bu faaliyete yetikinlerin ie kararak bir son verilerini ocua anmsatmak ayr bir nem tar psikanalizde.

    "Bu aklamanz oktan sormak istediim bir soruyu tarafnza yneltmem iin bir neden oluturuyor. Sizin deyiinizle psikanalizden nce grlmeden geilmi bu erken dnemdeki ocuksal cinsel faaliyet'in iyz nedir?"

    Bu cinsel faaliyette dzenli kendini gsteren ve balca nem tayan bir zelliin ne garipse daha nceleri de farkna varlmtr, daha dorusu yle gariplii falan da yok bunun, sz konusu zellik grmezlikten gelinecek gibi deildi, o kadar. ocuktaki cinsel itepilerin ilk planda gelen davurum biimi, biimi, reme organlarn daha dorusu bunlardan erkeklik organnn uyararak kendi kendinize doyum salamaktr. ocuklarda alabildiine yaygn gzlemlenen bu kt huy yetikinlerce hep bilinmekte, buy huy ar bir gnah gzyle baklarak yakndan izlenmekte, sk bir kontrol altna tutulmaktayd. ocuklarda rastlanan bu ahlaka aykr eilimlerin-nk ocuklar, dediklerine baklrsa, haz salad iin kendi kendine doyum salama yoluna bavurmaktadr onlarn doutan saf ve ehvetten uzak yaratklar olduu kuramyla nasl badaabileceini

    - 4 8 -

  • bana sormaynz Msaade edin bu bilmeceyi kar taraf bir zme ulatrsn. Bizi buradan kan daha nemli bir sorun beklemekte, o da u: lk ocukluktaki cinsel faaliyet karsnda nasl bir tutum taknmalyz? Bu faaliyeti bastrma yoluna gitmekle yklenilecek sorumluluk ortada; te yandan hi bir snrlamaya gitmeden ocuklar bu faaliyetlerinde serbest brakmak da pek gze alnacak gibi deil. Aa bir uygarlk aamasndaki kavimlerde ve uygar uluslarn alt tabakalarnda ocuklardaki cinsellie bir zgrlk tannyor gibidir. ocuk cinsellii karsndaki byle bir davranla ocuklar ilerde nevrotik hastalklara yakalanmaktan enikonu esirgenmektedir geri; ama sz konusu davran ocuklar uygarlk uralarna elverililik bakmndan alabildiine byk kayplarla kar karya brakmyor mu acaba? Bu konuda yeni bir Scylla ile Charybdis* karsnda kaldmz gsteren baz belirtiler yok deil.

    Cinsel yaamlarnn aratrlmasyla nevrozlularla uyanacak cinsel ilginin bir ehvet dknlnn ortaya kmasna elverili bir zemin yaratp yaratmayacan ise, sizin takdirinize brakyorum.

    V

    "Sanrm, niyetinizi anladm. Psikanaliz uygulamalar iin ne gibi bilgilerin gerektiini bana aklamak bylece yalnz hekimlerin bu ie yetkili olup olmadklar konusunda bir yargya varmam salamak istiyorsunuz. Bilmem ama, imdiye kadarki konumalarda hekimlikle ilgili pek fazla bir

    * Yunan efsanesine gre Scylla, Charybdis boazna kar bir maarada yaayan ve gelip geen denizcileri yeyip yutan bir deniz canavardr. Scylla ile Charybdis arasnda sz Almanca'da bir deyim olarak kullanlmakta ve iki felket ya da iki ate arasnda anlamna gelmektedir. (-N.)

    - 4 9 -

  • ey gemedi, bol bol ruhbilimin sz edildi, biraz yaambilim ya da cinselbilim zerinde duruldu. Ama belki henz sonuna gelmedik iin?"

    Elbette gelmedik, henz arada birtakm boluklar var dolduracak. Sizden bir ricada bulunabilir miyim? imdiye kadarki konumamza gre, psikanalitik bir tedaviyi kafanzda nasl tasarladnz bana anlatr msnz? Hani yle anlatn ki, sanki siz kendiniz bu tedaviyi yapyormusunuz gibi olsun.

    "Oh, ne gzel i. Dorusu tartma konumuzu byle bir deneyle kesin sonuca balamak gibi bir niyetim yok. Ama hatrnz krmayacak, istediinizi yapacam, sorumluluu nasl olsa size ait. Evet, tutalm ki, hasta bana geldi de birtakm rahatszlklardan yaknp szland. Kendisine, dediklerimi yaparsa iyilecei ya da dzelecei konusunda sz verdim. Bana rahatszl zerinde bildii ne var, aklna ne geliyorsa hi bir ey saklamadan tam bir akyreklilikle sylemiini, davurumunu tatsz grd eyler bulunsa bile akyreklilik ilkesinden sapmasn kendisinden istedim. Nasl, psikanaliz bu kuraln iyi bellemi miyim?"

    Evet ancak bir ey daha istemeniz gerekiyor hastadan: Aklna gelen ey ona sama ya da nemsiz bile grnse, yine bunu saklamayp size bildirmesi.

    "Peki, bunu da istiyorum kendisinden. Derken hasta anlatmaya balyor, ben de kulak verip onu dinliyorum. Hastann konutuklarndan, onun ne gibi izlenimleri, yaantlar ve itepileri ruhunda geriye itim konusu yaptn karyor, geriye itime bavurulmasn da sz konusu izlenim, yaant ve itepilerle karlat zaman hastadaki Ben'in henz bunlarla baedecek gte olmadna, zerlerine yryecekken onlardan korkup kamasna balyorum. Hasta ele geirdiim bulgular benden renir ren-

    - 5 0 -

  • mez, bir zamanki durumlar yeniden yayor ve bu kez benim yardmmla daha doru bir yol izliyor. Derken Ben'inin ister istemez boyun edii snrlamalar ortadan kalkyor, o da bylece salna yeniden kavuuyor. Nasl tamam m?"

    Bravo, bravo. yle gryorum ki, yine tarafma bir sulama yneltecek, hekimlikten uzak bir kimseyi, eitip psikanalist yaptm sylecekler. Bakyorum, anlattklarm ok gzel zmlemisiniz.

    "Ben sadece sizden dinlediklerimi tekrarladm, o kadar insan nasl ezber ettii bir eyi syler, ite onun gibi. nk byle bir eyi nasl yapacam yoksa nerden tasarlayabilirim. Sonra anlamadm bir nokta varsa, byle bir almann pek ok aylara bakmas, her gn bir saat gibi bir zaman gerektirmesi. Hani normal bir insan genel olarak o kadar ok ey yaayamaz; kklnde geriye itimi konusu yapt nesneye gelince, bu da her halde btn hastalarda yan eydir."

    Psikanalizin gerek uygulamasnda renilecek daha pek ok ey vardr. Szgelii, hastann aklamalarndan onun unuttuu yaantlar, onun bir vakit geriye ittii itepileri bulup karmann hi de kolay olmadn greceksiniz. Hasta bakarsnz size bir ey syler, sylediine ilkin ne kendisi, ne de sizin iin bir anlam tar gidir. nce sizin, hasta tarafndan psikanalitik kurala uyularak yaplan aklamalar pek ayn biimde anlamaya bir kez karar vermeniz, hasta tarafndan psikanalitik kurala uyularak yaplan aklamalar pek ayr biimde anlamaya bir kez karar vermeniz gerekir, iindeki deerli maden muhtevas belirli birtakm ilemler sonucu ele geirilen bir maden cevheri gibi tpk. Tonlarca cevheri ileyeceksiniz de aradnz o kymetli madenden belki biraz ele geireceksiniz, o kadar. Bu da ite psikanalitik tedavi krnn uzayp gitmesinin balca nedenini oluturuyor.

    - 5 1 -

  • "Peki sizin bu benzetmenize gre konuursak gerekli o kadar ok ham maddeyi nerden salayacaksnz?"

    Hastann aklamalarnn, hastadaki aklagelimlerin aranlar'n sadeci biim deitirmi davurumlar olduunu, gizledikleri eylerin, bulgulanmas gereken deta birtakm imalar nitelii tadn benimseyerek. Tek kelimeyle ister an, ister aklagelim, ister d, hastann sunduu bu malzemeyi ilkin yorumlayacaksnz. Bu yorum da tabii, hastann anlattklarna kulak verirken, psikanalitik bilgileriniz sizin iin belirleyecei umut ve nbekleyiler erevisi iinde yaplacaktr.

    "Yorumlamak ha! ren bir sz! Hi sevmem iiteyim. Bu sz sizden duymakla btn gvenim uup gitti. Diyelim herey benim yorumuma bal, peki yorumumun doruluuna kim garanti edecek? Herey bu konuda benim keyfime kalm demektir, yle deil mi?"

    "Sakin olun, sakin olun, o kadar da deil. Ne diye kendi ruhunuzdaki olaylar ayryor, bakalarnn ruhsal olaylarndaki gibi bunlarn da bir yasallk ierisinde getiini dnmyorsunuz? almalarnzda belli bir disiplin havasn egemen klabildiniz de, psikanaliz konusunda gerekli bilgileri edindiniz mi, yapacanz yorumlar kiisel etkinizden uzak kalacak ve isabetli yorumlar niteliini kazanacaktr. Hasta karsnda stlenilecek devin bir paras bakmndan psikanilistin kiiliinin nemini yadsmak istiyor deilim. Bilindndaki geriye itilmi malzemeyi seslenebilmek iin hassas kulaklar gerekir. Herkesin kulann da ayn lde hassaslkla donatldn syleyemeyiz. Ve hereyden nce psikanalisti bir ykmllk beklemektedir burada, nce kendisi zerinde uygulayaca enine boyuna bir analizle psikanalist, hastalarn sunacaklar malzemeye nyarglardan uzak bir tutumla yaklama yeteneini elde eder. Elbet, astronomik gzlemlerde "kiisel denkletirme"

    - 5 2 -

  • diye nitelenebilecek bir durum varln srdrr hereye ramen; bireysel faktr her vakit psikanilizde dier btn alanlanndakinden daha byk rol oynayacaktr. Anormal bir insan mkemmel bir fiziki olabilir, ama anormalik, psikanalitik uygulamalarda ruhsal yaamn grntlerinin btn eci bclklerden uzak biimde ele geirilmesini engeler. Hi kimsenin anormallii tantlanp kendisine be-nimsetilemeyeceine gre, derinlik psikoloji siyle ilgili konularda genel bir uyuma salamak pek gtr; hatta baz psikologlar bunun bsbtn imkanszln ileri srer, her aptaln aptalln bilgelik diye satmaya nihayet hakk bulunduu grn savunurlar; itiraf edeyim ki, ben bu konuda biraz daha iyimserim. Ne de olsa tecbelerimiz, psikolojidir de enikonu uyuumlarn salanabileceini gstermektedir. Nihayet hangi aratrma alan olursa olsun, hepsinde de ortadan kaldrlmasna aba harcanmas gereken bir glk kar karmza. Zaten psikanalizin yorum tekniinde de kimi eyler, szgelii sembollere bavurularak o kendine zg dolayl anlatma ilikin gerekler baka bilgiler gibi renilebilir.

    "Artk zihnen de olsa psikanalitik bir tedavi denemesine girimek konusunda iimde hi heves kalmad. Deil mi ama byle bir tedavide kimbilir daha ne srprizlerle karlaacaktr insan."

    Sz konusu niyetten vazgemekle iyi edersiniz dorusu. Bu iin ne geni apta bir eitim ve pratii gerektirdiini gryorsunuz. Diyelim doru drst yorumlarn stesinden gelebildiniz, o zaman da yeni bir dev gzler sizi. Bekleyecek yorumunuzu bir basan umuduyla hastaya aklamak iin uygun an kollayacaksnz.

    "Peki her seferinde bir ann uygunluk ya da uygunsuzluunu nenden anlayacaksnz?"

    - 5 3 -

  • Bu, tecrbelerle pek olgunlatrlp mkemmelletirile-bilen bir incelik sorunudur. Szgelii psikanalitik tedavi srecini ksaltmak amacyla yorumlarnz ele geirir geirmez hastaya bildirmeye kalkarsnz, ar bir yanlgaya dersiniz. Bunu yapmakla hastada karkoyumsal davurumlara, yadsmalara ve kzgnlklara yol amaktan baka bir ey gemez elinize; beri yandan hastann geriye itilmi nesneler zerinde bir egemenlik kurmasn salayamadan kalrsnz. Bu konuda uyulmas gereken kural, hastann kendisinin geriye itilmi nesneye yaklamasn, sizin yorum nerilerinizin klavuzluu altnda hepsi birka adm atp yanma ulaaca kadar hastann bu nesnelere sokulmasn beklemektir.

    "yle sanyorum ki, benim hi bir vakit renebileceim bir ey deil. Haydi diyelim, yorum konusunda bu kuralllar uydum, sonra?"

    O zaman belki ummadmz bir bulgu size gelip, kendini buyur edecektir.

    "Nasl bir bulguymu bu?"

    Hastanza ilikin dncenizde yanldnz, onun yardm ve uysallna gerekte asla gvenmememiz gerektii, ortak srdrdnz almaya hastanzn hi de sanld gibi salna kavumak istemedii.

    "Yo, bu kadar da deil! Bana imdiye dek anlattklarnz iinde en kaka grneni bu szler. Dolaysyla inanacam bir taraf yok. O kadar ac ve straplar iinde kvranan, o kadar yrek paralayc bir dille ikayetlerini sralayp duran, tedavi konusunda o kadar byk fedakrlklara katlanan hasta gerekte ifaya kavumak istemeyecek, yle mi? Herhalde siz de bu szleri ciddi sylemi deilsiniz."

    - 5 4 -

  • Kendinizi toparlaynz; szlerim ciddi konutuklarm gerektir; gerein tm deil tabii, ama pek dikkate deer bir parasdr. Hasta iyilemeyi hem ister, hem istemez. Hastann Ben'i birlik ve btnln yitirmitir, dolaysyla irasedesi de birlik ve btnlkten yoksun bulunur. Baka trl olsayd, zaten nevroza yakalanmazd.

    "Akl banda biri olaydm,adm Teli olmazd."*

    Geriye itimden kaynan alan birtakm gler hastann Ben'i ierisine bir yolunu bulup gitmitir; bundan byle bu Ben ierisinde tutunur, varln srdrr; geriye itilmi nesneler zerinde nasl Ben egemenliini elden karmsa, o kaynaktan gelen eilimleri de denetim altnda tutamaz, zaten normal olarak bunlarn hi farknda deildir. Anlayacanz nevrozlular baka hastalara benzemez, bizim hesaba katmaya almadmz glkler karr karnza. Toplumsal kurumlanmzn tm de, ya fonksiyonunu yerine getiren ya ar gte bir etkiyle bu fonksiyonu grme yeteneinden yoksun braklan ve bizim iyi ya da kt diye snflara ayrdmz tutarl ve normal bir Ben'e sahip kiilere gre dzenlenmitir. Hukuktaki o sorumlu ya da sorumsuz alternatifi de buradan ileri geliyor. Oysa btn bu kesin yarglar nevrozlulara uymaz. Toplumsal gerekleri onlarn psikolojik * Alman ozan Schiller'in (1759-1805) VVilhclm Teli adl oyununundan

    (3. perde, 3.sahnc); imparator adna svire ve Uri'de ynetimi elinde bulunduran Gessler zalim bir kiidir. Szde halkn imparatora sadakctlerini snamak iin meydana bir direk diktirerek tepesine bir apka oturtmu, direin nnden gelip geenlerin apkaya selm vermesini buyurmutur. VVilhelm Teli apkaya selm vermeden gemek ister, ancak nbeti tarafndan yakalanr. O srada kardan gelen Gessler VVilhelm Tell'e bu davrannn nedenini sorar, VVilhelm Teli de buna karlk, davrannn kasdi olmadn, bir dncesizlikten ileri geldiini syler, "Akl banda biri olaydm, adm Teli olmazd." diyerek bu szlerini pekitirir ve balanmasn diler. VVilhelm Tell'in bu szleri sonradan bir deyim nitelii kazanmtr.

    - 5 5 -

  • durumlarna uydurmann gln itiraf etmeliyiz. Bu durum son savata geni lde yaanmtr. Acaba askerlik grevinden kaan nevrozlular kendilerine hasta ss veren kimseler miydi, deil miydi? Bu gibilerine kendilerini hasta gsterenler gibi davranlp, hastalklar pek eza verici duruma sokulur sokulmaz iyilemi, ama szde iyileenler tekrar tutulup cepheye yolland m, o saat yine kap hastala snmlard. Bu gibiler karsnda nasl bir yol izlenecei bilinememiti bir trl. te ayn durum sivil yaamdaki nevrozlular iin de geerlidir. Bunlar da szlanp yaknr, ama hastalklarndan da gleri yettii kadar yararlanmaya bakarlar. Hastalklarn ellerinden almaya kalktnz m, yavrusunu bir dii arslan nasl ata szne gemi bir hametle savunursa, ylece savunurlar bunu ve sz konusu elikiden tr kendilerine bir sulama yneltmenin hi bir anlam yoktur.

    "Peki ama o zaman, bu problemi insanlar hi tedaviye yanamamak, onlar kendi kaderiyle ba baa brakmak daha yerinde deil mi? yle sanyorum ki, sizin deinmelerinizden anlaldna gre, bu kadar ok aba harcayarak sz konusu hastalan teker teker tedavi etmek zahmete demez dorusu."

    nerinize evet diyemeyeceim. Yaamn ortaya karaca etin durumlara kar diretmek yerine bunlar benimsemek elbet daha doru yoldur. Tedaviye altmz nev-rozlulardan bazlar, kendilerini psikanalitik yoldan tedavi iin o kadar aba harcamaya lyk kimseler deildir belki; ancak, nevrozlular arasnda pek deerli kiiler de vardr. Amacmz, bylesine kusurlu ruhsal bir donatmla elden geldiince az kiinin uygarlk yaam karsna kmasna almak olmaldr; bunun iin de ok tecrbe edinmemiz, ok eyi kavramasn renmemiz gerekmektedir. Tek tek hastalarn kiisel deerlerini btnyle bir yana brakrsak her analiz bizim iin yapc bir karakter tar, yeni aydnlanmalara ulamamz bakmndan bize yararlar salar.

    - 5 6 -

  • "Ama hastann Ben'inde hastal elden karmamak gibi bir istek olmusa, bunun birtakm nedenleri ve kaynaklan, ksaca kendini hakl karacak bir dayana bulunmal. Gelgeldim, bir insan niin hasta kalmak istesin, bundan ne gibi bir kazan umabilir? Anlalacak gibi deil."

    Yo yo, yle anlalmayacak bir yan yok bunun. Sava nevrozlularn dnnz, bir askerlik grevi yapmak zorunda deildir, bunlar, nk hastadrlar. Sivil yaamda hastala, meslek yaam ve bakalaryla rekabetteki yetersizlii balatma, aile onamnda ise aile bireylerinin zgeerlik ve sevgilerini salamak ya da isteklerini onlara zorla kabul ettirmek iin bir are diye bavurulabilir.

    Btn saydklarm enikonu yzeysel eylerdir ve "hasta lk kazanc" deyimi altnda zetlenecek bir durumdur. Ancak dikkate deer bir nokta varsa, hastann, hastadaki Ben'in btn bu nedensel halkalarn i ie girerek yapt zincirden ve bunlarn mantksal sonular olan davranlardan dpedz habersiz bulunmasdr. Hastann Ben'inin bunlardan bilgi sahibi olmas salanarak, ondaki sz konusu eilimlerin etkisi giderilmeye alr. Ancak hastala sarlp onu braklmamasnda, kendileriyle o kadar kolay baa klamayan daha derinlerde sakl baka nedenler de bir rol oynar. Ne varki, psikanalizin ruhbilimsel kuram ierisinde bir gezintiye kmadan bu sonuncu nedenler kavran lamaz.

    "Siz anlatmanza bakn, birazck daha fazla kurumsal bilgi sunmusunuz, bundan byle ne farkeder?"

    Daha nce sizi Ben ile Es arasndaki ilikiyi aklarken, ruhsal aygt konusundaki retiden nemli bir paray skutla geitirdim. Diyeceim, psikanalitik aratnlar sonucu, Ben'in kendisinde stben adn verdiimiz zel bir mekanizmann zamanla farkllap gelierek onaya ktn kabul zorunda kalmtk. stben, Ben mekanizmas ierisine girer, ondaki yksek psikolojik rgt Ben ile paylar, ama es'le arasnda pek iten bir ilikiyi de

    - 5 7 -

  • srdrr; gerekte ilk obje gibi davranabilir, ona kar okluk pek kat bir tutum taknabilir. Es ile olduu gibi Ustben ile de bir dirlik dzenlik ierisinde yaamak Ben iin nemlidir. Ben ile stben arasnda bagsterecek uyumazlklar ruhsal yaam iin byk bir nem tar. stben'in bizim vicdan dediimiz nesnenin temsilcisi olduunu sanrm sezdiniz. stben'in normal geliimi, yani yeterince kiisellikten uzak bir karakter kazanmas ruhsal bakmndan pek gereklidir. te bu da dipus kompleksleri doru drst bir deiim geirmemi nevrozlularda rastlanmayan bir durumdur. Nevrozlularn stben'i tpk bir ocuk karsnda sert babann tutumu gibi Ben'e aykr bir davran ierisindedir, bir nevrozlunun ahlaksal ynelimi, Ben'in Ustben tarafndan cezalandrlmas gibi ilkel bir biimde aa vurur kendini. Hastalk ite bu z cezalandrmay bir ara diye kullanlr, nevrozlu sanki benliine bir sululuk duygusu eemenmi, bu duygu bir doyum imkanna kavumak zere hastal bir ceza olarak gereksini-yormu gibi davranmak zorundadr ister istemez.

    "Sylediklerinizde gerekten esrarengiz bir hava var. in en acayip taraf, hastann kendi vicdanndaki bu gcn de bilincine varamaydr."

    Evet, btn saydmz nemli ilikileri ancak imdi deerlendirmeye balyoru. Bu yzden, anlattklarm biraz karanlk kapal dt. Msaadenizle konumam srdreyim. Biz psikanalistler, hastadaki iyileme abasna kar koyan btn genlere hastann "karkoyumlar" adn vermekteyiz. Hastalk kazanc byle bir karkoyum'a kaynaklkta bulunur, "bilinsiz sululuk duygusu" ise stben'sel karkoyumu temsil eder, bu duygu bizim kendisinden en ok korktuumuz alabildiine gl bir faktrdr. Ama psikanalitik tedavide daha baka karkoyumlarla da karlarz. lk ocukluk yllarnda Ben korkudan bir geriye itim'e bavurmusa, hl bireyde varln srdren bu korku, Ben'in geriye itilmi nesneye

    - 5 8 -

  • yaklamas istendii zaman, bir karkoyum klnda aa vurur kendini. Nihayet, yllar ve yllar sresince belli bir yolu izledikten sonra, igdsel bir olayn birden nnde beliren bir baka yolda yrmesinin kolay gerekleemeyeceini tasarlayabiliriz. Bu durumu, Es'in kar-koyumu diye nitelemekteyiz. Btn bu karko-yumlarla savamak psikanalitik tedavide bizim balca uramzdr, bunun yannda yorumsal dev deta ortadan silinip gider. Ancak bu savala ve karkoyumlarn alt edilmesiyle hastann Ben'i de ylesine bir deime geirir, ylesine glenir ki, psikanalitik tedaviyi sona erdirdikten sonra hastann gelecekteki davranlarn hi tela etmeksizin izleyebiliriz. te yandan, ne diye bu kadar uzun sren bir psikanalitik tedaviye gereksinmey duyulduunu da artk anlamsnzdr sanrm. Geride braklan geliim yolundaki uzunluun ve malzemedeki zenginliin bu konuda kesin nem tamadn syleyebiliriz. Daha ok, nemli nokta yolun akl ya da kapalldr. Bar dneminde trenle birka saatte alnan yol, savata dmann direniiyle karlalmsa bir ordu iin ancak haftalar sonras geride braklabilir. Bu tr savalar ruhsal yaamda da zaman alr. Maalesef urasn belirtmek isterim ki, psikanalitik tedavi krn enikonu ksaltma bakmndan imdiye dek giriilen btn abalar baarszla uramtr. Bu ksaltmann en iyi yolu, ad geen tedaviyi btn gerekleriyle uygulamaktr.

    "Hani iimdeki bir hevesle uysaydm da, sizin mesleinizde bir arlatan olarak ortaya kmak ve bir bakas zerinde psikanalitik tedavi uygulamasna kalkmak isteseydim, az nce karkoyum konusundaki aklamalarnzla hizaya gelir, bundan vazgeerdim. Peki, sizin de varln teslim ettiiniz o kendine zg kiisel etkide durum nasl? Sz konusu karkoyumlarn stesinden gelinecek gibi deil mi?"

    Byle bir soruyu tarafma yneltmeniz gzel. Bu kiisel etki bizimin gl dinamik silahmzdr, bizim yeni bir are

    - 5 9 -

  • diye tedavi srecine katp, bu srete bir ak saladmz gtr. Aklamalannzdaki dnsel muhteva ise bunun stesinden gelemez, nk evrenin btn nyarglarn paylaan hasta bilimsel eletirmenlerimiz gibi pekala bize inanmayabilir. Bir nevrozlu psikanaliste bavuruyorsa, ona inand iindir; psikanalistin ahsyla ayr bir duygusal balant kurabildiinden psikanaliste inanr. Nihayet ocuklar da kendilerine yaknlk duyduklar kimselere inanrlar. Bu gl "telkinsel" etkiden de hangi ama urunda yararlandmz daha nce size sylemitim. Arazlarn bastrlmas deildir bu ama ki bu da psikanalitik yntemi br psikoterapi yntemlerinden ayran bir noktadr; sz konusu etkiye, varlnda belirecek karko-yumlan hastann Ben'inin yenmesini salamak zere itici bir g olarak bavururuz.

    "Peki bunun stesinden gelince, iler dzene girmi saylmaz m?"

    Eve